‘Menkıbeler’ olarak etiketlenmiş yazılar
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 17
25 Temmuz 2009Revda-i Mutahhara (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ba’bül Baki’ kapısı
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 17
Sonra ;
-“Ya Rabbi! Eğer iki torunum denizde iseler inâyet kayığın ile sahile ilet. Eğer sahrada işeler, hidayet rehberin ile evine getir.” Diye duâ buyurdu.
Cebrail Aleyhis Selem geldi;
-“Ya Resulallah! (s.a.v.) Onlar dünyadakilerin büyüklerindendir. Anneleri daha yüksektir. Üzülmeyin Neccar oğullarının bahçesinde emniyettedirler. Allah-u Teâlâ onları muhafaza etmek için iki melek tayin etmiştir. Kanatları ile onları örterler.” Dedi.
Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) o bahçeye doğru yola koyuldular. Hazret-i Hasan ve Hüseyin (r.anhüm) i Melek ile beraber alarak eve dönerken, Ebû Eyyûb Ensari (r.a.) ye rastladılar.
Ebû Eyyub (r.a.) Meleği hisetmeyip, iki torununu da beraber götürdüğünü zanederek;
-Ya Resulallah! Birini bana verin, Cenabınızın yükünü hafifleteyim.” Dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Yâ Ebâ Eyyûb! Bunlar dünyada mükerrem, ukbâda mühteremdirler. Anneleri bunlardan daha üstündür.” Buyurdu.
Eshab-i Kiram (r.anhüm) a hitaben;
-“Size dede ve nine bakımından İNSANLARIN EN ŞEREFLİLERİNİN kimler olduğunu haber vereyim mi?” buyurdu.
Eshab-i Kiram;
-“Ya Resulallah! (s.a.v.) haber verin.” Dediler.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Buyurdu ki;
-“Hasan ve Hüseyin’dir. Çünkü dedeleri, Allah’ın Peygamberi, Nineleri Hadicetül Kübra’dır.”
Sonra;
-“BABA VE ANNELERİ bakımından İNSANLARIN EN ÜSTÜNÜNÜ haber vereyim mi?” buyurdular.
Eshab-i Kiram (r.anhüm);
-“Ya Resulallah! (s.a.v.) buyurun.” Dediler.
Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Babaları Alin bin Ebi Talib, anneleri Fatima binti Resul (s.a.v.) olan Hasan ve Hüseyin’dir. Buyurdu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 19
25 Temmuz 2009Revda-i Mutahhara (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ba’bil Baki’ kapısı
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 19
Hazret-i Fatima (r.anha) odasına girip Hak Teâlâ’ya ŞÜKÜR SECDESİ etti;
-“Ya Rabbi! Kölem yok ki âzâd edeyim. Bu ümmetin günahlarından bir kısmının Cehennem ateşinden âzâd edilmesini istiyorum.” Diye duâ etti.
Hemen Cebrail Aleyhis Selam geldi;
-“Ya Resulullah! Kızın Fatima, ümetinin günahkahları için münacat etti.”
Hak Tâlâ sana selam söyledi, ve;
-“Fatima’nın evine gelen yüz erkek ve yüz kadından he birinin HER ADIMINA Cehennem’den BİR KİŞİ’Yİ âzâd etti.” Buyurduğunu haber verdi.
Ehl-i Beyti Nebevinin fazilet ve Kemâletı pek çoktur. Saymakla bitmez. Onları anlatmağa, medh etmeğe İNSAN GÜCÜ YETİŞMEZ. Onların kıymetleri ve büyüklükleri, ancak âyet-i kerime ile anlaşılmaktadır.
İmâm-i Şafi-i (r.a.) bunu çok güzel bildiriyor. Buyuruyor ki;
-“Ey! Ehl-i beyti Resul, SİZİ SEVMEĞİ, Allah-u Teâlâ, Kur’an-i kerimde emr ediyor. Namazlarında size duâ etmeyenlerin NAMAZLARININ KABUL OLMAMASI, Kıymetinizi, yüksek derecenizi gösteriyor. Şerefiniz ne kadar büyüktür ki, Allah-u Teâlâ Kur’an-i kerim’de SİZLERİ SELAMLIYOR.”
Ehl-i Beyti sevmek HER MÜ’MİNE FARZDIR. Son nefeste imân ile gitmeğe SEBEP OLUR.
Bir hadis-i şerifte resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;
-“Fatima benim bir cüzümdür. (Yani benden bir parçadır), O’nu kızdıran, beni incitir.”
Ebû Hureyre (r.a.) diyor ki;
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) İmâm-i Ali’ye karşı buyurdu ki;
-“Fatima bana senden daha sevgilidir. Sen bana ondan daha azizsini yani kıymetlisin!”
Bir gün, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hazret-i Ali’ye;
-“Ya Ali! Allah-u Teâlâ hazretlerini sever misin?” diye sordu
Hazret-i Ali (r.a.);
-“Evet severim Ya Resulallah.” Dedi.
Paygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Beni sever misin?” Buyrdu.
Hazret-i Ali (r.a.) de;
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 20
25 Temmuz 2009Revda-i Mutahhara (Sallallahu aleyhi ve Sellem) dışardan görüntüsü
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 20
-“Evet.” Dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Hasan ve Hüseyin’i sever misin?” buyurdu.
Hazret-i Ali (r.a.) yine;
-“Evet severim.” Dedi.
Habib-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Ya Ali Bu kadar sevgiyi bir kalbe nasıl sığdırıyorsun?” buyurdu.
Hazret-i Ali (r.a.) bir cevap veremiyeceğini söyledi. Hazret-i Fatima (r.anha) ya durumu anlatınca;
-“Bunda düşünecek ve üzülecek ne var? Hak Teâlâ’yı ve Resulünü (s.a.v.) sevmen imandandır. Beni sevmen şehvettendir. Hasan ve Hüseyin’i sevmen tabiatındandır.” Dedi
Hazret-i Ali (r.a.) BU CEVABI Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) a söyledi.
Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Bu MEYVE ANCAK PEYGAMBERLİK AĞACINDAN alınmıştır.” Buyurdu.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalığı şiddetlenince, Hazret-i Fatima (r.anha) yı istedi. Gelince sinesine çekip, kulağına bir söz söyledi.
Fatima (r.anha) AĞLADI. Sonra bir şey daha söyledi Fatima (r.a.) SEVİNDİ.
Aişe (r.anha) bu hadiseyi bildiriyor.
Der ki;
-“Ey Fatima, bir anda hem ÜZÜLMEK, hem de SEVİNMEK görmedik. Bunun sebebi nedir?”
Fatima (r.anha);
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın sırrını beyan etmek caiz değildir.” Dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ahrette gitikten sonra,
Hazret-i Aişe (r.anha) Hazret-i Fatima (r.anha) ya;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) O sözleri ne idi.” Diye sordum.
Hazreti Fatima (r.anha) cevabında;
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 21
26 Temmuz 2009Hazret-i Aişe (r.anha) nın mescidi (Ten’im)
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 21
Hazreti Fatima (r.anha) cevabında;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana buyurdu ki;”
-“Cebrail Aleyhis Sellem her sene bana bir kere Kur’an-i Kerim’i arz ederdi. Bu sene iki kere arz eti. Anladığım, ecelim yaklaşmıştır.” Ben de bundan ağladım.”
Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana;
-“Ehl-i beytimden EN ÖNCE SEN bana gelir, kavuşursun.”
Buyurdu.
-“Ben de onun için sevindim.” Dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın vefatı günü, Hak Teâlâ Azrail aleyhis Selem’a;
-“Git, Habibim’den İZİN İSTE. Eğer izin verirse, mubarek ruhunu kabz eyle, İzin vermezse geri dön.”buyurdu.
Azrail Aleyhis Selam, yardımcılarından bin Melek ile cevahirle süslü elbiseler giyip geldiler.
Azrail Aleyhis Selam köylü kıyafetinde hücre kapısında durup;
-“Essalamü aleyküm Yâ Ehle beytinnübüvveti ve Ma’denirrisaleti izin varmıdır içeri girmeğe, Allah-u Teâlâ size rahmet eylesin.” Dedi.
O vakit Hazret-i Fatima (r.anha), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın yastığı kenarında oturur idi.
Hazret-i Aişe (r.anha);
-“Ya Fatima cevap ver.” Dedi.
Fatima (r.anha) kapıya gelip;
-“Allah-u Teâlâ senin gelişine ecirler versin. Babam şimdi haliyle meşgüldür. İçeri girmek müyesser değildir.” Dedi.
Yine tekrar izin istedi, Fatima (r.anha) yine evvelki cevabı verdi.
Üçüncüsünde, yüksek sesle izin istedi. Bütün ehl-i Beyt o’nun heybetinden korktular. Titremeğe başladılar.
O zaman Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendinden geçmiş idi.
Uyanınca;
-“Ne oluyor?” buyurdu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 22
26 Temmuz 2009Hazret-i Aişe (r.anha) mescidi (Ten’im)
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 22
Uyanınca;
-“Ne oluyor?” buyurdu.
İçerdekiler;
-“Bir köylü kapıda durup izin ister, ne kadar özür dilediysek, kabul etmedi.” Dediler.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“O köylü değildir. Melekülmevt ve lezzetleri yıkıcıdır.” Buyurdu.
Fatima (r.anha) bunu işitip;
-“Vah Medine harab oldun.” Dedi.
Çok ağladı.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) fatima (r.anha) nın elini tutup, mübarek göğsüne koydu. Bir zaman mübarek gözlerini açmadı. Hazır olanlar, mübarek ruhunun kabz olunduğunu sandılar.
Hazret-i Fatima (r.anha) mübarek ağzını, Resulullah (s.a.v.) ın kulağına getirip;
-“Ey babacığım.” Dedi.
Ondan cevab gelmedi;
Hazreti Fatima (r.anha);
-“Canbım sana fedâ olsun. Bana bak ve bir söz söyle.” Dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mübarek gözünü açıp;
-“KIZIM, BİR MİKTAR SABIR EYLE, Ağlama, zira Hamel-i Arş, senin ağlaman için ağırlaşır.” Buyurdu.
Sonra mübarek eliyle Hazret-i Fatima (r.a.) nın gözlerinin yaşını sildiler.
Teselli verip, Allah-u teâlâ’dan sabır vermesini istediler ve;
-“Ey Kızım, benim ruhum kabz olacak, ‘İnna lillahi ve inna ileyhi râciûn’ diyesin. Ey Fatima, gelen her musibete bir karşılık verilir.” Buyurdu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kızının bu halini görünce O’nu teselli etmek için;
-“Babanın çekeceği sıkıntı, ancak bu kadardır. BAŞKA HİÇ SIKINTI GÖRMEZ.” Buyurdu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 23
26 Temmuz 2009Mescidi Nebevvi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Avlusu (Mdine-i Münevvere)
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 23
Sonra mübarek gözlerini kapadı.
Hazret-i Fatima (r.anha);
-“Ah babacığım.” Dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;
-“Bundan sonra babana üzüntü ve gussa olmaz. Zira fani alemden ve mihnet yerinden kurtuluyor.”
-“Fatima ile bu konuşma tamam olunca, Hazret-i Aişe’yi çağırarak nasihat ettiler.”
Fatima’ya;
-“Oğlum Hasan ve Hüseyin’i getir.” Buyurdular.
Hasan ve Hüseyin geldiklerinde, Resulullah (s.a.v.) bu halde görünce o kadar ağlaştılar ki, mecliste bulunanların yürekleri yandı.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hasan’ın yüzünü mübarek sinesine koydu. Resulullah (s.a.v.) onlara şefkatle baktı. Alınlarını öptü. Ta’zim ve tekrim etti.
Hazret-i Fatima (r.anha) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat edince;
-“Ey benim babam, Cebrail aleyhis Selam kime gelir. Vahy kime gelir? Ya Rabbi! Benim canımı al da Resulün ile olayım.” Diyerek mersiyeler söyledi.
Enes bin Mâlik (r.a.) anlatıyor;
-“Rusulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın yüksek huzurlarında bulunuyorduk. Hazret-i Ali (r.a.) gelip, geride bir yerde oturdu.”
Server-i âlem (sallallahu leyhi ve Sellem) hazret-i Ali (r.a.) çağırdı.
-“Hazreti Ali (r.a.) ileri geçip, Resulullah (s.a.v.) önünde oturdu.”
Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Ya Ali! Allah-u Teâlâ seni benim üzerime dört haslet ile mükerrem kıldı.” Buyurdu.
Hazret-i Ali (r.a.) dizlerinin üzerine kalkıp başını toprağa koydu;
-“Babam anam sana feda olsun Ya Resulullah! Köle efendisinden mükerrem mufadıl olur mu?”dedi.
Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Ya Ali! Hak Teâlâ bir kuluna ikram etmek, onu üstün yapmak isterse, o kuluna gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, hiç kimsenin hatırına gelmediği şeyi verir.” Buyurdu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 24
26 Temmuz 2009Bab-üs Selam kapısı Mescid-i Nebevvi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 24
Fatima-tüz Zehra (r.anhu) nun Vefatı;
Hazret-i Fatima (r.anha), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettikten sonra HİÇ GÜLMEMİŞTİR. Ayrılık ateşi ile daima yanmış ve Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’in verdiği müjde zamanını bekler olmuştur.
Gündüzleri oruç tutarak geceleri ibadetle geçirmiştir.
Vefat edeceğine yakın;
-“Ölünce beni erkekler arasına perdesiz çıkaracaklarını düşünerek çok utanıyorum.” Buyurmuştur.
O zaman kadınları tabuttan kefene sarılı olarak perdesiz çıkarmak adet idi.
Esma binti Ümeyr (r.anha) buyuruyor ki;
-“Habeşistan’da iken hurma dallarını çadır gibi ördüklerini görmüştüm.” Dedi
Hazret-i Fatima (r.anha);
-“Bunun yanımda yapda göreyim.” Dedi.
Esma (r.anha) yaparak gösterdi, çok hoşuna gitti. Ve güldü. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettikten sonra güldüğü hiç görülmemişti.
Hazret-i Fatima (r.anha);
-“Öldükten sonra beni sen yıka, Ali de bulunsun. Başka kimse içeri girmesin.” Diye vasiyet etti.
İşte bunun için Hazret-i Ali (r.a.) cenazesine kimseyi çağırmadı.
Bir habere göre;
Hazret-i Abbas (r.a.) Ehl-i Beyut’den birkaç kişi ile cenaze namazını kılıp, gece defn ettiler.
Başka haberlere göre, Ertesi gün Ebû Bekri Sıddık (r.a.), Ömer Faruk (r.a.) ve bir çok sahabi hasta ziyareti için, Hazret-i Ali (r.a.) nin evine geldiler.
Hazret-i Fatima (r.anha) nın vefat’nı anlayınca;
-“Bize niçin haber vermedin? Namazını kılardık. HİZMETİNİ GÖRÜRDÜK,”Diyerek üzüldüklerini bildirdiler.
Hazret-i Ali (r.a.);
-“Kendisini erkeklerin görmemesi için gece defn olunmasını vasiyet ettiğini, vasiyeti yerine getirmek için böyle yapıldığını söyliyerek özür diledi.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 25
27 Temmuz 2009Ravda-i Mutahhara (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 25
Hazret-i Fatima (r.anha), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın vefatından altı ay sonra, Ramazan-ı Şerif’in 3.Salı gecesi akşam ile yatsı arasında vefat etmiştir.
Rivayet ettiği Hadis-i Şerifler;
Raviler, Hazret-i Fatima (r.anha) nın çok hadis-i şerif rivayet ettiğini bildirmişlerdir.
Bunlardan bazıları;
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdular ki;
-“Kızım Fatima, dikkat et, bütün mü’min kadınların veya bu Mühammed ümmeti kadınların büyüğü olmana razı değil misin?”
Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdular ki;
Ey benim kızcağızım, kalk Rabbinin rızkına hazırlan, gafil olma. Zira âlemleri rızıklandıran Cenab-ı Hak insanların rızıklarını şafağın sökmesiyle güneşin doğması arasında dağıtır.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdular ki;
-“Hadid, Vakia ve Rahman surelerini okumağa devam eden kimse yerde ve göklerde ‘Firdevs Cenneti yerlisi’ diye anılır.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdular ki;
-“Kızım Fatima Allah-u Teâlâ şüphesiz sana azab etmiyeceği gibi, senin çocuklarına da azab etmiyecektir.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdular ki;
-“Dikkat ediniz, bir kimsenin eli bulaşık olduğu halde yatıp sabah kalktığında o yüzden kendine bir belâ ve rahasızlık gelirse, kendisinden başkasına kabahat bulup kötülemesin.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Cuma gününde öyle bir saat vardır ki; Mü’min ve Müslüman olan bir kimse tam o saatte Cenab-ı Hak’tan bir şey dilerse, âlemlerin Rabbi olan Allah-u Teâlâ O’nun duasını kabul buyurarak dileğini verir.” Buyurdular.
-“İlahi! Fatima evladı hatırına,
Son sözüm Kelime-i Tevhid ile ola!
Eğer bu duamı edersen red ya kabul!
Sarıldım, Ehl-i Beyt-i nebi eteğine.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Hasan bin Ali (Radiayallah-u anh);
27 Temmuz 2009Ravda-i Mutahhara (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bab-üs Selam kapısı
Hasan bin Ali (Radiayallah-u anh);
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın torunu, İslâm halifelerinin beşincisi. On iki imâm’ın da İKİNCİSİ, Ehli beytin DÖRDÜNCÜSÜ. Hazret-i Ali (r.a.) nin oğlu olup, Hazret-i Muhammed (s.a.v.) in kızı Fatima-tüz Zehra (r.anha) annesidir.
Künyesi ebu Muhammed olup, lakabı MÜCTEBÂ’dır.
Medine’de 3 (M. 625) senesinin ramazan ayı ortasında doğdu. Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kulağına ezan ve ikamet okuyup, ismini “Hasan” koydu.
Yedinci günü ‘akika’ olarak, iki koç kesti. Sünnet ettirip, saçını da kestirip, ağırlığınca gümüş sadaka verildi.
Medine’de 49 (M. 669) senesinde vefat etti.
Hazret-i Hasan (r.a.), âlemlere rahmet olarak yaratılan, Hazret-i Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in terbiyesiyle yetiştirilip, büyüdü. Bu çok az kimseye nasib olan, fakat çok büyük ŞEREF VE SAADETTİ. Mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tarafından pek çok Hadis-i Şerif ile iltifata MAZHAR OLDU.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hazret-i Hasan (r.a.) ı çok sever, O’na şefkatle muamele ederdi.
Hazret-i Hasan (r.a.) ve kardeşi Hazret-i Hüseyin (r.a.), Resulullah (s.a.v.) huzurunda güreşiyorlardı.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hazret-i Hasan (r.a.) ı teşvik buyurdu. Hazret-i Fatima-tüz Zehra (r.anha) babasına;
-“Ya Resulallah! Hazret-i Hasan büyüktür, hep O’nun tarafını tutuyorsunuz. Halbuki, küçüğe yardımcı olmak daha uygun değil mi?” deyince.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Ya Fatima! Cebrail Aleyhis Selam Hüseyin’e yardım ediyor.” Buyurdular.
Ebû Eyyub-i Ensari (r.a.) anlatıyor;
-“Bir gün Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) huzuruna girmiştim. Hasan ile Hüseyin (r.anhüm) önünde oynuyorlardı.
Ben;
-“Ya Resulallah! Sen bunları çok mu seviyorsun?” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Nasıl sevmem. Bunlar benim dünyada öpüp, kokladığım iki reyhanımdır!” buyurdu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Hasan bin Ali (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Hasan bin Ali (Radiayallah-u anh)- 2
27 Temmuz 2009Mescid-i Nebevvi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ravda-i Mutahhara
Hasan bin Ali (Radiayallah-u anh)- 2
Eshab-i Kiram (r.anhüm) ın büyüklerinden, en fazla Hadis-i Şerif nakleden Ebû Hureyre (r.a.) anlatır;
-“Hasan (r.a.) ı gördüğümde hep gözlerim yaşlarla dolardı Zira bugünkü gibi hatırlıyorum. Allah-u Teâlâ’nın Resulü (s.a.v.) O’nu kucağına oturturdu. O’da mübarek sakalları ile oynardı.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üç kere şöyle buyurdular;
-“Ben bunu çok seviyorum. Sen de sev. O’NU SEVENLERİ DE SEV!”
Ebû Eyyüb-i Ensari (r.a.) sözlerine şöyle devam etti;
-“Yine Hazret-i Hasan ile Hüseyin (r.anhüm) i kast ederek.”
Buyurdular ki;
-“Allahım ben bu ikisini seviyorum. Sen de bunları sev. Onlardan nefret edenleri sen de SEVME!”
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hazret-i Hasan, Hüseyin, Fatima ve Ali (r.anhüm) yi örtü içine alıp, Ahzâb süresi otuzüçüncü Ayet-i Kerimesini okuyup;
-“Ey Ehl-i Beytim! Allah-u teâlâ sizlerden ricsi Ya’ni her kusur ve kirleri gidermek istiyor ve sizi tam bir taharet ile temizlemek irade ediyor.”
Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Allahım! Benim ehl-i Beytim bunlardır.” Buyurdu.
Hazret-i Hasan henüz akıl balığ olmayan ve Resulullah (s.a.v.) a biat eden ÇOCUKLARDANDI. Sekiz yaşında 11 (M. 632) senesinde önce dedesi Hazret-i Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem), sonra da annesi Hazret-i Fatima-tüz Zehra vefat edince YETİM kaldı.
Bundan sonra babası Hazret-i Ali (r.a.) nin terbiyesinde büyüdü. Hazret-i Hasan (r.a.) beyaz ve güzel yüzlü olup, yüzü resulullah (s.a.v.) ın yüzüne çok benzeyen yedi kişiden biridir. Resulullah (s.a.v.) a bundan çok benzeyen kimse yoktu.
Bir gün Hazret-i Ebû Bekir (r.a.), İkindi namazını kıldıktan sonra yolda oynayan Hazret-i Hasan (r.a.) ın yanına gitti. O’NU OMUZLARINA ALDI. Hazret-i Ali (r.a.) ye dönerek;
-“Ali’ye değil tıpkı Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) e benziyor.” Buyurunca,
Hazret-i Ali (r.a.) tebessüm eti.
Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin (R.anhüm) hakkında başka yazı
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Hasan bin Ali (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu









