‘takva’ olarak etiketlenmiş yazılar

Tasavvuf’un hakikati

14 Kasım 2008

Bor-e Beşire Mecido Girnavas (Nusaybin)

Tasavvuf’un hakikati;

Hamd tüm alemi sevgi üzerinde var eden, dünyayı kendisini çok seven ve O’nun tarafından çok sevilen dostları ile şereflendiren, böylece insanlar üzerindeki rahmetini gösteren Yüce Allah-u Teala’ya, salat ve selam sevginin en yüce öğretmeni, tüm aşıklarının serveri, alemin gözbebeği, en çok sevilen kul olan yüce Resul Hz. Muhammed Mustafa’ya (Sallallahu eleyhi ve sellem) ve onun aşkıyla yanıp tutuşan ariflerin, kendilerine silsilelerini bağladıkları ashabı güzinine ve pak ehl-i beytine olsun.

Değerli okuyucu;

Tasavvuf un hakikatını anlamak istiyorsan Bu yolda uzun ömürler harcayan Allah (c.c.) sevgili veli kullarının menkıbelerine, kitablarına bir bakman lazım ki daha çok anlayasın. İşte tasavvufu bizzat yaşayan sevgili veli kulların menkıbelerından bazı ibretli sözler aşağıya çıkarılmıştır.

Murşidim olan Muhammed el Haznevi hazretleri (k.s.) der ki;

İmam-i Hanefi (r.a.) şöyle buyuruyor:

“Eğer İmam-i Cafer-i Sadık (r.a.) ile geçirdiğim iki sene olmasaydı “Numan” helak olmuştu.”

İmam-ı A’zem (r.a.) böyle buyurarak tasavvuf’un ehemmiyetini belirtmiştir.

Gene Muhammed El Haznevi (k.s.) der ki;

İmam-ı Şafii (r.a.) şöyle buyurmuştur:

“Hem alim ol, hem de mutasavvıf, eğer sadece alim olur da tasavvuf ehli olmazsan, kalbin katı olur. Eğer tasavvuf ehli olur da ilim sahibi olmazsan, sen zaten yolu kaybetmişsin, bu halinle başkalarına nasıl yol göstereceksin?”

Zamanın Baz-ul Eşheb lakaplı Üstün sıfatlarla donatılmış olan Şeyh İzzeddin El-Haznevi k.s. Hazretleri şöyle buyurdu.;

-“Allah ilmiyle amel edene, bilmediğini öğretir. Eğer evliya, nüceba, nükeba, ebdal, aktap, evtad denilen büyük zatlar olmazsa dünya harap olur, hayat durur, felaketler ardı ardına gelir.”

-“Çünkü insan ibadet için yaratılmıştır. Gerçek ibadeti yapanlar ise evliyaullah kesimidir. Diğer insanlar onların bereketi ile yaşamaktadırlar. Altın korunurken kabı da korunur. Ürün almak için tohum tarlaya bakılır. Balta için sapı saklanır.”

-“Evliyaya yanaşın. Allah’ın lütfunu göreceksiniz. Ehadiyyet güneşinden nur ışınlarını müşahede edeceksiniz.”

Yüce Allah (c.c.) mealen;

-‘Şüphesiz Allah iyilik yapanlarla ve muttaki olanlarla bereberdir.’ buyurmaktadır.”

Allah-u teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri tasavvuf ehli olan bu veli kullar hürmetine sahih akıl, birlik ve beraberlik ihsan eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bor-e Gündük (Nusaybin)

Feth-i Musuli (Radiyallah-u anh)- 2;

Ebu Abdullah bin Cella (r.a.) anlatır;

Sırrı-yi Sekati (r.a.) nin evinde idim. Gece yarısından sonra giyinip, ridasını (cübbesini) üzerine aldıktan sonra dışarı çıktı.;

-“Nereye gidiyorsun?” deyince

Sırrı-yi sekati (r.a.);

-”Feth-i Musuli (r.a.) yi ziyarete gidiyorum.” Dedi.

Evden dışarı çıkar çıkmaz zaptiye çavuşu kendisini yakalayıp hapse attı. Gece gündüz yakalanan bütün tutukluların kırbaçlanması emr edildi.

Sırrı-yi Sekati (r.a.) kırbaçlamak için elini kaldıran celadin eli havada kaldı.

-“Niçin vurmuyorsun?” diye sorduklarında,

Gardiyan;

-“Bir şahıs karşımda durup, ‘SAKIN VURMA’ diyor. Bu yüzden elime hakim değilim.” Dedi.

Baktıkları zaman bu şahsın Feth-i Musuli (r.a.) olduğunu gördüler. Sırrı-yi Sekati (r.a.) yi onun yanına götürürp salıverdiler.

Feth-i Musuli (r.a.) bir gün Kurban Bayramında mahalle arasında gidiyordu. İnsanların kurban kestiklrini görünce;

-“Ya Rabbi! Senin için kurban edecek bir şey’imin olmadığımı biliyorsun. Ancak bende bu vardır.” Deyip parmağını boğazına koydu ve düştü.

Gelip baktılar Vefat ettiğini gördüler. ‘BOĞAZINDA YEŞİL BİR ÇİZGİ VARDI.’

Vefatından sonra Feth-i Musul (r.a.) yi rü’yada görenler;

-“Allah-u Teâlâ sana ne yaptı.” Dediler.

Buyurdu ki;

-“Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.), bana niçin o kadar ağladın?” buyurdu.

Ben de;

-“Günahlarımın ve kusurlarımın mahcubiyetinden ağlıyordum.” Dedim

-“Ey Feth! Bu çok ağlaman sebebiyle, GÜNAHINI YAZAN MELEĞE SANA GÜNAH YAZMAMASINI EMRETMİŞTİM” Buyurdu.

Feth-i Musuli (r.a.) buyuruyor;

-“Allah-u teâlâ’yı arzu eden, ondan gayri her şeyden yüzünü çevirir.”

Yine Feth-i Musuli (r.a.) buyuruyor;

-“Kalbine DİKKAT VE TEVECCÜH edenen kalbinde, Allah-u Teâlâ’nin SEVGİSİ MEYDANA GELİR.”

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Evliyaların büyüklerinden olan Feth-i Musuli hazretlerinin yüzü suyu hürmetine Dünyada sıhhat, afiyet ve huzur içinde imanla ahrete intikal etmeyi nasıb eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Girnavas tepesi (Nusaybin)

Ömer bin Abdülaziz (Radiyallah-u anh)- 22

Ömer bin Abdülaziz (r.a.) başka birisine ise mektubunda;

-“(Şöyle düşünün) Sanki kullar, Allah-u teâlâ’nın huzurundalar. Allah-u Teâlâ onlara yaptıkları amelleri haber veriyor. Kötülük yapanları, bu işlerinden dolayı cezalandırıyor. İyilik yapanları da mükafatlandırıyor. Öyleyse Allah-u Teâlâ’dan korkun.”

-“Allah-u teâlâ’nın verdiği iyilik ve ihsanlara karşı ŞÜKÜR VAZİFESİNİ YERİNE GETİRİN. Nİ’METLERE ŞÜKREDİN. Çünkü ni’metlere şükr etmek o ni’meti artırır. Kendisinden kaçmak mümkün olmıyan ve ne zaman geleceği belli olmıyan ÖLÜMÜ ÇOK HATIRLAYIN. KIYAMET GÜNÜNÜ VE O GÜNÜN ŞİDDET VE DEHŞETİNİ DE HATIRLAYIN. Bunları çok hatırlamak, dünyanın geçici ve aldatıcı güzellik ve lezzetlerine, aldanmaktan korur. DÜNYADA, KULLUK VAZİFESİ OLARAK EMREDİLDİĞİN İŞLERE DİKKAT ET. ONLARIN MUHASEBESİNİ YAP.”

Ömer bin Abdülaziz (r.a.) şöyle buyurdu;

-“Sizden öncekilerin kabul ettikleri bilgileri alınız. Onların söylediklerine mıhalif, zıt olanları almayın. Çünkü; ÖNCE GEÇEN BÜYÜKLER SİZDEN DAHA HAYIRLIDIR.”

Ömer bin Abdülaziz hazretleri (r.a.), veliahd Yezid bin Abdülmelik’e şöyle yazdı;

-“Bismillahırrahmanırrahim. Mü’minlerin emiri Ömer bin Abdülaziz’den, Yezid bin Abdülmalik’e. Sana selam eder ve sana kandisinden başka ilah olmayan Allah-u Teâlâ’ya hamdimi bildiririm. Ben hastayım. Ağrı ve sızıya tutuldum. Buna rağmen üzerime aldığım işlerden mes’ülüm. Allah-u teâlâ yarın beni bunlardan hesaba çekecek, orada yaptıklarımı gizliyemiyeceğim. Eğer Rabbim, benden razı olursa, ancak orada zelil ve hakir olmaktan kurtulurum. Eğer benden razı olmazsa, yazık bana. O zaman benim halim nasıl olur. Allah-u Teâlâ bizi, yüce rahmetiyle CEHENNEMDEN MUHAFAZA BUYURUP, RIZASINA KAVUŞTURSUN. Bu bakımdan sana Allah-u Teâlâ’dan korkmanı, haram kıldığı şeylerden sakınmayı tavsiye ederim. İNSANLAR HAKKINDA ALLAH-U TEÂLÂ’DAN KORK, ZULÜM VE HAKSIZLIKTAN UZAK DUR.”

-“En güzel söz Allah-u Teâlâ’ya Hamdetmek (Elhamdülillah demek) ve O’nu anmaktır. KİM CENNETİ SEVİYORSA, CEHENNEMDEN KAÇAR. Şimdi ecel gelmedeni, ameller sona ermeden, Allah-u Teâlâ insanları ve cinleri hesaba çekmek için huzuruna getirmeden önce, tövbeyi fırsat bilmeli ve af ve mağfirete kavuşmayı kazanç bilmelidir.”

-“Kıyamette, hesab gününde, mazeret kabûl edilmez. O ZAMAN GİZLİ ŞEYLER ORTAYA ÇIKARILIR. HERKES BAŞININ ÇARESİNİ ARAR. İnsanlar, amelleriyle gelirler. Herkesin amellerine göre durumu ayrı ayrıdır o gün dünyada, Allah-u Teâlâ ve Resûlünün (Sallallahu aleyhi ve selem) emirlerine uyup, yasaklarından uzak kalmış olanlara ne mutlu. Dünyada Allah-u Teâlâ’ya isyan ederek ahrette göçenlere o gün çok yazık. Onların o gün çok acınacak halleri var. Allah-u Teâlâ seni, zenginliklerle imtihan ederse, ONDA ORTA YOLU TUT. Onu Allah-u Teâlâ’nın rızasına uygun, yerlere sarfet, ondan fakirleri de faydalandır. Allah-u Teâlâ’nın emri olan zekatını ver. SAKIN ÖVÜNME. KENDİNİ BEĞENME, KENDİNİ BAŞKALRINDAN ÜSTÜN GÖRME.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ömer Bin Abdülaziz (Radiyallah-u anhu) hurmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Kalecik (kelehi) köyü civarı Nusaybin

Abdullah bin mübârek (Radiyallah-u anh)- 2

Takvası (haramlardan kaçması) çok fazla idi. Bir defasında yolda bir yerde konakladı. İyi bir atı vardı. Kendisi namazda iken atı başkasına ait otlaktan yedi. Namazı bitirince atı otlak sahibine hediye edip, yaya olarak yoluna devam etti.

Hakkında söylenenler;

İbn-i Hibban (r.a.);

-“O’nda kendi zamanında, ilim ehlinden hiç bir kimsede bir araya toplanmamış olan güzellikler vardır.”

İsmail İbn-i İyas (r.a.);

-Yeryüzünde Abdullah bin Mübarek gibisi yoktur. Allah-u Teâlâ yarattığı her güzel hasletten O’na da vermiştir.”

