‘Menkıbeler’ olarak etiketlenmiş yazılar
Ebû Katâde (Radiyallah-u anhu)- 4
20 Ağustos 2009Biat-i Rıdvan’ın yapıldığı yer (Hudeybiye)
Ebû Katâde (Radiyallah-u anhu)- 4
Hazret-i Ebû Katâde (r.a.), Emr-i Ma’ruf ve Nehy-i an-il-Mümker (iyiliği emredip, kötülükten alıkoyma) farzına çok ehemmiyet verir, Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in sünnet-i seniyyesine son derece riayet ederdi.
O’nun gönlü Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in sevgisiyle dolup taşardı. Hatta Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın yüksek duâlarına kavuşmuşlardır.
Resul-i Ekrem Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) le beraber bir seferde bulunyorlardı.
Resul-i Ekrem Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) binekleri üzerinde idi. Bir ara uyumak istemişlerdi. Bu sırada uyku haliyle biraz eğilmişlerdi.
Ebû Katâde (r.a.) gidip, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın vucudunu kaldırıp, doğrultular. Biraz sonra mübarek bedenleri tekrar eğilmiş, düşecek bir vaziyet almıştı.
Hazret-i Ebû Katâde (r.a.) tekrar kaldırdı.
Sonra Resulullah (s.a.v.) uyanmışlar, kim olduğunu sormuşlar Ebû Katâde olduğunu söylemişti.
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebû Katâde (r.a.) ye şöyle duâ buyurmuşlardı.
-“Ey Ebû Katâde! Sen Allah’ın Resulünü muhafaza ile meşgül oldun. Allah-u Teâlâ’da seni muhafaza eylesin.“
Eshab-i Kiram (r.anhüm) Resulullah (s.a.v.) ın etrafında pervane olmuşlar, onun her sözünü, her haraketini ve tavrını kendilerinden sonradakilere titizlikle, emanet edâ eder gibi aktarmışlardır.
Ebû Katâde (r.a.) rivayet ettiği bazı hadis-i şerifler;
Resulullah ( Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdular ki;
-“Salih rüya Allah-u Teâlâ’dandır. Kötü rüya şeytandandır. Kim sevmediği bir rüya görürse, sol tarafına üç defa tükürsün. Şeytandan da Allah-u Teâlâ’ya sığınsın. Böylece o kötü rüya kendisine zarar vermez.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Katâde (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 2
21 Ağustos 2009Mescid-il Kıbleteyn (Medine-i Münevvere)
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 2
Berâ bin Âzıb (r.a.) Hazreti Ali (r.a.) ile birlikte Cemel, Sıffın ve haricilerle yapılan savaşlarda bulundu. Ebher’i (Kazvin’in batı tarafı) fethetti. Kazvin’i de ele geçirdikten sonra Zincan’a giderek burayı şiddetli bir savaşla aldı.
Hazret-i Berâ bin Âzib (r.a.) hayatının son zamanlarında Kufe’ye yerleşerek dünya işlerinden el çekti. 72 ( M. 691) de Mus’ab bin Zubeyr (r.a.) zamanında burada vefat etti.
Buhari ve Müslim (r.anhüm) kendisinden 305 Hadis-i şerif rivayet etmiştir. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tan, babasından, Hazret-i Ebû Bekir, Hazret-i Ömer, Hazret-i Ali, Ebû Eyyub, Bilâl-i Habeşi (r.anhüm) ve diğer zatlardan rivayette bulundu.
Kendisinden de Abdullah bin Zeyd el-Hatmi, Ebû Cuhayfe (Bunlarla görüşmüştür), Ubeyd, Rebi! Yezid, Lut (Bunlar Hazret-i Berâ’nın oğullarıdır), İbn-i Ebi Leylâ, Adiyy bin Sabit, Ebû İshak, Muaviye bin Süveyd bin Mukarrin, Ebû Bürde (Bu iki zat Ebû Musa (r.a.) nin oğullarıdır.) (r.anhüm) ve diğer zatlar hadis rivayet ettiler.
Hadis ilminde Rey kapısının ilk defa Hazreti Berâ (r.a.) açtı.
Hazret-i Berâ (r.a.), kıblenin eğiştirilmesini şöyle anlatıyor;
-“Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Medine’ye teşrif ettikleri zaman onaltı veya onyedi ay kadar Mescid-i Aksâ’ya doğru namaz kıldı. Halbuki O kıblenin (Mekke’de) Mescid-i Haram’a doğru olmasını arzu ediyordu. Allah-u Teâlâ’nın emriyle kıble Kâ’be’ye doğru oldu.”
-“Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in KIBLE Kâ’be’i muazzamaya doğru kıldırdığı ilk namaz İKİNDİ NAMAZI idi. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) le namaz kılanlardan birisi mescid’den çıktı.”
Yolda giderken bir mescid’de cemaatle namaz kılanlara rastladı ki, onlar rükû’da idiler.
Onlara;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi veSellem) ile beraber Mekke’ye doğru namaz kıldığıma Allah için şehadet ederim.” Deyince, Namazlarını bozmadan oldukları gibi Kâ’be’i muazzama’ya döndüler.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Beyt-i Makdis’e doğru namaz kılarken Yahudilerle diğer ehl-i Kitab bundan hoşlanırlardı. Kıble değişip yüzünü Beyt-i şrife doğru döndürünce bunu beğenmediler.
Kıble değişmeden önce Mescid-i Aksa’ya doğru namaz kılıp, vefat eden kimseler vardı.
Bunlarla ilgili olarak Allah-u Teâlâ;
-“Allah sizin imanınızı (yani ibadetinizi) boşa çıkarmaz.” Ayet-i kerimesini indirdi.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 3
22 Ağustos 2009Biat-i Rıdvan’ın yapıldığı yer (Hudeybiye kuyusu)
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 3
Hazret-i Berâ (r.a.) Uhud harbinde meydana gelen bir hadiseyi şöyle naklediyor;
-“Uhud harbinde Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) e yüzü zırh ile örtülü bir kişi gelerek;
-“Ya Resulallah! Şimdi harb edeyim de sonra mı Müslüman olayım, yoksa hemen mi Müslüman olayım?” diye sordu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Önce Müslüman ol, sonra HARB et.” Buyurdu.
-“Sonra harbe girerek çeşitli kahramanlıklar gösterdikten sonra şehid oldu.”
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Az iş yaptı, fakat çok sevab kazandı.” Buyurdu.
Medine’nin etrafına harb için HENDEK kazılırken Hazret-i Berâ (r.a.), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) halini şöyle anlatır;
-“Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) i HENDEK kazıldığı esnada bizimle birlikte toprak taşırken gördüm. Kucağında taşıdığı toprak mübarek karnının beyazlığını örtmüştü.
-“Bu sırada Hazret-i Abdullah bn Revâha veya Âmir bin Ekva (r.a.) ın bir şiirini söyliyordu.”
-“Ya Rabbi! Sen bize hidayet etmemiş ve doğru yolu gösterip bize rahmet etmemiş olsaydın, biz muhakkak delalette kalırdık.”
-“Üzerimize hücum eden kafirler, sakındığımız fitne ve fesadı bize ulaştırmak istedikleri ve bizimle karşılaştıkları zaman, sen bizim kalblerimize sabır ve rahatlık ver, bizi onlara karşı GÜÇLÜ yap.”
Yine Hazret-i Berâ (r.a.) Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in Hudeybiye’deki Mu’cizesi ile ilgili olarak şöyle bildiriyor;
-“Hudeybiye’de bir KUYU VARDIR. Biz buraya gelince kuyunun suyu tamamen çekerek bir damla su bırakmamıştık. Bu hal, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) a arz edilince KUYUNUN YANINA GELİP KENARINA OTURDU. Sonra içinde biraz su bulunan bir kab istedi. Getirilen su ile abdest aldı. Sonra ağzını çalkaladı, yavaşça DUÂ EDİP, abdest ve çalkantı suyunu kuyuya döktü. Kuyu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın emri ile kısa bir müddet bu halde bıraktık.”
Hazret-i Berâ bin Âzib (r.a.) sözlerine şöyle devam etti;
-“Bundan sonra kuyuda istediğimiz kadar su hasıl oldu. Biz ve hayvanlarımz Hudeybiye’den gidinceye kadar suya kandık.” Buyurmaktadır.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 4
22 Ağustos 2009Biat-ı Rıdvan’ın yapıldığı yer (Hudeybiye)
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 4
Hazret-i Berâ (r.a.) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın hilye-i seâdetleri (dış görünüşü) hakkında;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mübarek yüzü bütün insanların yüzlerinden daha güzeldi. Ahlak ve yaradılış itibariyle de insanların en güzeli idi. Çok uzun boylu olmayıp kısa dahi değil idi. Uzun ile kısa arası bir boyda yaratılmıştı. İki omzunun arası (yani mübarek göğsü) geniş idi. Kulaklarının yumuşağına kadar inen gür saçı vardı.”
Hazret-i Berâ bin Âzib (r.a.) anlatır;
-“Bir gün Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) i kırmızı ve yeşil çizgili bir elbise içinde görmüştüm. Kesin olarak derim ki; GÜZELLİKTE O’NA DENK OLABİLECEK HİÇ BİR KİMSE GÖRMEDİM.”
Ve;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in mübarek yüzü AY GİBİ NURLU İDİ.” Buyuruyor.
Hazret-i Berâ bin Âzid (r.a.);
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yatsı namazımnda “TİN SÛRESİNİ” Okurken dinledim. Daha önce ondan güzel sesli hiçbir kimseyi dinlememiştim.” Diyerek
Peygamberimiz (s.a.v.) in Kur’an-i Kerim okurken bütün insanlardan daha güzel sesle okuduğunu bildiriyor.
Hazret-i Berâ bin Âzib (r.a.) in rivayet etiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın Hazret-i Hasan bin Ali (r.anhüm) yi omzuna alarak;
-“Ya Rabbi! Ben bunu seviyorum, sen de O’nu sev!” diye duâ ettiğini gördüm.
Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdular ki;
-“Ensar kıymetli ve mübarek insanlardır. Onları ancak, Mü’min olan sever ve şüphesiz münafık olan da onlara düşmanlık eder. KİM Ensar’ı severse Allah-u Teâlâ da Onu sever; KİM de Ensar’a düşmanlık eder, sevmezse, Allah-u Teâlâ da ona düşmanlık eder.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdular ki;
-“Selâmi yayınız, Selamet bulursunuz.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) uyumayı istediği zaman elini sağ yanağının altına koyup yatarak şöyle duâ ederdi;
-“Ey Allahım! Kullarını hesap için toplayacağın kıyamet gününde beni azâbından koru!”
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 5
23 Ağustos 2009Biat-i Rıdvan’ın yapıldığı yer Hudeybiye-şemise cami-i)
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 5
Hazret-i Berâ bin Âzib (r.a.) anlatır;
-“Birgün Resulullah efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber Ensar’dan bir zatın cenazesine gitmiştik. Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mübarek başı öne eğik olarak mezarın başına oturarak üç defa;
-“Ya Rabbi! Kabir azabından sana sığınırım.” Buyurduktan sonra,
Şunları anlattı;
-“Mü’min öleceği zaman Allah-u Teâlâ, yanlarında kefen ve güzel koku bulunan, yüzleri güneş gibi parlayan Melekleri gönderir. Onlar bu Mü’mini göreceği bir yerde beklerler. Ruhunu teslim ettiği zaman YER İLE GÖK ARASINDAKİ ve göklerdeki bütün melekler onun için İSTİĞFAR edip, Allah-u Teâlâ’dan onun günahlarını affetmesi için duâ ederler. GÖKLERİN BÜTÜN KAPILARI kendisi için açılır, her kapı kendisinden geçmesini ister. Ruhu Allah-u Teâlâ’nın huzuruna çıktığı zaman;”
Melekler;
-“Ya Rabbi! Bu filan kulunun ruhudur.” Derler.
Allah-u Teâlâ (c.c.);
-“O’nu geri çevirin ve onun için hazırladığım mükafat ve ihsanları kendisine gösterin. Çünkü ben vaat ettim.
(-“Sizi topraktan yarattım ve tekrar toprak yapacağım, t e k r a r t o p r a k t a n ç ı k a r a c a ğ ı m .” Taha suresi Ayet; 55;”) Ruh kabrine döner ve hatta kendisini defnedip dağılanların ayak seslerini dahi duyar.”
-“Melekler son bir sıkıntı olarak onu iyice sıkıştırıp;
-“Rabbim Allah, Dinim İslam ve Peygamberim Hazret-i Muhammed (s.a.v.) der.”
Bu cevabı verince meleklerden birisi;
-“Doğru söyledin.”Der. İşte bu, Allah-u Teâlâ’nın (-“ Allah iman edenlere dünya ve ahiret hayatında o kararlı sözlerinde daima sebât ihsan eder.” İbrahim Surei Ayet 27” Buyurduğu sözün manasıdır.”
Sonra;
-“Karşısına yüzü elbisesi, kokusu güzel birisi gelir.”
Ve;
-“Ni’metleri devamlı Allah-u Teâlâ’nın Cennet ve rahmeti ile sana müjdeler olsun.” Der.
Mü’min kimse;
-“Allah sana hayırlı karşılıklar versin, sen kimsin?”Diye sorar.
O kimse;
-“Ben senin dünyadaki İYİ AMELLERİNİM. Sen daima Allah’a ibadet etmek için koşar, isyana ise tembellik edip yaklaşmazdın. Bunun için Allah-u Teâlâ seni HAYIRLI, GÜZEL Nİ’METLERLE MÜKAFATLANDIRDI.”
Bundan sonra birisi;
-“Buna Cennetten bir köşk getirin ve CENNETTEN KABRİNE BİR KAPI AÇIN.”der. Bir döşek getirilir ve Cennet’e doğru bir kapı açılır.
O mü’min de;
-“Ya Rabbi! Kıyameti çabuk getir de biran öce âileme, çocuklarıma kavuşayım.” Der.
-“Kafir ise;
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 7
24 Ağustos 2009Sevr dağı (Mekke-i Mükerreme)
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 7
Berâ bin Âzib (r.a.) anlatıyor;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) a abdest alırken Selam verdim. Abdestini bitirdikten sonra selamımı aldı. Elini uzatarak benimle müsafeha etti.”
Ben de Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) e;
-“Ya Resulallah, bu Arap olmayanların adeti değil midir?” diye sordum.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Müslümanlar birbirleriyle karşılaştıkları zaman müsafeha ederlerse günahları dökülür.” Buyurdu.
Berâ bin Âzib (r.a.) anlatıyor;
-“Namaz kılmak için ayağa kalktığımız zaman Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) saflar arasında dolaşır, elleri ile göğüslerimize veya sırtlarımıza dokunur, safları düzeltir,”
-“Sonra;”
-“Saflarınız bozuk olmasın, sonra o bozukluk kalblerinize de girer.” Buyururdu.”
Berâ bin Âzib (r.a.) anlatıyor;
Bir köylü, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) a gelip;
-“Ya Resulallah! Beni Cennete götürecek bir ameli bana öğret.” Deyince,
Peygambr Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
-“Aç kimseleri doyur, susuz olana su ver, Emr-i ma’ruf ve nehy-i münker yap, yani Allah-u Teâlâ’nın emirlerini, iyi amelleri insanlara öğret, haram ve yasak olan kötü şeyleri de insanlardan men’et. Bunlara gücün yetmezse hayırlı, güzel olmayan sözlerden dilini sakındır.” Buyurdu.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kurban bayramı hutbesinde şöyle buyurdu;
-“Bu günümüzde bizim yapacağımız ilk şey, namaz kılmaktır. Bundan sonra evlerinize dönüp, kurban kesmektir. Her kim böyle yaparsa sünnetimize uygun iş yapmış olur.”
Bir gün Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hazret-i Berâ (r.a.) ya duâ öğretti.
Hazret-i Berâ (r.a.), duâ’yı tekrarlarken;
-“ ‘Nebiyyeke’ yerine ‘Resulike’ okuyunca
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Hayır (Resulike) deme, (Nebiyyike) diyerek oku.” Buyurdu.
Böylece duâ’nın değişirilmesine müsaade etmedi.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 8
25 Ağustos 2009Biat-i Rıdvan’ın yapıldığı yer (Hudeybiye)
Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu)- 8
Hazret-i Berâ bin Âzib (r.a.) Hudeybiye andlaşmasını şu şekilde anlatıyor;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hicretin altıncı senesinde Zilka’de ayında Umre yapmak için Mekke’ye gitmişti. Fakat müşrikler Peygamberimiz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in Mekke’ye girmesine mâni olmuşlardı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlarla ERTESİ SENE MEKKE’DE UMRE İÇİN ÜÇ GÜN KALMAK ŞARTI İLE Hudeybiye’de bir andlaşma yaptı.”
Müslümanlar andlaşma kağıdını Haret-i Ali bin Eb-i Talib (r.a.) e;
-“Bu andlaşma, Muhammed Resulullah (s.a.v.) tarafından barış yapılan maddeleri ihtiva etmektedir.” Şeklinde
Peygamberimiz (s.a.v.) in ‘Resulullah’ Ünvanını yazdırmişlardı.”
Müşrik heyetinde bulunanlar Resul-i Ekrem (s.a.v.) e;
-“Biz senin Peygambrliğini kabul etmiyoruz. Eğer seni Resulullah (s.a.v.) olarak tanıyıp tasdik etmiş olsaydık, senin Mekke’ye girmene mani olmazdık. Sen sadece Abdullah’ın oğlu Muhammed’sin” dediler.
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) da bunlara karşılık;
-“Beni yalanlasanız da Ben Resulullahım, Muhammed bin Abdullah’ım (s.a.v.)” buyurdu.
Bundan sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hazret-i Ali (r.a.) ye;
-“Resulullah (s.a.v.) kelimesini sil!” buyurdu.
Hazret-i Ali (r.a.);
-“Allah-u Teâlâ’ya yemin ederim ki, ben senin Resulullah (s.a.v.) ünvanını silmem.” Dedi.
Bunun üzerine Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) andlaşma yazısını alarak;
-“Bu andlaşma Muhammed bin Abdullah tarafından barış yapılan şu maddeleri ihtiva eder.” Diye yazıldı.
Bu maddeler;
-“Mekke’ye silahla girilmeyecek, ancak kılıfı içinde getirilebilecek, mekke’lilerden bir kimse Muhammed (s.a.v.) e tabi olmak isterse (Müslüman olursa), mekke’den çıkıp Medine’ye gidemiyecek ve Muhamnmed (s.a.v.) in Eshabından birisi Mekke’de kalmak isterse buna mani olunmayacaktır.”
-“Ertesi sene Resulullah (s.a.v.) Mekke’ye Umre yapmak için geldi. Andlaşmada belirtilen üç gün biterken,”
Müşrikler Hazret-i Ali (r.a.) ye gelerek;
-“Andlaşma müddeti geçti. Şimdi Peygamber (s.a.v.) ine söyle de Mekke’den çıksın!” dediler.
-“Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de üç gün tamamlanınca Eshab-i Kiram ile beraber Mekke’den ayrıldılar.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Berâ bin Âzib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Büreyde bin Hasib (Radiyallah-u anhu);
26 Ağustos 2009Kâ’be-i Muazzama (Rahmet oluğu)
Büreyde bin Hasib (Radiyallah-u anhu);
Eshab-i Kiram (r.anhüm) in büyüklerinden. Horasan taraflarında vefat eden SON SAHABİ.
İsmi Bureyde bin Eslem’dir. Meşhur olan, künyesinin Ebû Abdullah olduğudur. 63 (M. 683) tarihinde, Yezid zamanında vefat etti. Abdullah ve Süleyman isminde iki oğlu vardır. Bedir savaşından önce Müslüman oldu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), beraberinde Ebû Bekr-i Sıddık (r.a.) ve onun azaldı kölesi Âmir bin Fuheyre (r.a.) olduğu halde, Medine-i Münevvere’ye doğru gidiyorlardı.
Bu sırada Mekke Müşrikleri, onları yakalamak için harakete geçtiler. Her tarafı aramaya başladılar. Yaklayıp getirene büyük mükafatlar vad ediyorlardı.
Hicret yolu üzerinde bulunan kabileler, bu iş için tam seferber olmuşlardı. Bureyde bin Elsem (r.a.) de kendi kabilesinden yetmiş kişiyle beraber bu işin peşine düşmüştü.
Karşılaştıkları zaman, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona;
-“Sen kimsin?” diye sordular.
Karşıdan;
-“Büreyde.” Cevabını alınca
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) e dönüp;
-“Ya Ebû Bekir içimiz serinledi ve iyi oldu.” Buyurdular.
Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Kimlerdensin?” diye sual ettiler.
Karşıdan;
-“Eslam kabilesindenim.” Deyince
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Selametteyiz.” Buyurdular.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Tekrar;
-“Eslem’in hangi kolundan?” diye sordular.
Karşıdan;
-“Sehm kolundan.” Diye cevap alınca;
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Büreyde bin Hasib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Büreyde bin Hasib (Radiyallah-u anhu)- 2
26 Ağustos 2009Kâ’be-i Muazzama
Büreyde bin Hasib (Radiyallah-u anhu)- 2
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) e bakarak;
-“Ya Ebâ Bekir senin nasibin çıktı.” Buyurmuşlardı
Bu sefer Büreyde (r.a.), Resulullah Efendimz (s.a.v.) e;
-“Ya sen kimsin?” dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Allah-u Teâlâ’nın Resulü Muhammed.” Buyurunca;
Büreyde (r.a.);
-“Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulüh.”; (Ben şehadet ederim ki,Allah-u Teâlâ’dan başka ilah yoktur Muhammed (s.a.v.) O’nun kulu ve Resulüdür.)”
Diyerek o ve yanındekiler de iman ettiler.
Büreyde (r.a.);
-“Allah-u Teâlâ’ya hamd ve senalar olsun ki bizler zorla değil, İSTİYEREK MÜSLÜMAN OLDUK.” Buyurdu.
Büreyde (r.a.) ertesi gün;
-“Ya Resulallah! Yanınızda sancak olmadan Medine’ye teşrif etmeniz uygun değildir.”
Diyerek başındaki sarığı, sancak gibi, mızrağın ucuna bağlamıştır.
Büreyde hazretleri Medine’yi Münevvere’ye kadar Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın önlerinde, Livâ-i Muhammed’yi (sancağı) taşımıştır.
Hazret-i Büreyde (r.a.), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber bir çok muharebelere katılmış Mekke’nin fethinde bulunmuştur.
Ayrıca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in Hazret-i Halid bin Velid komutasında Yemen taraflarına gönderdiği ordu da yerini almıştır.
Hazret-i Büreyde (r.a.) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın son zamanlarında Usâme (r.a.) kumandasında Şam tarafına gönderildiği orduda SANCAK taşımıştır.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın vefatından sonra Eshab-i Kiram (r.anhüm) çoğunlukla İslâmi yaymak ve hizmet için etrafa dağılmışlardı.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Büreyde bin Hasib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Büreyde bin Hasib (Radiyallah-u anhu)- 3
27 Ağustos 2009Sevr dağına tırmanış (Mekke-i Mükerreme)
Büreyde bin Hasib (Radiyallah-u anhu)- 3
İşte İslâm’a hizmet ve Onu her tarafa yayma aşkı ve ateşi ile ruhu yanan, Bu büyük sahabi Hazret-i Osman (r.a.) zamanında, Horasan’a gönderilen ordu içerisinde de yerini almıştır.
Büreyde (r.a.) çok Hadis-i şerif ezberledi. 164 hadis-i Şerif rivayet etti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tan doğrudan rivayette bulunmuştur.
İki oğlu Abdullah bin Evs-i Huzai, Şa’bi Melik b. Usâme (r.anhüm) kendisinden Hadis öğrendiler.
Büreyde Hazretleri (r.a.), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın, daima mübarek nazarları karşısında bulunma seadetine kavuşan, istediği zaman huzurlarına girip çıkabilen büyük bir Sahabidir.
Eshab-i Kiram (r.anhüm) ı HAYIRLA ANARDI. Hazret-i Ali (r.a.), Hazret-i Osman (r.a.), Talha ve Zübeyr (r.anhüm) hakkında düşüncesini soranlara, her birisi için
-“Allah-u Teâlâ rahmet eylesin.” Buyurmuştur.
Ebû Büreyde Hazretleri (r.a.) nin bizzat işitirek rivayet ettiği Hadis-i Şeriflerden bazıları şunlardır;
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;
-“Kim Kur’an-i kerim’i okur, onu dünya kazancı için vasıta yaparsa, kıyamet gününde, yüzü, etten soyulmuş bir kemikten ibaret olarak Arasat meydanına gelir.”
Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;
-“Kabir ziyaretini size yasaklamıştım. Bundan sonra ziyaret edebilirsiniz. Böylece ibret alır, gafletten kurtulursunuz.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;
-“Münafık adamlara, seyyid yani Efendi, tabirini kullanmayınız (Hürmet göstermeyiniz) Çünkü onlar, Seyyid olur, başkalarından üstün sayılırsa, Allah-u Teâlâ’nın gazabına celbetmiş olursunuz.”
Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;
-“Karanlıkta, mescidlere fazla gidenlere, kıyamette tam bir NUR’A kavuşacaklarını müjdeleyiniz.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Büreyde bin Hasib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu









