‘Ebû Said-i Hudri’ olarak etiketlenmiş yazılar
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 11
06 Temmuz 2009Ravda-i Muttahhara (Medine-i Munevvere)
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 11
(Görselerdi nasıl olurlardı?) buyurur. (Görselerdi, daha çok yalvarırlardı ve ondan kurtulmak yoluna daha çok sarılırlardı) derler. Allahü teâlâ, meleklere: (Şahid olunuz ki onların hepsini affeyledim) buyurur. (Yâ Rabbî o zikredenlerin yanında, filan kimse zikir etmek için gelmemişti. Dünya çıkarı için gelmişti) derler. (Onlar benim misafirlerimdir. Beni zikredenlerle beraberim. Onların yanında bulunanlar da, zarar etmezler) buyurur.”
“Sünnete uygun olarak ezan okuyan müezzinin sesini duyan, insan ve cinler, taşlar, tuğlalar, ağaçlar, kıyâmet günü o müezzin için şehâdet ederler.”
“Bir kimse, hoşlandığı bir rüya görürse, o, Allah’tandır. Allah’a hamd etsin. Onu sevdiği kimseye anlatsın. Sevmediği bir rüya görürse, o da şeytandandır. Şeytanın şerrinden Allah’a sığınsın. Bu rüyasını da hiç kimseye anlatmasın. Böyle yaparsa, görmüş olduğu kötü rüya kendisine zarar vermez.”
“Sizden evvelkiler içinde bir adam vardı. Doksandokuz kişi öldürmüştü. Sonra (Dünyanın en büyük âlimi kimdir) diye soruşturdu. Ona bir rahib gösterildi. Bunun üzerine rahibin yanına gitti. (Doksandokuz adam öldürdüm, tevbe etsem olur mu?) diye sordu. Rahip: (Tevben kabul olunmaz) dedi. Bunun üzerine o adam, rahibi de öldürdü. Onunla yüzü doldurdu. Sonra yer yüzü halkının en büyük âlimini sorup araştırdı. Ona âlim bir kimseyi tavsiye ettiler. Âlime sordu. (Yüz adam öldürdüm. Tevbe etsem kabul olur mu?) Âlim: “Evet, senin tevbe etmene kim engel olabilir? Filan yere git, orada Allahü teâlâya ibadetle meşgul olan insanlar vardır. Onlarla beraber Allahü teâlâya ibadet et. Memleketine dönme. Zira orası fena bir yerdir) dedi. Bunun üzerine adam yola çıktı. Yarı yola vardığında öldü. Rahmet melekleri ile azab melekleri bu adam hakkında münâkaşa etkiler. Rahmet melekleri (Bu adam candan tevbe ederek geldi.) dediler. Azab melekleri, (Bu adam hiçbir iyilik işlememiştir) dediler. Bunun üzerine insan kıyafetinde bir melek bunların yanına geldi. Melekler onu aralarında hakem yaptılar. Melek şöyle dedi: (İki taraftaki mesafeyi mukayese ediniz. Hangi tarafa daha yakın ise adam o tarafındır.) Mesafeyi ölçtüler. Adamı varacağı yere daha yakın buldular. Bundan dolayı onu rahmet melekleri aldılar.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 12
06 Temmuz 2009Mescid-i Nebevvi avlusu (Medine-i Münevvere)
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 12
“Eshâbıma dil uzatmayınız. Allahü teâlâya yemin ederim ki, sizden biriniz Uhud dağı kadar altın sadaka verse, Eshâbımdan birinin bir müd (875 gr.) hatta yarım müd sadakasına yetişemez.”
Ebû Said-i Hudrî’nin (r.a.) âzâd ettiği bir kimse anlatır: “Ben, Ebû Said ve Resûlullah (s.a.v.) mescide girmiştik. Birisi mescidin ortasında, dizlerini karnına yapıştırarak parmaklarını kenetlemiş, oturuyordu. Hz. Peygamberimiz işaret etti ise de o kimse işareti fark edemedi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz (s.a.v.) Ebû Said’e dönerek, “Herhangi biriniz mescidde parmaklarını kenetlemesin. Çünkü, parmaklarını kenetlemek şeytanın işidir. Biriniz mescidde bulunduğu müddetçe, mescidden çıkıncaya kadar namazda sayılır.” buyurdu.
“Sizden biriniz esnediği zaman, elini ağzına koysun. Çünkü şeytan ağzına girer.”
“Allah için tevazu edeni Allahü teâlâ yükseltir. Kibir edeni de Allah alçaltır. Allah’ı çok zikredeni Allahü teâlâ sever.”
“Mezar, ya Cennet bahçelerinden bir bahçe veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur.”
“Giyiniz, yiyiniz, içiniz fakat, midenizi yarıya kadar doldurunuz. Çünkü, az yemek, nübüvvetden bir cüzdür.”
Biri, Resûlullah efendimizin ardında namaz kıldı. Peygamber efendimizden evvel rükû’a varıyor yine ondan evvel başını kaldırıyordu. Hz. Peygamberimiz, namazdan sonra: “Bunu yapan kim idi?” diye sordular. O kimse (Benim Yâ Resûlallah) dedi. Bunun üzerine “Namazın noksan olanından sakınınız. İmâm rükû’a vardığında rükû’a varınız. Başını kaldırdığında başınızı kaldırınız.” buyurdu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 13
06 Temmuz 2009Mescid-i Nebevvi avlusu (Medine-i Münevvere)
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 13
“Merhamet etmiyene merhamet olunmaz.”
“İki huy vardır ki, bir mü’minde bulunmazlar. Biri cimrilik, diğeri de kötü ahlâktır.”
“Hastaları ziyâret ediniz, cenazeleri de takip ediniz. Bu size ahireti hatırlatır.”
Ebû Said-i Hudrî (r.a.) buyuruyor ki, Peygamber efendimiz, neşelenip eğlenen bazı insanları görünce buyurdu ki: “Eğer ölümü düşünseydiniz, lezzetler size tatsız gelirdi ve bulunduğunuz şu halden ayrılırdınız.”
Hz. Ebû Said-i Hudrî anlatıyor. “Resûlullahın (s.a.v.) huzuruna gittim. Kadife ile örtünmüş idi. Sıtma harareti o kadifeden çıkıp, his olunurdu. Elimizi, mübârek bedenine koyamazdık. Hayret ettik. Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu ki: “En şiddetli sıkıntı Peygamberlere olur. Ama peygamberlerin sıkıntılara sevinmesi, sizin ihsanlara sevinmenizden fazladır.”
“Bir kul (Lâ ilahe illallah) ve (Allahü Ekber) dediği zaman, Allahü teâlâ; “Kulum doğru söylüyor, ibâdete lâyık olan ilâh ancak benim” der. Kul, “Lâ ilâhe illallahü vahdehû la şerike leh” dediği zaman, Allahü teâlâ “Kulum doğru söylüyor. Benden başka ilâh yoktur. Şerikim, benzerim, dengim yoktur.” der. Kul: (Lâ ilâhe illallah ve la havle ve la kuvvete illâ billah) dediği zaman, Allahü teâlâ; “Kulum doğru söylüyor. Güç ve kuvvet benimdir” buyurur. Bu kelimeleri ölüm ânında söyüyen kimseyi Cehennem ateşi yakmaz.”
“İnsanlara teşekkür etmiyen Allahü teâlâya şükretmiş olmaz.”
KAYNAKLAR
1) Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye, sh-336, 345, 1001
2) Eshâb-ı Kirâm, sh-329
3) Mektûbat-ı İmâm-ı Rabbanî, cild-1, 203. mektûb
4) Tehzîb-üt-Tehzîb, cild-3, sh-479
5) Hilyet-ül-Evliyâ, cild-1, sh-369
6) El-A’lâm, cild-3, sh-87
7) Müsned-i Ahmed bin Hanbel, cild-3, sh-449
8) Buhârî-kitâb-ul-İcâre, ciId-2, sh-11, 95, 251
9) Müslim-Fedail-üs-Sahâbe
Cild 1
Sh; 293-298
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu


