Hazreti Ömer-ül Faruk (Radiyallah-u anhu)- 3
Eshab-i Kehf mağarası girişi (Tarsus)
Hazreti Ömer-ül Faruk (radiyallah-u anhu)- 3
Sonsuz lezzet, zevk ve neşe içinde halden hale dönüyorlardı. Hz. Ömer’i buraya getirdiler. O’nun kılıçla geldiği görüldü. Heybetli, kuvvetli olduğundan, Eshâb-ı kirâm, Resûlullahın etrafını sardı. Hazret-i Hamza (Ömer’den çekinecek ne var, iyilik ile geldi ise, hoş geldi. Yoksa o kılıncını çekmeden ben onun başını yere düşürürüm) derken, Resûlullah (Yol verin, içeri gelsin!) buyurdu. Biri sağında, biri solunda, ötekiler tetikte olarak içeri girdi. Cebrâil (a.s.) daha önce Hz. Ömer’in îmân ettiğini, yolda olduğunu haber vermişti. Resûlullah, Hz.ömer’i tebessüm buyurarak karşıladı ve (Bırakınız, yanından ayrılınız) buyurdu. Bırakdılar, Resûlullahın önünde diz çökdü.
Resûlullah Hz. Ömer’i kolundan tutup (İmâna gel yâ Ömer!) buyurdu. O da temiz kalb ile kelime-i şehâdeti söyledi. Eshâb-ı kirâm, sevinçlerinden yüksek sesle tekbir getirdi. O zamana kadar gizli îmâna gelirlerdi. Hz. Hamza’nın ve üç gün onra Hz. Ömer’in müslüman olması ile, müslümanlar kuvvetlendi. Hz.
Ömer Kardeşlerimiz ne kadardır?) dedi. (Seninle kırk olduk) dediler. (Öyle ise, ne duruyoruz? Haydi çıkalım, Harem-i şerîfe gidelim. Açıkça okuyalım!) dedi. Resûlullah kabul buyurdu. Önde Hz. Ömer, sonra Hz. Âli, ondan sonra Resûlullah, sağında Hz. Ebû Bekir, solunda Hz. Hamza, arkasında öteki Sahâbîler yürüyerek Harem-i şerîfe gittiler. Kureyşin ileri gelenleri, orada Hz. Ömer’den müjde bekliyorlardı. Ömer, Muhammedîleri toplamış getiriyor dediler. Sevindiler. Ebû Cehil, zeki, cin fikirli olduğundan, bu gelişi beğenmedi. İleri varıp (Yâ Ömer! Bu ne?) dedi. Hazret-i Ömer hiç aldırış etmeden (Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Resûlullah) dedi. Ebû Cehil, ne diyeceğini şaşırdı. Dona kaldı. Hazret-i Ömer bunlara dönerek, (Beni bilen bilir. Bilmeyen bilsin ki, Hattâb oğlu Ömer’im. Karısını dul, çocuklarını yetim bırakmak isteyen, yerinden kıpırdasın!) dedi. Hepsi geriye çekilip dağıldılar. Ehl-i İslâm, Harem-i şerîfde saf olup, yüksek sesle tekbir aldı. İlk olarak meydanda namaz kıldılar. Hazret-i Ömer, günden sonra dayısı Ebû Cehle ve kâfirlerin ileri gelenlerine meydan okudu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ömer-ül-Faruk (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu

12 Mart 2009, 10:58 tarihinde.
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ömer-ül-Faruk (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
allah cc iki cihan da sizi aziz eylesin
11 Nisan 2009, 14:39 tarihinde.
[...] bin Zeyd (r.a.) in evinde okunan kur’an-i Kerim’den kalbı yumuşayıp, tesiri altında kaldı.” Bilgi için; Hazreti Ömer-ül Faruk (radiyallah-u anhu)- 3 [...]
18 Ocak 2010, 12:39 tarihinde.
[...] – (01) Ana baba hakkı… « Hazreti Ömer-ül-Faruk (Radiyallah-u anhu); Hazreti Ömer-ül Faruk (Radiyallah-u anhu)- 3 [...]