‘Hazret-i Ömer (r.a.)’ olarak etiketlenmiş yazılar

Siyah su -Navale reş- (Divane)

Hazreti Ömer-ül Faruk (Radiyallah-u anhu)- 22

“Ramazan ayı çok hayırlı ve mübârek bir aydır. Gündüz tutulan oruca, gece kılınan namaza bu ayda verilen sadakaya, Allahü teâlâ kat kat sevab verir.”

“İnsanların en cahili, ahiretini başkasının dünyâsı için satandır.”

“Allahü teâlâ başkasına acımayana acımaz, affetmeyeni affetmez, özür kabul etmeyenin özrünü kabul etmez.”

“Tevbe’den maksad günahı bilip yapmamaktır. Amel-i salihte bulunmaktan maksad, kendini beğenmemektir. Şükürden maksad, aczini itiraf edip kulluğu bilmektir.”

“İnsanın elbisesini temiz kullanması şerefi icabıdır.”

“Dinini bilmeyen tüccar pazarımızda satış yapmasın.”

“Mescidde oturan kimse, Allahü teâlâ’nın huzurunda bulunuyor demektir.” “

“Helâlin onda dokuzunu harâma düşmek korkusu ile terk ederdik.”

“Bana ayıplarımı, kusurlarımı söyleyen kimse Allahü teâlânın merhametine kavuşsun.”

“İstiğfâr her derde devadır.” “Tevbe edip de tevbesi kabul olunanlarla beraber bulunun… Zira onlarla beraber bulunmak kalbi daha fazla yumuşatır.”

“Allahım, bana senin yolunda şehîd olmayı nasib et. Peygamberinin şehrinde ölmeyi kısmet et.”

 

 KAYNAKLAR

1) Tefsîr-i Taberî, cild-10, sh-160

2) Tefsîr-i Kurtûbî cild-8, sh-170

3)Târîh-ul-hulefâ sh-101

4) Savaik-ül-muhrika sh-89

5) Tabakât-ı İbn-i Sa’d cild-3, sh-266

6) El-İşâbe cild-2, sh-518

7) El-İstiâb cild-2, sh-58

8) Üsûd-ul-gâbe cild-4, sh-58

9) İzâlet-ül-hafâ cild-1, sh-579

10) Müsned-i Ahmed bin Hanbel cild-1, sh-2

11) Tabakât-ül-huffâz sh-3

12) Hulâsat-ü tehzîb-il kemâl sh-239

13) Tabakât-ı Şirâzî sh-38

14) El-İber cild-1, sh-27

15) En-Nûcûm-uz-zâhire cild-1, sh-78

16) Târîh-ul-Ümem-i ve’l-mülûk cild-3, sh-192

17) İbn-i Hişâm cild-1, sh-364

18) El-Kâmil fi’t-târih cild-2, sh-208, 139

19) Kitab-ul-harâc sh-73

20) Kitâb-ul emvâl sh-77

21) İbn-i Âbidîn cild-3, sh-364, cild-2, sh-49

22) El-Evâil sh-78/b.

23) Kitab-ul-harâç (Yahya bin Âdem) sh-169

24) Sahîh-i Buhârî cild-4, sh-242

25) Müslim, fedâil-us-Sahâbe

26) Sünen-i Tirmizî cild-2, sh-182

27) Târîh-ul-hamîs cild-1, sh-333

28) İnsân-ul-uyûn cild-1, sh-329

29) El-A’lâm cild-5, sh-45

30) Hilyet-ül-evliyâ cild-1, sh-38

31) Bedâi-us-Sanâi cild-7, sh-9

32) Miftâh-u Kunuz-üs-sünne, Hz. Ömer maddesi

33) Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye sh-1056

34) Eshâb-ı Kirâm sh-383

35) Herkese Lâzım Olan İmân sh-1

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ömer-ül-Faruk (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bab-üs Selam kapısı (Mescid-i Nebevvi) Sallallahu aleyhi ve Sellem

Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 9

Dışarı çıkıp Cebrâil aleyhisselâma Fâtıma (r.anhâ)’nın âhirette günahkâr kadınlara şefaat edeceğine senet istediğini bildirdi” Cebrâil aleyhisselâm Hak teâlânın huzuruna varıp, hemen geri döndü. Elinde bir beyaz ipek vardı. “Kıyâmet günü günahkar mü’min kadınlara Fâtıma kulumu şefaatçi, tayin ettim. Bu hüccet elinde bâki kalsın” yazılı idi. Resûlullah (s.a.v.) o kâğıdı yine ipeğe sarıp, Fâtıma’ya (r.anhâ) getirdi. Fâtıma (r.anhâ) bu senedi görünce, nikâha râzı oldu. O senedi çok iyi sakladı. Nikahtan sonra, Resûlullah (s.a.v.) beliğ bir hutbe okudu. Hz. Fâtıma bu senedi vefâtına kadar sakladı. Vasiyet etti ki; onu benden ayırmayıp, kabrime koyun. Kıyâmette bu yazıyı hüccet edip şefaat edeyim.

 Hz. Ali, Resûl aleyhisselâmın huzurundan gayet sürür ile çıkıp mescide vardı. Ebû Bekir ve Ömer (r.anhüm) Ne haber getirdin? diye suâl ettiler. Buyurdu ki, Peygamber aleyhisselâm ricamı kabul etti. Onlar da meclise gittiler. Buyuruyorlar ki, Allah hakkı için, biz henüz mescide yaramadan, Resûlullah (s.a.v.) arkamızdan yetişti Mübârek cemâli güneş gibi parlıyordu. Ayın ondördüne benzer idi. Bilâl’e (r.a.) hitab edip, Muhâcirîn ve Ensârı cem etmesini toplamasını emretti. Cümlesi mescidi şerîfte toplandılar. Peygamberimiz (s.a.v.) minbere çıktı. Hamd ve sena eyledikten sonra, Muhâcirîn ve Ensâra hitaben buyurdu kt “Ey müslümanlar, biliniz ki, kardeşim Cebrâil (aleyhisselâm) gelip haber verdi, Hak teâlâ, melâikeyi Beyt-i mamura cem’ edip buyurdu ki: “Fâtıma binti Muhammed’i Kulum Ali İbni Ebî Talib’e verdim ve akd ettim.” Bana da emretmiş ki, Eshâbın arasında bu akd-i tecdîd edip şahitler huzurunda akd-i nikâh edeyim. “Sonra İmâm-ı Ali’ye dönüp: “Yâ Ali! Kalk, Kaide-i hutbeyi yerine getir.” buyurdu. Ali (r.a.) kalkıp, Peygamber (s.a.v.)’in önüne geldi. Hak teâlâya hamd ve sena eyledi Hahîb-i Rabb-il-âlemine salevât getirdi. Sonra Habîbullaha işaretle dedi ki: “Resûlullah (s.a.v.) kızı Fâtıma’yı bana tezvîc etti. Onun mehri benim cübbemdir. Ben buna râzı oldum. Sizler de bu akde şâhid olun.”

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Kâ’be-i Mukerrema (İsmail Alayhis-selam hicresi)

Habbab bin Eret (Radiyallah-u anhu)- 3

Bunun üzerine As bin Vâil;

-“Öldükten sonra dirilecek miyiz? Öyle bir şey varsa, o zaman malım da, evladım da olacak. Borcumu, sana o gün öderim.” Dedi.

As bin Vâil’in bu sözleri üzerine Allah-u Teâlâ Kur’an-i Kerim’de Meryem suresinin 77., 78., 79. Ayet-i kerimelerinde şöyle dile getirmiştir;

(-“Şimdi şu ayetlerimizi inkar eden ve Elbette bana mal ve evlad verilecektir” diyen adamı (As bin Vâil’i) gördün mü?”)
(-“O, gayba muttali mi olmuş, yoksa Rahman’ın huzurunda bir söz mü almış?”)
(-“Hayır, öyle değil, biz onun dediğini yazacağız ve azabını da çoğaltıkça çoğaltacağız.”)

Hazret-i Habbab ( r.a.) her türlü tehlikeye rağmen Müslümanlığını açığa vurmaktan çekinmediği gibi, Kur’an-i Kerim’i Müslümanlara öğretip, okutmak için de bütün gücünü sarfetmiştir.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yeni Müslümanlara Kur’an-i Kerim’i öğretme vazifesini O’na vermişti.

Tâha suresinin nazil olduğu sıralarda idi.

Hazret-i Ömer (r.a.) in kızkardeşi Fatima (r.anha) ile kocası Said (r.a.) bunu yazdırıp, Habbab bin Eret (r.a.) i evlerine getirmişler, okuyorlardı.

Fakat bu sırada dışarıda başka bir şey oluyordu.

Ömer bin Hattab (r.a.), henüz Müslüman olmamıştı. Müslümanlar gün geçtikçe kuvvetleniyordu. Hele Hazret-i Hamza (r.a.) nın Müslüman olması Kureyş’in ileri gelenlerini ÇİLEDEN ÇIKARMIŞTI.

Ebû Cehil, bu işin önüne geçmek için, Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in öldürülmesinden başka çare olmadığını görüşünü ortaya atmıştı.

Ömer bin Hattab (r.a.) kılıcını çekmiş yola düşmüştü.

Yolda kızkardeşi ile kocasının Müslüman olduğu haberini alınca, onların evine uğradı. Burada KALBİNDE İMAN GÜNEŞİ PARLADI.

Ömer bin Hattab (r.a.) gelince, Habbab (r.a.) gizlenmişti.

Ömer bin Hattab (r.a.) dan,kalbinde iman nuru’nun parladığını gösteren sözler duyunca, Habbab (r.a.) gizlendiği yerden çıktı.

Tekbir getirdikten sonra;

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Habbab bin Eret (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu