‘İmami Hambeli (r.a.)’ olarak etiketlenmiş yazılar
Allah Korkusu 3
24 Haziran 2008Çağ-Çağ dersinde küçük bir şelale (Nusaybin)
Avn bin Abdullah (r.a.) der ki;
-“İnsanların, Allah (c.c.) korkusundan gözlerinden yaş akıp vucudun bir yerine isabet ederse, orasını Allah (c.c.) cehenneme haram kılar…
Resülullah (a.s.v.) ın göğsünde ağlamaktan meydana gelen ateşte kaynayan bir tencerenin sesi gibi ses vardı.
Kündi (r.a.) der ki;
-“Allah (c.c.) korkusundan ağlamaktan meydana gelen bir damla yaş deryalar gibi cehennem ateşini söndürür.
İbni Semmak (r.a.), nefsini azarlayıp şöyle derdi:
-“Sen zahidler gibi konuşursun, münafıkların işlediği gibi işlersin. Bununla beraber cennete girmeyi istersen. Heyhat. Heyhat… Cennete öyle başka zümreler için hazırlanmıştır ki, onların bizim amellerimizden bambaşka amelleri vardır.
Süfyan-i Servi (r.a.) den rivayet edilir.
Der ki:
Cafer-i Sadık (r.a.) ın yanına girdim ve dedim ki:
-“Ey Allah’ın Resülunun (a.s.v.) torunu bana vasiyet et.
Cafer-i Sadık (r.a.) bana dedi ki;
-“Ey Süfyan: yalancıda, insanlık yoktur. Hased edende de rahatlık yoktur . Zayifin dostu da yoktur. Kötü huylu olan büyük kişi olamaz..
Ben kendisine:
-”Ey Allah (c.c.) ın Resülunun (a.s.v.) torunu, daha çok söyle bana.” dedim.
Cafer-i Sadık (r.a.) dedi ki;
-“Ey Süfyan: Allah (c.c.) ın haram kıldığı şeylerden kendini çek ki; Abid olasın, Allah’ın sana verdiğine razı ol ki; Müslüman olasın, insanlardan kimler seninle sohbet etmeği severse sen de onlarla sohbet et ki; mü’min olursun. Facir ile arkadaşlık etme ki; fıskı fücurunu sana da öğretir. (kişi dostunun dini üzeredir. Sizden biriniz kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.) İşlerinde Allah’tan korkanlarla müşavere et.
Ben dedim ki:
-“Ey Allah (c.c.) Resülunun (a.s.v.) torunu Bana daha fazlasını söyle:
Cafer-i Sadık (r.a.) dedi ki;
-“Ey Süfyan; kim ki, kabilesiz izzet sahibi, kuvvetsiz de heybet sahibi olmak isterse, Alla(c.c.) a İsyan etmesin. Zelilliğinden çıkıp, Allah’a itaat etsin. dedi.
Ben dedim ki;
-”Ey Allah Resülullah (a.s.v.) ın torunu, bana daha söyle.
Cafer-i Sadık (r.a.) Dedi ki;
-“Babam beni üç şey üzere terbiye etti.”
-”Bana dedi ki: Ey oğlum!”
-”1-Kötü huylularla dostluk yapan Selamat bulamaz.”
-”2-Kötü yerlere giren itham olunur.”
-”3-Diline hakim olmayan pişman olur.”
İmâm-i A’zem; Hanefi mezhebin kuucusu (r.a.) Anlatır:
-“Cafer-e sadık (r.a.) ile geçirdiğim iki yıl olmasaydı Numan (r.a.) helak olurdu. İmam-e A’zem (r.a.) bunu söylemekle Tasavvuf’un ehemmiyetini belirtmiştir.”
Ahmet bin Hambel; Hambeli mezhebin kurucusu (r.a.) der ki;
-“Allah (c.c.) korkusu beni yemekten içmekten alıkoyuyor. İştahım kesiliyor.”
İmâm-i Şafi-i hazretleri (r.a.); Şafi-i Mezhebin kurucusu der ki;
-“Hem âlim ol, hem de mutassavvuf. Eğer sadece âlim olur daTasavvuf ehli olmazsan kalbin katı olur; Eğer Tasavvuf ehli olur da, İlim sahibi olmazan sen zaten yolu kayıb etmişsin. Bu halinle başkalarına nasıl yol göstereceksin.”
İbni Mubarek (r.a.) der ki; ben Vehb bin Vird’e (r.a.) sordum:
-“Allah (c.c.) a isyan eden kimse ibadetten zevk alabilir mi?
Vehb bin vird (r.a.) dedi ki;
-“Hayır. Allah (c.c.) a İsyan etmeyi kasd eden de ibadette zevk bulamaz.”
Mükaşefetül Kulub (İmam-i Ğazali)
Allah (c.c.) bizleri ve sizleri kendisinden korkan ve onun dostlarıyla oturup kalkan Kullarından eylesin.Amin…
Fuad Yusufoğlu
Gaflet
28 Haziran 2008Dar harabeleri (Burası Bir zamanlar meşhür bir şehirdi Ya şimdi..)
Gaflet ;
pişmanlığı artırır.
Gaflet ;
Ni’meti giderir.
Gaflet ;
Hizmeti engeller.
Gaflet ;
Hasadi ziyadeleştirir.
Gaflet;
Rusvaylık ve nedameti artırır.
Rivayet edilir ki;
iyi kişilerden biri hocasını ru’yada görür ve ona sorar.
-“Sizce hangi sebepten duyulan pişmanlık daha büyüktür ?”
Hocası şöyle cevab verir:
-“Gafletten dolayı duyulan pişmanlık.”
Gene Rivayet edilir ki;
Zinnuni mısrı (k.s.) yi biri rüyasında görür ve ona der ki:
-“Allah (c.c.) sana ne yaptı?”
Zinnuni Mısrı (k.s.) cevap verir:
-“Allah (c.c.) beni huzurunda durdurdu ve şöyle buyurdu:
-“Ey İddiacı, ey yalancı beni sevdiğini iddia ettin, fakat sonra benden gafil oldun.”
Sen gaflet içindesin, kalbin gaflette bulunuyor,
Ömür gitti, günahlar olduğu gibi duruyor.
Rivayet ediliyor.
Salihlerden biri ru’yasında babasını görür, der ki;
-“Ey baba nasılsın, halin nasıldır ?”
Babası cevap verir:
-“Ey oğlum, dünyada gaflet içinde yaşadık.”
Yakup (a.s.) ile ölüm meleği Azrail (a.s.) kardeş gibi görüşürlerdi. Bir gün ölüm meleği Yakup (a.s.) i ziyaret etti, bu sırada Yakup (a.s.) ona dedi ki;
-“Ey Ölüm meleği, ziyaretime mi geldin, yoksa ruhumu kabzetmeğe mi?”
Ölüm meleği:
-“Sırf ziyaret için geldim.”
Yakup (a.s.):
-“Senden bir isteğim var.”
Ölüm meleği:
-“Nedir o?”
Yakup (a.s.):
-“Ecelim yaklaşıp, canımı alacak olduğun zamanı bana bilidirir misin?”
Ölüm meleği:
-“Peki, sana iki veya üç elçi gönderirim.”
Yakup (a.s.) in eceli geldiğinde kendisine ölüm meleği geldi.Yakup (a.s.) ona şöyle dedi:
-“Beni ziyaret için mi geldin, yoksa canımı almak için mi?”
Ölüm meleği:
-“Canını almaya geldim.”
Bunun üzerine Yakup (a.s.):
-“Sen bana , daha önce iki veya üç haberci göndereceğini söylememiş miydin?”
Ölüm meleği :
-“Ben söylediğimi yaptım.Sana göndrdiğim haberciler şunlardır:”
1-Önceden saçların siyah iken beyazlaşması
2-Vucudun güçlü, kuvvetli iken sonra zayıf düşmesi ,
3-Vucudun dimdik iken sonra kamburlaşması.
-“İşte Ey Yakup (a.s.) benim, adem oğluna ölümden önce gönderdiğim habercilerim bunlardır.”
Ebu Ali ed-dekkak der ki:
Kibar-i Meşayıhtan salıh birzat bir gün hastalandı. Ziyaretine gidip yanına girdiğim de etrafında talebeleri oturuyorlardı. Çok ihtiyar olan bu zat ise ağliyordu.
Kendisine dedim ki;
-“Ey Ustad, dünyadan göçüyorum diye mi ağliyorsunuz?”
Adam cevap verdi:
-“Hayır, ona değil, namazımı geçirmeme ağliyorum.”
-“Nasıl olur bu dedim. Siz devamlı namazınızı kılardınız?”
Salih adam :
-“Ben namazı mı kılardım, fakat bu günüme kadar yaşadım, bütün secdelerimi gaflet için de yaptım. Ben başımı secdeden gaflet içinde kaldırdım. İşte şimdi ben gaflet içinde ölüyorum. Sonra hoş ve derin bir nefes alarak şu şiir’i söyledi:
Dirileceğimi, kıyamet günümü düşündüm,
Vucudumun, kabirde durup sabahlayacağını düşündüm,
Dünyada ki şan ve şöhretimden sonra, yalnız başıma kalacağımı,
Günahımla rehin olup, toprakta yatacağımı ,
Düşündüm, enine – boyuna uzunca hesabımı,
Düşündüm, kitabim verildiği zaman ki, perişan halimi,
Fakat RABBİM,yaratanım, ümidim sendedir.
Uyunül-Ahber’de Şakik El belhi (k.s.) nin şöyle söylediği nakledilir:
İnsanlar üç söz söylerler, fakat fiilleriyle ona muhalefet ederler.
1-Biz,Allah(c.c.) ın kullariyiz derler. Halbuki onlar hür olanlar gibi iş yaparlar. İşte bu sözlerine muhalif olan haraketleridir.
2-Şüphesiz, Allah(c.c.) bizim rızıklarımıza kefildir derler, fakat kalblerini ancak dünya ve dünya malını toplamak tatmin eder. Bu da söyledikleri sözün hilafina olan harakettir.
3-Biz elbette öleceğiz derler, fakat ölmiyecek olan gibi amel ve harakette bulunurlar. Bu da sözlerine uymayan husustur.
Ey kardeşim, kendine bir bak.Yüce olan Allah(c.c.) ın huzurunda, hangi bedenle duracaksın. O’nun sorularına hangi dille cevab vereceksin. Sana az ve çok yaptıklarından sorulduğu zaman ne cevab vereceksin.
Allah(c.c.) in sualine, öyle bir cevab hazırla ki, cevabın doğru olsun. Allah (c.c.) tan korkunuz. Çünkü Allah (c.c.) hayır ve şer, yaptıklarınızın hesabinden haberdardır. Sonra müslümanlara, Allah (c.c.) ın emrini terk etmemeleri, gizli ve aşikar onu bilmeleri hususunda öğüt verdi.
Peygamberimiz (a.s.v.) den rivayet edilmiştir. Buyuruyorlar ki;
-“Arşın altında şöyle yazılmıştır: Ben (Allah), bana itaat edenin isteklerini veririrm. Beni seveni severim. Benden isteğenin isteğini veririm. Benden Afv taleb edeni de yarlığarım.”
Akıllı olan MÜSLÜMAN, Allah ( c.c.) a itaat ederken, ihlas ve korku ile itaat eder. Onun hükmüne ve takdirine rıza gösterir. Ondan gelen musibetlere sabreder. Verdiklerine kanaat edip, ni’metlerine Şükr eder.
Mükaşefe-tül kulub (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala (c.c.) Hazretleri bizleri ve sizleri Gaflet uykusundan uyanmayı, İhlas üzere amel etmeği nasib eylesin. AMİN…
Fuad Yusufoğlu