‘veda haccı’ olarak etiketlenmiş yazılar
Abbas bin Abdulmuttalib (Radiyallah-u Anhu)- 6
25 Mayıs 2009
Hazret-i Abbas bin Abdülmuttalip (r.a.) mezarı (yani resim) Cennet-ül Baki’
Abbas bin Abdulmuttalib (Radiyallah-u Anhu)- 6
Peygamber efendimizin (s.a.v.), mübârek cenazelerini yıkamak üzere Hz. Ali, Hz. Abbâs, Hz. Abbâs’ın oğulları Fadl ve Kusem, Hz. Üsâme bin Zeyd ve Hz. Sâlih odaya girip kapıyı kapadılar. Peygamber efendimizi, gömleği üzerinde olduğu halde yıkamağa başladılar. Hz. Abbâs ve oğulları su döküp, Peygamber efendimizi sağa, sola döndürdüler. Hz. Ali de yıkadı. Yıkadıkça evin içine misk kokusu ve benzerini daha görmedikleri çok güzel bir koku yayıldı. Sonra üç parça kefen ile kefenledikten sonra, vefât ettiği yere kabr-i şerîfi kazılıp, lahd şekline getirildi, Hz. Abbâs da kabre girerek, Resûlullah (s.a.v.) efendimizi, kabr-i şerîfine koydular.
Peygamber efendimiz (s.a.v.) bir gün Hz. Abbâs’a “Ey Abbas sana bir ihsanda bulunayım mı? Sana akrabalık hakkını ödeyip faydalı olayım mı?” buyurdular. O da “Evet, Yâ Resûlallah” deyince, Peygamber efendimiz: “Ben, sana bir şey öğreteyim ki, onu istediğin zaman, Allahü teâlâ, senin günahının evvelini ve âhirini, yenisini ve eskisini, kasıtlısını ve kasıtsızını, küçüğünü, büyüğünü, gizlisini ve açığını bağışlasın. Dört rek’at namaz kılarsın, Her rek’atda Fâtiha’dan sonra bir sûre okuyup ayakta iken onbeş defa (Sübhânallahi velhamdülillahi velâ ilâhe illallahü vallahü ekber) dersin. Rükûya eğilince bunu on defa söylersin. Rükûdan ayağa kalktığında, ayakta olduğun hâlde, bunu on defa söylersin sonra secdeye varır, orada on defa söylersin. Secdeden kalkıp oturduğunda on defa söylersin. Tekrar secdeye vardığında on defa söylersin. Sonra secdeden başını kaldırıp oturduğun halde on defa daha söylersin. Sonra ikinci rekâta kalkarsın. Birinci rekâttaki gibi dört rekâtı da kılarsın. Bu, her rek’atta yetmişbeş, dört rekâtte üçyüz eder. Artık senin günahlarının Alic’in (yürümekle dört gecede katedilen kumluk bir yer) kumlarının sayısı kadar da olsa, Allahü teâlâ seni bağışlar. Bunu her gün bir defa kılmağa gücün yeterse ful” buyurdu. Hz. Abbas, “Yâ Resûlallah, bunu hergün yapmağa kimin gücü yeter?” deyince Peygamber efendimiz de “Hergün kılmağa gücün yetmezse, her Cuma bir defa kıl. Her Cuma kılamazsan, ayda bir defa kıl. Ayda bir defa kılamazdan senede bir defa kıl Senede bir defa kılamazsan ömründe bir defa olsun kıl” buyurdu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abbas bin Abdulmuttalib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Muhammed Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)- 73
07 Aralık 2009Arafat meydanı
Muhammed (Aleyhis selam)- 73
O günden sonra hiçbir müşrik Kâ’be’yi tavaf etmeye gelmedi ve hiç kimse çıplak olarak Kâ’be’yi tavaf etmedi. Bu hususlar bildirildikten sonra müşriklerden çoğu Müslüman oldu.
Hac farizâsi yerine getirildikten sonra Hazret-i Ebû Bekir ve hazret-i Ali (r.anhüm) yanlarındaki Eshab-i kiram ile Medine’ye döndüler.
Hicretin onuncu yılında İslamiyet bütün Arap yarımadasına yayıldı. Arabistan’ın her tarafından insanlar Medine’ye geliyor, Müslüman olmakla şereflenmek, ebedi saadete kavuşmak için birbirleriyle yarış ediyorlardı.
Artık Arabistan’da Müslümanlara karşı duracak hiçbir kuvvet kalmamış, İslamiyet her tarafa hakim olmuştu. Sadece Yahudi ve Hiristiyan kabileleri Müslüman olmamıştı.
Peygamberimiz (s.a.v.) hicretin onuncu yılında Halid bin Velid (r.a.) i dört yüz mücahid ile Yemen civarında bulunan Haris bin Ka’b oğullarını İslam’a davet etmek üzere gönderdi.
Halid bin Velid (r.a.) Resulullah (s.a.v.) ın emri üzerine bu kabileyi üç gün üst üste İslam’a davet etti. Onlar da davet’e icabet ederek Müslüman oldular. Yine bu yılda Peygamberimiz (s.a.v.) Necran’lı Hiristiyanlar ile sulh anlaşması yaptı. Bu Hirisitiyanlardan bir kısmı daha kendiliklerinden Müslüman oldular.
Bu sene Hazret-i Ali (r.a.), Eshab-i Kiram’dan üçyüz kişi ile birlikte Yemen’de bulunan Medlec kabilesini İslam’a davet etmek için gönderildi. Önce karşı durdular ise de neticede bu kabile de Müslüman oldu.
Peygamber efendimiz (s.a.v.) bu sene İslamiyet’in yayıldığı bütün beldelere Valiler ve zekat toplamak üzere görevliler (amil, Sai) gönderdi. Peygamberimiz (s.a.v.) Veda haccını da hicretin 10. yılında yaptı.
Veda Haccı;
Hicretin onuncu senesinde Peygamberimiz (s.a.v.) hac için hazırlanıp, Medine’deki Müslümanlara da hac için hazırlanmalarını emir buyurdu. Medine dışında bulunan Müslümanlara da haber gönderdi.
Bu haber üzerine binlerce Müslüman Medine’ye toplandı. Hazırlıklar tamamlanınca Peygamberimiz (s.a.) Zilka’de ayının 25. günü 40 bin kişilik bir kafile ile öğle namazından sonra Medine’den haraket etti. 100 tane de kurbanlık deve götürdü.
10 gün süren yolculuktan sonra Zilhicce ayının 4. günü Mekke’ye vardılar. Yemen’den ve diğer beldelerden hac yapmak üzere gelenlerin de katılmasıyla Müslümanların sayısı 124 bin’e ulaştı.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Zilhicce’nin 8. günü Minâ’ya, 9. günü (Arefe günü) Arafat’a gitti. Arafat vadisinin ortasında öğleden sonra “Kusva” adındeki devesinin üstünde Veda hutbesi’ni okudu. O gün Eshab-i Kiram ile vedalaştı.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.
Fuad Yusufoğlu