Abdullah bin Mübârek (r.a.) in talabelerinden el-Fedl İbn-i Musa (r.a.) ve Muhalled İbn-i Hüseyn (r.a.) ve başkaları bir araya geldiler;

-“Haydi İbn’ül-Mübârek (r.a.) in güzel sıfatlarını sayalım.” Dediler.

Sonra hepsi de;

-“O ilmi,edebi, fıkhı, nahvi, lügati, şiiri, fesahati, zühdü, vera’ı, insafı, gece kalkmayı, haccı, gazâyı, biniciliği, kahramanlığı ve faydasız konuşmayı terk etmeyi, arkadaşlarına muhalefet etmemeyi bir arada toplamıştır.” Dediler.

Abbas İbn-i Mus’ab (r.a.) da ilave ederek;

-“Hadis, fıkhı, Arapçayı, şecaati, ticareti, cömertlik ve yanlarında yokken, arkadaşlarına muhabbeti bir araya getirmiştir.” Demiştir.

Abdullah İbn-i Muhammed-Addafif (r.a.);

-“Ben İbn-ül Mübârek (r.a.) i dinledim. O BİZE GÖRE İNSANLARIN EN YÜCESİ VE ONLARIN İÇİNDE KENDİ ZAMANINDAKİ İHTİLAFLARI EN İYİ BİLENDİR.”

Şuayb İbn-i Harb (r.a.);

-“Abdullah İbn’ül-Mübârek (r.a.) le kim karşılaşırsa, şeref kazanır. Çünkü o, zamanındakilerin hepsinden üstün vasıflara sahib bir insandır.”

Süfyan-i Servi (r.a.);

-“Bütün ömründe, tek bir sene Abdullah bin Mübârek (r.a.) gibi olmayı arzu ederim. Maalesef, üç gün bile öylesine geçim yetmez.”

Yahya İbn-i Main (r.a.);

-“Abdullah bin Mübârek zeki, iyi tesbit edici, güvenilir (sika) hadisleri sahih olan bir âlimdir. Rivayet ettiği yazılı hadisleri yirmi veya yirmibir bindir.” Demişlerdir.

Devam edecek…

İslâm âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Mübârek (Radiyallah-u anhu) hurmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bore Beşire Mecido Girnavas mevki-i Nuasaybin

Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu);

Eshab-i Kiramın büyüklerinden Amr bin Âs (r.a.) ın oğlu babasından önce iman etmekle şereflendi.

Adı Abdullah bin Amr bin Âs bin Vail bin Haşim bin Said bin Sehm bin Amr bin Haris bin Ka’b bin Lüey el-Kureyşidir.

Müslüman olmadan önce adı Âs idi. Peygamberimiz (s.a.v.) Abdullah olarak değiştirdi. Künyesi, Ebû Muhammed ve Ebû Abdurrahman’dır.

Annesi, Râite binti Münebbih bin Haccac bin Âmir bin Huzeyfe bin Sa’d bin Zehm’dir. Hanımı Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in amcası oğlu, Abdullah bin Abbas (r.a.) kızı Umre (r.anha) idi. O Salih hanımdan oğlu Muhammed dünyaya geldi.

Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) babası Amr bin Âs (r.a.) dan 12 (oniki) yaş küçüktü. Yaklaşık 100 yaşında iken 65 (M. 684) yılında Şam’da vefat etmiştir.

Vefat tarihi ve yeri hakkında değişik rivayetler bulunup, Mekke, Tâif, Filistin ve Mısır’da da denilmiştir.

Eshab-i Kiram (r.anhüm) arasında büyük âlim, ibadet ve zühdü çok olan bir zatdı. Kur’an-i Kerim’in tamamını ezberleyen hafızlardandı.

Resulullah Efendimiz (s.a.v.) den çok hadis-i rivayet etmiştir. Ömrünün tamamını ibadet yapmakla geçitmiştir.

Gece sabahlara kadar namaz kılar, gündüzleri de oruç tutardı. Kur’an-i Kerim’i, çok okurdu. Hatta o kadar ki, geceleri lambayı söndürür, daima ağlardı. Ağlamaktan gözleri hastalanmış, ömrünün sonuna doğru görmez olmuştu.

Annesi, Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) için göz ilacı ve sürme yapar, o’na verirdi.

Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.), Bedir ve Uhud harbinden başka bütün harplerde Hazret-i Peygamberimiz (s.a.v.) in yanında bulunmuştur.

İlk iki harbe, yaşının küçük olması sebebiyle katılmadı. Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında bir çok gazâlara ve seriyyelere süvari olarak katıldı.

Son derece cömert olduğundan eline geçen her şeyi, hemen dağıtır ve herkesi memnun ederdi.

Katıldığı harplar hakkında, açıklayıcı geniş bilgi bulunmamakla beraber, bir çok Hadis-i Şerif’te, onun harbe katılacak askerleri ta’lim ile harbe hazırlamak gibi mühim vazifeleri ifâ ettiği anlaşılmaktadır.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Asma (ŞAPİRZEN)

Ebû Hureyre (Radiyallah-u anhu)- 10

“Mü’minlerin îmân bakımından en mükemmel olanı, ahlâkı en iyi olanlarıdır ve hayırlı olanlarınız da, kadınlara karşı hayırlı olanlardır”

 “Allaha ve Kıyâmet Günü’ne îmân edenler, komşusuna eziyet etmesin. Allaha ve Âhıret Gününe imânı olan, misafire ikram etsin. Allaha ve Âhıret Gününe îmân etmiş olan, ya hayır söylesin ya sussun.”

 “Kadın dört şey için nikâh edilir. Malı, soyu, güzelliği ve dini. Sen dindar kadını seç, mes’ûd olursun.”

 “Yedi sınıf insan vardır ki, Allahü teâlâ onları hiç bir gölge bulunmayan günde (Kıyâmet Gününde) Arş’ının gölgesinde gölgelendirir. Adaletli Devlet Reisi, Allaha ibâdet ederek büyüyen genç. Kalbi mescidlere bağlı olan kimse, Allah için sevişen ve bu uğurda birleşip bu sevgi ile ayrılan iki kişi, mevki sahibi olan güzel bir kadın tarafından zinaya çağırıldığı halde “Ben Allah’tan korkarım” cevabı ile mukabale eden kimse, sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak surette gizli sadaka veren kimse, tenha yerde Allahı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan kimsedir, “

 “Sadaka, malı eksiltmez, insan afvettikçe Allah da onun izzetini ve şerefini arttırır. Her kim Allah için tevazu ederse, Allah onu yükseltir.”

 Birgün Eshâb-ı kirâma karşı “Müflis kime denir biliyor musunuz?” buyurunca, Eshâb-ı kirâm “Parası ve malı olmayan kimseye diyoruz.” dediler. Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Hureyre (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Sevr mağarası yolu (Mekke)

Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 16

Ebû Zer hazretleri devam ederek, Peygamber efendimize (s.a.v.) Peygamberler ve onlara gönderilen kitaplar hakkında da suâller sorup aldıktan sonra, Sözüne şöyle devam etmiştir. Yâ Resûlallah bana nasihat et dedim. “Sana Allah’tan korkmayı tavsiye ederim, işin başı budur.” Yâ Resûlallah biraz daha dedim. “Sana Kur’ân-ı kerîmi okumayı tavsiye ederim. O senin için yeryüzünde nur, gökte meleklerin övgüsüdür” buyurdu. Biraz daha dedim. “Çok gülmeyi terk et, çok gülmek kalbi öldürür, yüzün nurunu giderir.” buyurdu. Biraz daha nasihat buyur, Yâ Resûlallah dedim. “Susmayı tercih et sadece hayır söyle, bu şeytanı sSenden uzaklaştırır dîne uymakta sana yardımcı olur.” buyurdu. Biraz daha Yâ Resûlallah dedim. “Cihad et, çünkü cihad ümmetimin zühdüdür.” buyurdu. Biraz daha dedim. “Miskinleri (fakirleri) sev, onlarla bulun.” buyurdu. Biraz daha Yâ Resûlallah dedim. “Kendinden aşağı olanlara bak, senden üstün olanlara bakma, çünkü içinde bulunduğun hal senin için nimettir” buyurdu. Biraz daha Yâ Resûlallah dedim. “Akrabanı ziyâret et, onlar seni ziyâret etmeseler de.” buyurdu. Biraz daha Yâ Resûlallah dedim.“Allahü teâlâya itaat et, kınayanların kınamasına aldırma” buyurdu. Biraz daha nasihat et, Yâ Resûlallah dedim. “Acı da olsa Hakkı söyle” buyurdu. Biraz daha istedim. Sonra da elini göğsüme koydu ve şöyle buyurdu. “Tedbir almak gibi akıllılık yoktur. Haramlardan el çekmek gibi vera yoktur. Güzel ahlâk gibi de soyluluk yoktur.” buyurdu.

KAYNAKLAR

1) Hilyet-ül-evliyâ cild-1, sh-156

2) Tabakât-ı İbn-i Sa’d cild-1, sh-219, cild-2, sh-354.

3) El-A’lâm cild-2, sh-140

4) Tehzîb-üt-tehzîb cild-12, sh-90

5) El-İsâbe cild-4, sh-62

6) El-İstiâb cild-4, sh-61 (İsâbe kenarında)

7) Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye sh-1002

8) Eshâb-ı Kirâm sh-331

9) Şezerat-üz-Zeheb cild-2, sh-39

10) Cami’u kerâmât-il evliyâ cild-2, sh-83

11) Tezkiret-ül-Huffâz cild-1, sh-17

12) Kâmûs-ul A’lâm cild-2, sh-716

13) Sahîh-i Buhârî, fedâil-ül-eshâb 11, Menakıb-ul-ensâr 33

14) Sahîh-i Müslim Fedâil-ul-eshâb 132

15) Müsned-i Ahmed bin Hanbel cild-5, sh-155

CİLD 1

288-293

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Revda-i Muttahhara (Medine-i Münevvere)

Ammar bin Yâser (Radiyallah-u anh)- 4

İbn-i Abbas’ın rivâyetine göre “Hiç (evvelce) küfürlü ölü olup, (sonra) kendisini hidâyetle dirilttiğimiz ve ona insanlar arasında da bir nûr (imân) verdiğimiz kimse; karanlıklar içinde (küfürde) kalmış olan ve ondan bir türlü çıkamayan kimse gibi olur mu?” âyet-i celîlesinde karşılaştırılan iki kişiden ilki Ammâr bin Yâser, ikincisi, Ebû Cehl’dir.

 Hz. Ammâr’ın faziletleri çoktur. Hakkında hadîs-i şerîfler vardır.

 “Ammâr’a düşman olana Allahü teâlâ düşman olur. O’na buğz edene, Allahü teâlâ buğz eder.”

 “Cennet; Ali, Ammâr, Selmân ve Bilâl’i şiddetle arzu etmektedir.”

 “Her Peygamberin seçkin yardımcı ve yakınları yedidir. Benimki ondörttür. Bunlar: Hamza, Ca’fer, Ebû Bekir, Ömer, Ali, Hasan, Hüseyin, Abdullah bin Mes’ûd, Selmâan, Ammâr, Ebû Zer, Huzeyfe, Mikdâd ve Bilâl’dir.”

 Resûl-i Ekrem efendimizden 62 hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir. Sahih-i Buhârî ve Müslim’de 7 hadîsi vardır.

Ammâr bin Yaver’in bilinen çocukları Muhammed bin Ammâr ile Ümmü’l-Hakem adında bir kızıdır. Oğlu Muhammed bin Ammâr bin Yâser, hadîs ilminde sika (güvenilir sağlam) sayılmaktadır.

 KAYNAKLAR

1) Tabakât-ı İbn-i Sa’d cild-3, sh-246

2) Eshâb-ı Kirâm sh-312

3) Sîret-i İbn-i Hişâm cild-1, sh-343

4) Ensâb-ül-eşrâf cild-1, sh-156

5) Müsned-i Ahmed bin Hanbel, cild-1, sh-9S, 123, 125, 404       

Cild 1

Sh;224-226

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ammar bin Yâser (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu