‘Allahın veli kulları’ olarak etiketlenmiş yazılar
Revda-i kapısı üstündeki Hadis-i şerif
Tartûşi – Muhammed bin el-Velid – (Radiyallah-u anhu) – 14
Ebû Hazim (r.a.);
-“Ben ihtiyaçlarımı, senden daha kâdir olana havale ettim. Beni neden men etti ise ona razı oldum. Allahu teâlâ, Zuhrüf suresinin otuzikinci ayet-i kerimesinde Meâlen;
(-“Rabinin rahmetini onlar mı bölüyorlar? Onların bu dünyada hayatındaki geçim rızıklarını aralarında biz böldük.” Buyuruyor;
-”Kim Allah-u teâlâ’nın çok verdiğini azaltabilir veya az verdiğini çoğaltabilir? Buna kimin gücü yetebilir ki?” dedi.
Bunları dinleyen Süleyman bin Abdülmelik çok ağladı.
Şöyle anlatılır;
Bir gece Harun Reşid, veziri Fudayl-i Bermeki’ye;
-“Beni bir kimsenin yanına götür. Kalbim, bu göz kamaştırıcı, şâşâli hayattan sıkıldı. Rahatlık ve gönül huzuru arıyorum.” Dedi.
Veziri onu Süfyan bin Uyeyne’nin evine götürdü.
Süfyan kapıyı açıp;
-“Kim geldi?” sualine;
Veziri;
-“Emir-ül mü’minin geldi” dediler
Süfyan bin Uyeyne;
-“Niçin bana haber vermediniz? Bilseydim ben onun huzuruna gelirdim.” Dedi.
Harun Reşid bunu duyunca;
-“Benim aradığım kimse bu değildir.” Dedi.
İslâm ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Tartûşi – Muhammed bin el-Velid- (Radiyallah-u anhu) nin yüzü suyu hürmetine günahlarımızı af eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Revda-i şerif (Vahiy penceresi)
Tartûşi – Muhammed bin el-Velid – (Radiyallah-u anhu) – 15
Süfyan bin Uyeyne bunu duyunca;
-“Sizin aradığınız kimse, Fudayl bin İyâd (r.a.) dır.” Dedi
Bunun üzerine Fudayl binİyâd (r.a.) ın kapısına gittiler.
Kapının önüne geldiklerinde;
Fudayl bin İyâd (r.a.) nın;
(-“Günah işleyenler, kendilerini iman edenlerle bir tutacağımızı mı sanıyorlar?” Meâlindeki, Casiye suresi “yirmibirinci” âyet-i kerimesini okuyordu.
Harun Reşid;
-“Nasihat istesek bu bize yeter.” Dedi. Kapıyı çaldılar;
Fudayl bin İyâd (r.a.);
-“Kim o?” deyince
Harun Reşid’in veziri;
-“Emirül mü’minin.” Dediler.
Bunun üzerine Fuadyl bin İyâd (r.a.);
-“Emir-ül mü’minin’in benim yanımda ne işi var ve benim onunla ne işim var? Beni meşgül etmeyiniz.” Dedi,
Harun Reşid’in veziri;
-“Ulul-emre (Yani halifeye) itâat vacibdir…” deyince
Fudayl bin İyâd hazretleri (r.a.);
-“Beni meşgül etmeyiniz.” Dedi.
Harun Reşid’in veziri Fudâyl-i Bermrki;
-“Musâadenle mi girelim, yoksa zorla mı?” deyince
İslâm ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Tartûşi – Muhammed bin el-Velid- (Radiyallah-u anhu) nin yüzü suyu hürmetine günahlarımızı af eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Mihrab-i V e Minberi Nebi Alyhis selam
Tartûşi – Muhammed bin el-Velid – (Radiyallah-u anhu) – 16
Fuadyl bin İyâd hazretleri (r.a.);
-“Musâadem yok, ama zorla girecekseniz siz bilirsiniz.” dedi
Harun Reşid içeri girdi. Fudayl bin İyâd, kimsenin yüzünü görmemek için kandil’i söndürdü. Karanlıkta Harun Reşid’in eli, Fudayl bin İyâd (r.a.) ın eline değdi.
Bunun üzerine Fuadyl bin İyâd (r.a.);
-“Bu el ne yumuşaktır, Cehenemden kurtulursa.” Buyurunca
Harun Reşid ağladı ve ondan nasihat olacak bir söz daha söylemesini istedi.
Fuadyl bin İyâd hazretleri (r.a.) buyurdu ki;
-“Senin büyük baban Hazret-i Abbas (r.a.) Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) in amcası idi.
Abbas (r.a.) Peygamber efendimiz (s.a.v.) e;
-“Beni bir kavme emir, başkan yapınız.” Demişti.
Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Ey amcam! seni nefsin üzerine emir ettim.” Yani nefsinin, Allah-u teâlâ’ya tâat ve ibadetle meşgül olması, insanların “bin senelik” tâatindan iyidir.” Buyurdu.
Çünkü Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Bir emirlik (başkanlık) kıyamette pişmanlıktır.” Buyurmuştur.
Harun Reşid;
-“Biraz daha söyle.” Deyince
İslâm ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Tartûşi – Muhammed bin el-Velid- (Radiyallah-u anhu) nin yüzü suyu hürmetine günahlarımızı af eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Minberi Nebi Aleyhis selam
Tartûşi – Muhammed bin el-Velid – (Radiyallah-u anhu) – 17
Fudeyl bin İyad (r.a.);
-”Ömer bin Abdulaziz (r.a.) i halife yaptıkları zaman, Salim bin Abdullah, Recâ bin Hayve ve Muhammed bin Ka’b’ı çağırdı ve onlara;
-“Ben bu işe düştüm. Kurtuluş çarem nedir?”” diye sordu zaman
Onlar;
-“Yarın kıyamet gününde azabtan kurtulmak istiyorsan, Müslümanlardan yaşlılarını “baban” yerine koy, gençlerini “kardeş” kabul eyle, çocuklarını kendi çocukların gibi düşün! Kadınları ise”kız kardeşin” ve “annen” gibi kabul eyle, Onlara; sana, annene, kardeşine ve çocuklarına yaptığın gibi muamele eyle dediler.” Dedi.
Harun Reşid;
-“Biraz daha söyle.” Dedi.
Fudayl bin İyâd hazretleri (r.a.);
-“İslâm ülkesi, senin evin gibdir. İnsanları ev halkın gibidir. Babalarına, kardeşlerine ve çocuklarına iyilikle muamele eyle!” buyurdu.
Sonra devam ederek;
-“Korkarım şu güzel yüzün ateşle yanar ve çirkinleşir. Güzel yüzlerden niceleri Cehenemde çirkinleşir ve emirlerden (başkanlardan9 niceleri orada esir olur.” Dedi.
Harun Reşid;
-“Biraz daha söyle.“ diyerek höngür höngür ağladı
Fuadyl bin İyâd hazretleri (r.a.);
-“Allah-u Teâlâ’dan kork ve O’na ne cevap vereceğini düşün. Cevaplarını şimdiden hazırla! Çünkü kıyamet günü, Allah-u teâlâ sana Müslümanların hepsinden tek tek soracaktır. Hepsi için adâlet isteyecektir. Eğer bir gece bir ihtiyar kadın, evinde bir şey yemeden yatarsa, yarın senin eteğine yapışır ve sana hasım duşman olur.” Buyurdu.
İslâm ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Tartûşi – Muhammed bin el-Velid- (Radiyallah-u anhu) nin yüzü suyu hürmetine günahlarımızı af eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Babü-s selam kapısının uzaktan görünüşü
Tartûşi – Muhammed bin el-Velid – (Radiyallah-u anhu) – 18
Bunun üzerine Harun Reşid, ağlamaktan kendinden geçti. Vezir Fudayl-i Bermeki;
-“Ey Fudayl Yetişir! Emir-ül-müminini öldüreceksin.” Dedi
Fuadyl bin İyâd hazretleri (r.a.);
-“Sus ey Haman! Onu sen ve kavmin helak eylediniz. Ben değil” dedi.
Bu söz Harun Reşid’in ağlamasını artırdı ve vezirine;
-“Sana Haman demesi, beni Firavun yerine koyduğundandır.” dedi.
Sonra Harun Reşid, Fudayl bin İyâd (r.a.) a;
-“Birisine borcun varmıdır?” diye sorunca
Fudayl hazretleri (r.a.);
-“Evet, Allah-u teâlâ’ya borcum var o da itaattır. Huzuruna böyle borçlu çıkarsam vey hâlime.”dedi.
Harun Reşid;
-“İnsanlara borcun var mı demek istiyorum.” Dedi.
Fudayl bin İyâd (r.a.);
-“Allah-u teâlâ’ya şükürler olsun ki, bana çok ni’metler verdi, hiç şikayetim yoktur.” Dedi.
Bunun üzerine Harun Reşid onun önüne “bin altın” koyup;
-“Bunlar helâldır. Annemin mirasındandır.” Deyince
Fudayl bin İyâd hazretleri (r.a.);
-“Bütün bu nasihatlerimin sana hiç faydası olmadı.” Buyurdu. Ve Harun Reşid’in yanınan kalktı. Harun Reşid de çıkıp gitti.
Harun Reşid’in yanında Fuadyl (r.a.) in ismi anıldığında;
-“Ah! Ne insandır o! Hakikatten mert kimsedir.” Derdi.
İslâm ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Tartûşi – Muhammed bin el-Velid- (Radiyallah-u anhu) nin yüzü suyu hürmetine günahlarımızı af eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
.
Eshab-i Suffa yeri
Tartûşi – Muhammed bin el-Velid – (Radiyallah-u anhu) – 19
Hasen bin Muhammed bin Hasen (r.a.) Ömer bin Abdülaziz (r.a.) in huzuruna geldi ve ona;
-“Yâ Ömer! Üç şey varki, kimde bulunursa imâni kâmil olur.” Dedi.
Bunun üzerine Ömer bin Abdülaziz (r.a.) dizleri üzerine çökerek;
-“Ey Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem’in torunu! Bunları bana söyler misin?” dedi.
Hasen bin Muhammed bin Hasen (r.a.);
-“Kişi razı olur, rızası onu batıla düşürmez,”
-“Kişi kızar, kızması onu haktan düşürmez.”
-“Kişi muktedir olduğu halde, hakkı olmayana el uzatmaz.” Buyurdu.
Ömer bin Abdülaiz (r.a.) halife olunca, memleketin her tarafından heyetler gelmişti. Hicazdan gelen bir heyet, Ömer bin Abdülaziz (r.a.) in yanına girince, heyette bulunan genç birisi konuşmaya başladı.
Ömer bin Abdülaziz (r.a.);
-“Sen dur, yaşlı olanınınız konuşsun.” Diyerek genci ikaz etmek istedi.
Genç;
-“Ey müminlerin emiri! İş yaşa göre ise, Müslümanların içinde senden daha yaşlı olanları yok mu?” deyince
Ömer bin Abdülaziz (r.a.);
-“Konuş bakalım.” Diyere gence söz verdi.
Genç;
-“Biz senden bir şey isteyen ve senden korkan bir heyet değiliz. Biz bir şeyde talep etmiyoruz. Çünkü lütuf ve ihsanınız o kadar çok ki, bize kadar ulaşmıştır. Senden korkmuyoruz, çünkü âdaletin bizi korkmaktan emin kılmıştır.” Dedi.
Ömer bin Abdulaziz (r.a.);
-“Siz kimsiniz?” diye sorunca
İslâm ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Tartûşi – Muhammed bin el-Velid- (Radiyallah-u anhu) nin yüzü suyu hürmetine günahlarımızı af eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Mescid-i Nebi avlusu
Tartûşi – Muhammed bin el-Velid – (Radiyallah-u anhu) – 20
Genç;
-“Teşekekür heyetiyiz. Teşekkür edip geri dönmek için geldik.” Dedi.
Ömer bin Abdülaziz (r.a.);
-“Ey genç! Bana nasihat et!” deyince;
-“Genç;
-“Allah-u teâlâ hallerini razı olduğu şekilde ıslah etsin. İnsanlar, Allah-u teâlâ’nın onlar üzerindeki merhametine, Tul-i emellerine insanların kendilerini medhetmelerine aldanmakta, böylece ayakları kayarak ateşe (cehenneme) düşmektedirler.”
Genç sözlerine şöyle devam etti;
-“Ey Emir-ül mü’minin! Allah-u teâlâ’nın üzerindeki merhameti, Tul-i emel, insanların seni çok övmesi seni aldatmasın. Eğer aldanırsan ateşe düşen aldananlara dahil olursun. Eğer aldanmazsan, Allah-u teâlâ seni bu ümmetin Salihleri ile beraber bulundurur.” Dedi.
Ve sustu.
Ömer bin Abdülaziz (r.a.), gence yaşını sorduğunda
Genç;
-“Onbir” dedi
Nesebini sorunca;
Genç;
Hüseyin bin Ali bin talibin oğlu olduğunu söyledi.
Birgün Ömer bin Hattab (r.a.), Ka’b-ül-Ahbar (r.a.) a;
-“Bize nasihat et.” Dedi.
Ka’b-ül-Ahbar (r.a.);
-“Elinizde Allah-u teâlâ’nın kitabı, Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem’in sünneti yok mu? Bu ikisi size yetmiyor mu?” dedi.
İslâm ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Tartûşi – Muhammed bin el-Velid- (Radiyallah-u anhu) nin yüzü suyu hürmetine günahlarımızı af eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Minberi Nebi Aleyhis selam
Tartûşi – Muhammed bin el-Velid – (Radiyallah-u anhu) – 21
Hazret-i Ömer (r.a.);
-“Evet var. Fakat sen ayrıca bize nasihat et.” Diye üsteleyince,
Ka’b-ül-Ahbar (r.a.);
-“Ey Emir-ül-müminin! Korkan bir kimsenin amelini yap. Kıyamet günü yetmiş (70) Peygamberin yaptığı amel ile gelsen, orada gördüklerinden dolayı amelini yine az görürdün.” Buyurdu.
Bunları işiten Hazret-i Ömer (r.a.), düşüp bayıldı Ayıldığı zaman, Ka’b-ül-Ahbar (r.a.) a tekrar;
-“Bize nasihat et.” Dedi.
Ka’b-ül-Ahbar (r.a.);
-“Ey Emir-ül-müminin! Şayet cehenemden doğuda çok ufak bir yer açılsa idi. Batıdaki adamın beyni kaynar sıcaktan erirdi.” Dedi.
Bunu işiten Hazret-i Ömer (r.a.) çok ağlayarak;
-“Devam et ey Ka’b.” Dedi.
Ka’b (r.a.) da;
-“Ey Müminlerin emiri! Kıyamet günü Cehennem öyle bir solur, şiddetlenir ki, mukarreb melekler, peygamberler ve bütün herkes dizleri üstü çökerler.”
Bütün Peygamberler;
-“Ya Rabbi! Bugün ben nefsimi isterim.” Diyecekler.
Sadece Resulullah efendimiz Sallallahu aleyhi ve selem;
-“Ya Rabbi! Ümmetimi isterim, Ümmetimi isterim başka bir şey istemem diyecektir.” Buyurdu.
Devam edecek…
İslâm ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Tartûşi – Muhammed bin el-Velid- (Radiyallah-u anhu) nin yüzü suyu hürmetine günahlarımızı af eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ahnef (Dahhak) bin Kays (Radiyallah-u anhu);
16 Mayıs 2013Eshab-i Suffa yeri
Ahnef (Dahhak) bin Kays (Radiyallah-u anhu);
Tabiinin büyüklerinden olup, hilmi (yumuşaklığı) darb-ı mesel haline gelmiş, güvenilir bir hadis âlimi. İsmi Dahhak olup, Sahra da denmiştir.
Künyesi;
Ebû Bahr, lakabı Ahnef’tir. Ayağı eğik veya ayaklarının arkası üzerine basarak yürümesinden dolayı “Ahnef” denilmiştir. Bu lakab ile de şöhret bulmuştur. Babası Kays, Ebû Malik künyesi ile tanınırdı. Cahiliyye devrinde Hâzin kabilesi tarafından öldürüldü. Annesi bir rivayete göre Amr bin Sa’lebe’nın kızıdır.
Basra’da doğdu. Meşhur olana göre 67 (M. 686) tarihinde, Küfe,de vefat etti. Küfe sırtlarında “Seviyye” denilen semtte, Ziyad bin Ebih’in kabrı yanında defnedilmiştir.
Abdurrahman bin Ukbe (r.a.) der ki;
-“Ahnef bin Kays (r.a.) ın Küfe’deki cenazesinde bulundum. Kabre ben de indim. Kabri düzeltiğim zaman, kabrin, gözün alabildiğine genişlediğini gördüm. Bu durumu arkadaşlarıma haber verdim. Fakat onlar, benim gördüğümü göremediler.”
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında yaşadığı halde mübarek yüzlerini göremediği, gönüllere şifa olan sözlerini işitmediği için Sahabiden olamadı.
Ahnef Bin Kays (r.a.) hazretleri şöyle anlatırlar;
-“Hazret-i Osman (r.a.) zamanında Kâbe-i Muazzama’yı tavaf ediyordum. Aniden Leys kabilesinden birisi ile karşılaştım.”
Benim elinden tuttu;
-“Sana bir müjde vereyim mi?”dedi.
Ben;
-“Evet.” Dedim.
Bana;
-“Hani hatırlarsın, Resulullah efendimiz (s.a.v.) beni İslâm’a çağırmak için senin kabilene göndermişti. Ben de, onlara İslâmı anlatıp, davette bulunuyordum.”
O zaman sen;
-“En güzel, en iyi bir şeye, güzel huylara çağırıyorsun, kötü huylardan uzaklaştırıyorsun. Bunları hiç duymamıştım.” Demiştin ve Müslümnan olmuştun.
Ahnef bin kays (r.a.) hazretleri kabilesi arasında tutulan, ilim , irfan sahibi, zeki bir kimse olduğu için, kendisi Müslüman olunca kabilesi de onun tavsiyesi üzerine Müslümanlığı kabul etiler.
Bu zat, Ahnef bin Kays hazretleri (r.a.) ne anlattığı sözüne devam ederek;
-“Bütün bu durumları, gidince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) e anlattım.
Resulullah (Sallallahu alyhi ve sellem) senin için;
-“Allahım Ahnef’i bağışla.” Buyurduğunu bildirdi.
Bunun üzerine Ahnef bin Kays hazretleri (r.a.);
-“Benim yanımda, ahiretim için Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) in bu mübarek duasından daha ümit verici bir şey yoktur.” dedi ve çok sevindi.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ahnef bin Kays (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ahnef (Dahhak) bin Kays (Radiyallah-u anhu) – 2
16 Mayıs 2013Eshab-i Suffa yeri
Ahnef (Dahhak) bin Kays (Radiyallah-u anhu) – 2
Ahnef bin Kays hazretleri (r.a.), halife iken Hazret-i Ömer (r.a.) i Medine’de ziyaret etti. Hazret-i Ömer (r.a.) ona karşı olan sevgi ve muhabbetinden, Medine’den bırakmadı Kalmasını istedi Bir sene Medine-i münevvere’de kaldı. Sonra izin alıp, Basra’ya döndü.
Hazret-i Ömer, Ebû Mûsa el-Eş’ari (r.anhüm) ye yazdığı mektubunda buyurdu ki;
-“Ahnef bin Kays’ı kendine yakın yap, işlerinde ona da danış, Onun sözlerine kulak ver.”
Ahnef bin Kays (r.a.) Horasan fetihlerinde de bulundu. Az hadis-i şerif bildirdi. Hazret-i Ömer, Hazret-i Ali, Hazret-i Osman, Hazret-i Sa’d, İbn-i Mesûd, Ebû Zer (radiyallah-u anhüm) ve başkalarından hadis-i şerif rivayet etti. Ondan da Hasan-ı Basrı, Ebul-Ala bin Şehir, Talk bin Habib (Radiyallah-u anhüm) bildirdiler.
Ahnef bin Kays (r.a.) Tabiinden olup, Allah’ın evliyalarındandı
Bir arkadaşiyle Hac farizasını yerine getirmek için sefere çıktı. Arkadaşiyle birlikte epey yol katettiler, bir şehrin yakınlarında konakladılar. Erzak almak için arkadaşı şehre indi, kendisi çadırında kaldı.
Bir müddet sonra Ay yüzlü bir kadın yanına gelerek;
-”Ver “dedi.
Ahnef bin kays (r.a.) da ekmek istiyor zanederek ona bir parça ekmek uzattı.
Kadın:
-”Bunu istemiyorum, senden kadınların erkeklerden istediğini istiyorum.”dedi
Bunun üzerine Ahnef bin Kays (r.a.) öyle bir çığlık atıp bağırdı ki kadın korkudan kaçmaya başladı, sonra abasını başına çekip ağlamaya başladı.
Bir müddet sonra arkadaşı döndüğünde onun çok ağladığını gördü, nedenini sorunca kendisinin çocuklarını özlediğini onun için ağladığını söyledi.
Arkadaşı:
-”Daha iki gün olmadı evden ayrılalı sende başka bir hal var deyip ısrar edince arkadaşına başından geçenleri anlatır.
Arkadaşı ondan daha çok ağlamaya başladı.
Ahnef bin kays (r.a.);
-” Benim başıma bir musibet geldi diye ağladım, sen ne için ağliyorsun?” dedi.
Arkadaşı;
-”Şayet ben senin yerinde olsaydım senin gibi sabredemezdim diye ona ağliyorum” dedi.
Ahnef bin Kays (r.a.) buyurdular ki;
-“Ben şu hususlara çok dikkat ederim. Bunları, istifade edeceklere söylerim başkalarına değil;
-“Birincisi; Beni aralarına almak istemiyenlerin aralarına girmem. İkincisi; beni çağırmayan makam ve mevki sahiplerinin kapısına gitmem, Üçüncüsü; İnsanların muhtaç oldukları şeyi bana bağışlamalarını uygun görmem.”
-“Size sıkıntı ve zorluğu olmayan, övülecek bir şey söyliyeyim mi? Güzel ahlak, çirkin ve beğenilmeyen şeyi terk etmek, en kötü hastalık da; alçak ve düşük ahlak, çirkin sözleri söylemektir.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ahnef bin Kays (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu









