‘Allahın veli kulları’ olarak etiketlenmiş yazılar

Çağ-Çağ barajı (Sonbahar mevsimi) Nusaybin

İmâm-ı Müslim (Radiyallah-u anh)- 4

Resulallah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“İnsanlara merhamet etmiyen kimseye, Allah-u Teâlâ merhamet etmez.”

Ebu Bekr (r.a.) e Nufeyl bin Harise (r.a.) şöyle bildirmiştir;

Resulallah (Sallallahu aleyhi vesellem);

-“En büyük günahı size haber vereyim mi?” buyurunca,

Biz de;

-“Evet Ya Resulallah.” Dedik

Resulallah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Allah-u Teâlâ’ya ortak koşmak, ana ve baba’ya âsi olmak.” Buyurdu.

Sonra dayanmış olduğu yerden doğrulup oturdu ve;

-“Haberiniz olsun, aman yalan sözden ve yalan şehadetten sakınınız.” Buyurdu.

Bu cümleyi üç defa tekrar etti. O kadar ki, biz keşke sükut buyursaydı diye temenni’de bulunduk.

Muaz bin Cebel (r.a.) rivayet etmiştir.

-“Ben bir gün, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın bindiği bir merkebin terkisinde idim.”

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bana;

-“Ey Muaz! Allah-u Teâlâ’nın kulları üzerindeki hakkını ve Kulların, Allah-u Teâlâ üzerindeki hakkını biliyor musun?” buyurdu.

Ben;

-“Allah-u Teâlâ ve Resulü daha iyi bilir.” Dedim

Resulallah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Allah-u Teâlâ’nın kulları üzrindeki hakkı: Onların Allah-u Teâlâ’ya ibadet etmeleri ve hiçbir şey’i ona şerik (ortak) koşmamalarıdır Kulların da Allah-u Teâlâ üzerindeki hakkı; Allah-u Teâlâ’nın kendisine ortak koşmayan kimseye azab etmemesidir.” Buyurdular.

Bunun üzerine;

-“Ey Allah’ın Resulü, halkı müjdeliyeyim mi?” deyince

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Onlara müjdeleme. Çünkü onlar buna güvenirler (İyi işlerde gevşeklik yaparlar)” buyurdu.

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara ışık saçar gibi yayan İmâm-i Müslim radiyallah-u anh veli kulun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Çağ-Çağ deresi (Bor-e gündük) Nusaybin

Tirmizi (Radiyallah-u anh);

Büyük Hadis âlimlerinden. Kütüb-i sitte denilen meşhur altı hadis kitabından olan “Sünen-i Tirmizi” adiyla meşhur Cami-üs-sahih adlı kıymetli hadis kitabını yazan âlimdir.

İsmi, Muhammed bin İsa Tirmizi, künyesi, Ebu İsa’dır. 209 (M. 824) Tarihinde Buhara’nın güneyinde Ceyhun nehri kıyısında bulunan “Tirmizi”  kasabasında doğdu, 279 (M.893) senesinde Boğ şehrinde, Recep ayının onüçüncü günü Pazartesi gecesi vefat etti. Ömrünün son yıllarında gözleri görmez olmuştu.

Hadis ilminde meşhur ve sika (sağlam, güvenilir) bir âlim olduğu ittifakla bildirilmiştir. Hadis ilmini öğrenmek için seyahatlar yapmıştır.

Bu maksatla Hicaz, Irak, Horasan civarlarını dolaşmış, oradaki âlimlerden ilim almış, hadis-i şerif dinlemiştir. Hadis ilminde, en meşhur âlimlerden ders almıştır.

Ders aldığı hocalarının başında;

Kuteybe bin Sa’id (r.a.), Ebu mus’ab (r.a.), Mahmud bin Geylan (r.a.), Muhammed bin Beşşar (r.a.), Süfyan bin Veki’ (r.a.), Muhammed bin İsmail (İmâm-i Buhâri) radiyallah-u anh ve Müslim bin Halid (İmam-i Müslim) Radiayallah-u anh vardır.

Bunlardan pek çok sayıda hadis âliminden Hadis-i şerif işitip, rivayet etmiştir. Hadis-i şerif aldığı âlimler, sayılmayacak kadar çoktur. Ayrıca evliyanın büyüklerinden olan Ebu Turab Nahşebi (r.a.) Ebu Abdullah Celâ (r.a.), ve Ahmed bin Hadraveyh (r.a.) gibi zatların sohbetinde bulunarak, taavvuf ilminde de yükselip, yetişmiştir. Hafizasının üstünlüğü darb-ı mesel halini almıştır.

İmâm-i Tirmizi (r.a.) den hadis-i şerif rivayet eden hadis âlimlerinden bir kısmı şu zatlardır;

Ebu Hamid Ahmed bin Abdullah (r.a.), Heysem bin Küteyb Şami (r.a.), Muhammed bin Mahbub (r.a.), Ahmed bin Yusuf Nesefi (r.a.), Es’ad bin Hamdeveyh (r.a.), Davud bin Nasr bin Süheyh el Bezdevi (r.a.), Abd’übnü Muhammed bin Mahmud nesefi (r.a.), Mahmud bin Nümeyr (r.a.) ve oğlu mekki bin fevel (Nuh) r.a., Eb-u Cafer (r.a.), Muhammed bin süfyan (r.a.), Muhammed bin Münzir (r.a.), ve diğer hadis âlimleri radiyallah-u anhuma

İmâm-i Tirmizi (r.a.), Hadis ilminden başka fıkıh ve tefsir ilminde de üstün bir âlimdir. RİVAYET ETTİĞİ HADİS-İ ŞERİFLER İLE KUR’AN-İ KERİM’İN TEFSİRİ HUSUSUNDA MÜHİM HİZMETLER YAPMIŞTIR. Bilhasa ayeti kerimelerin nüzül sebebleriyle ilgili,“Garib-ül Kur’an” denilen Kur’an-i kerim’in bazı lafızlariyle ve kur’an-i kerimdeki kıssalar ile ilgili en doğru hadis rivayetleriyle meşhurdur.

Bu bakımdan âlimler arasında İmam-i Buhâri (r.a.) ın İmâm-i Tirmizi (r.a.) nin ve Hâkim (r.a.) in tefsirleri “Esahh’üt-Tefasir” en sahih tefsirler kabul edilmiştir.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara ışık saçar gibi yayan İmâm-i Tirmizi Radiyallah-u anh veli kulun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Çağ-Çağ deresi (Bar-e Veysike) Nusaybin

İmâm-i Tirmizi (Radiyallah-u anh)- 2

Âlimler, İmâm-i Tirmizi (r.a.) ye “Hakim” payesini vermişlerdir. Bu isme layık olduğınu, daha üstün meziyetlere sahip olduğunu, yine onlar bildirmişlerdir.

Büyük veli’lerden Ebu Turab Nahşebi ile görüştü. Ebu Abdullah Celâ (r.a.) Ahmed bin Hadreveyh (r.a.) ile de sohbette bulundu. Her birinden ayrı ayrı feyz aldı.

Eserlerini, İlâhi bir ilhamla hazırlamıştı. Hepsini Allah-u Teâlâ’nın ihsanı bilir, kendisine mal edilmesini istemezdi.

Buyurdu ki;

-“Yazdığım eserlerin hiç birini, eserim olsun düşüncesi ile yazmadım. Ba’zan daraldığım zamanlar oldu, içten gelen bir duygu ile bunları yazmağa başladım. Yazdıkça gönlüm açıldı. İşte bu hal içinde onlar meydana geldi.

Eserleri;

İmâm-i Tirmizi (r.a.) nin bir çok eserleri vardır. Başlıcaları şunlardır.

Kitab-ül-Ilel, kitab-üş-şemail, kitabus-esma’is sahabe, kitab-ül esma ve’l-küna ve en meşhur kitabı es-Sünen diye anılan el-cami-idir.

Tirmizi (r.a.) nin süneni, hasen hadis mevzunda ana kaynaktır. Bu dört kısımdan ibarettir. Birinici kısımda sahih olduğu kati olan hadisler, ikinci kısımda ebu davud ve nesai nin şartlarına uygun olan hadisler, üçüncü kısımda, illetini açıklayan hadisler, dördüncü kısımda ise “bu kitabı aldığım hadisilerle bazı fakihlerle amel etmemişlerdir.” Diyerek durumunu açıkladığı hadisler vardır.

Diğer bir hususiyeti de hadis çeşitlerinden, sahih, hasen ve garibleri bildirmesi, cerh ve ta’dile ait konulara yer verip, sonuna ilel kitabı, yani bahsini ilave edip, ondan da çok güzel faideler toplaması, diğer hadis kitaplarından farklı yönleridir.

Diğer bir hususiyeti de mezheplerinin, istidlal (delil getirme) şekillerini bildirmesidir.

İmamı Tirmizi (r.a.) buyuruyor ki:

-“Ben bu kitabı yazıp, hicaz alimlerine arz eyledim. Hepsi beğendiler. Irak alimlerine arz eyledim, onlarda beğendiler. Horasan alimelerine arz eyledim. Cok güzel oldu dediler.”

İmamı Tirmizi (r.a.) nin “sünen” adlı hadis kitabının hindistanda, diyobend şehrindeki dar-ül ulüm müderrislerinden Muhammed Enver şah keşmiri tarafından Arabi şehri yapılmış, (mearif-üs-sünnen) adı verilerek 1383 (m.1963) senesinde Muhammed Yusuf benuri tarafından önemli açıklamalar ilave edilerek, Pakistan da basılmıştır.

En önemli kitaplardan biri de, yukarıda adı geçen (şemail-i nebi) kitabıdır. Bu konuda yazılmış kitapların en güzellerindendir. Sayılamayacak, anlatılamayacak kadar bereketli, faideli kitaplardır. Okunması; işlerin görülmesi, muradın nasıl olaması için faidelidir.

İmamı Tirmizi rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

-“Yemeğin bereketi, başında ve sonunda, elleri yıkamaktır.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara ışık saçar gibi yayan İmâm-i Tirmizi radiyallah-u anh veli kulun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Aşke keşe yeri -Baverne yolu- (Girnavas) Nusaybin

İmâm-i Tirmizi (Radiyallah-u anh)- 3

İmâm-i Tirmizi (r.a.) rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bir kısmı şunlardır;

-“Bir kimse, insanların kızacakları şeyde Allah ın rızasını ararsa, Allah u Teala onu, insanlardan geleceklerden korur. Bir kimse, Allah u Teala nın kızacağı şeyde, insanların rızasını ararsa, Allah u Teala onun işini insanlara bırakır.”

-“Cennete gidecek olanları haber veriyorum, dinleyiniz! Zaifdirler, güçleri yetmez. Bir şey yapmak için yemin ederlerse, Allah u telala bunların yeminini muhakkak yerine getirir. Cehenneme gidecek olanları da biliyorum. Sertlik gösterirler. Acele ederler. Kendilerini üstün görürler.”

-“Kuranı kerimde kendi arzusuna göre tefsir eden, cehennemdeki yerini hazırlasın.”

-“Kıyamet gününde, Allah katında insanların en kötüsü, iki yüzlü olanıdır.”

-“Haya imandandır. İmanı olan Cennettedir. Fuhuş kötülüktür. Kötüler Cehennemdedir.”

İmâm-i Tirmizi (r.a.) nın GÜZEL SÖZLERİNDEN bir kısmı şunlardır;

Buyurdu ki;

-“Aziz; kendisini günahın zelil kılmadığı kimsedir.”
-“Hür; kendisini tamahın kötüleştirmediği kimsedir.”
-“Hoca; kendisini şeytanın esir olmadığı kimsedir.”
-“Zeki; Allah-u Teâlâ’dan sakınan ve nefsini bizzat hesabe çeken kimsedir.”
-“Hakka giden yola düşen ve hakikati bilen bir kimsenin, günahlara hiç ihtirası kalmaz.”

Bir sohbet toplantısında,;

-“Bize insan’ı ta’rif eder misiniz?” dediler.

Bunun üzerine İmâm-i Tirmizi (r.a.) şöyle buyurdu;

-“İnsanda daimi bir zaaf hali görülür. Bununla beraber, o bir da’vâ peşindedir, hem de büyük iddia. Bu zayıf haliyle, o büyük iddiasını nasıl gerçekleştirebilir ki? İnsan dikkat etmeli. Yaptığı her işe bakmalı. Hayrını, şerrini bilmelidir. Dikkat etmezse, yanılabilir. Belki de, zararına olan bir şeye bilmeden sevinir. Büyüklerin nazarında onun bu işi, zor affedilen bir hatadır.”

-“Namaz bir ziyafettir. Allah-u Teâlâ kendine, inanlara, mü’minlere merhamet ederek, namaza da’vet eder. Namaz içinde, onların önüne rahmet sofrasını yayar. Ni’metlerini onlara bol bol dağıtır. Sevdiği kulların, bu ni’metlere nâil olmasını diler.”

-“Herkesin terbiye ve ıslah şekli başkadır. Çocukların terbiye yeri mekteb, yolkesenlerinki zindan, kadınların terbiye yerleri ise evleridir.”

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara ışık saçar gibi yayan İmâm-i Tirmizi radiyallah-u anh veli kulun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Girnavas Mevki-i Nusaybin

Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)

Meşhur altı hadis kitabından biri olan Sünen-i Ebi Davud’un sahibi. İsmi, Süleyman bin Eş’aş bin İshak bin beşir es-Sicistani’dır. Künyesi Ebi Dâvûd’dır. 202 (M. 817) senesinde Hindistan’ın sınır komşusu SİCİSTAN’DA doğup, 275 (M. 889) tarihinde Basra’da vefat etmişir.

Zamanın en büyük hadis âlimlerindendi. Aynı zamanda tefsir ilminde de derin âlim idi. Hanbeli mezhebindendir.

Gençliğinde hadis-i şerif öğrenmek için uzun yolculuklar yaptı. Horasan, Şam, Irak, Hicaz, Mısır gibi ilim merkezlerine giderek, zamanın tanınmış âlimlerinden hadis-i şerif dinlemiştir.

İlmi derecesi bakımından Buhâri ve Müslim’den sonra gelir. Hadis hususunda sika (güvenilir) bir âlimdir.

Müslim bin İbrahim (r.a.), Süleyman bin Harb (r.a.), Ebu Velid Tyalisi (r.a.),Ebu Ma’mer el Makad (r.a.), Yahya bin Main (r.a.), Ahmed bin hanbel (r.a.) gibi büyük âlimlerden rivayetlerde bulunmuştur.

Ondan da oğlu Abdullah (r.a.), Ebu Abdurrahman en-Nesei (r.a.), Ahmed bin Muhammed bin el-Harun (r.a.) ve daha başka âlimler rivayette bulunmuştur.

Ebû Dâvûd (r.a.) beşyüz bin hadis-i şerif yazdı. Bunlardan seçtiği 4800 (Dörtbin sekizyüz) Hadis-i Şerif-i İle meşhür SÜNEN kitabı meydana geldi.

Bu kitabında özellikle fıkıhla ilgili hadis-i şerifler vardır. Fıkıh sahasında pek kıymetli bir kaynaktır.

Ebû dâvûd (r.a.) bu kitabını Ahmed bin Hanbel hazretleri (r.a.) ne arz ettiği zaman, onu çok beğenmiştir.

Ebû Dâvûd (r.a.);

-“Bu kadar Hadis-i şerif arasında, özellikle şu dört hadis-i Şerif insanlar için kafi gelir.” Buyurmuştur.
-“1-Ameller, niyetlere göredir.”
-“2-İnsanın kendisine faidesi olmıyan şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.”
-“3-Bir Mü’min, kendisi için istediği ve sevdiği bir şey’i, kardeşi için de istemedikçe, imanı kâmil bir mü’min olamaz.”
-“4-Helâl meydanda, haram da meydandaır. Bunların arasında şübheli şeyler vardır. Harama düşmemek için, bu şübhelilerden sakınmak lazımdır.”

Ebû Dâvûd (r.a.) Sicistanlı olmasına rağmen, Basra’ya geliş sebebini, hizmetçisi Ebû Bekir bin Cabir (r.a.) şöyle anlatır;

Ben Ebû Dâvûd (r.a.) ile beraber Bağdad’da bulunuyordum. Birgün akşam namazını kılmıştık.
Bu sırada kapı çalındı. Açtım, Emir-ül-müminin Ebû Ahmed el-Muveffak idi. İzin isteyip içeri girdi. Ebû Dâvûd (r.a.) onu karşıladı.

Sonra münasip bir yere oturtu. Hoş geldin deyip, hal hatır sorduktan sonra, geliş sebebini öğrenmek istedi.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bu veli kullar hürmetine ahrette iman la gitmeyi müyesser eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Girnavas Mevki-i Nusaybin

Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)- 2

Bu sırada kapı çalındı. Açtım, Emir-ül-müminin Ebû Ahmed el-Muveffak idi. İzin isteyip içeri girdi. Ebû Dâvûd (r.a.) onu karşıladı.

Sonra münasip bir yere oturtu. Hoş geldin deyip, hal hatır sorduktan sonra, geliş sebebini öğrenmek istedi.

Emir-ül-Mü’minin üç isteği olduğunu söyledi. Ebû Dâvûd (r.a.), onların neler olduğunu sordu.

Emir-ül-Mü’minin şöyle anlatı;

-“Birincisi, Zat-i aliniz Basraya göçecek, orada yerleşeceksiniz. BUNUNLA BÜTÜN İLİM TALEBELERİNİN BASRA’YA gelmesini temin edeceğiz. Böylece, Basra, Ma’mur bir memleket olacak. Biliyorsunuz. Zenc isyanı oldu. Bu yüzden şehir çok perişan olup, insanlar oaradan soğudu.”

-“İkincisi; Çocuklarıma ‘Sünen’ kitabınızı okutacaksınız.”

-“Üçüncüsü; Çocuklarıma, hususi olarak rivayette bulunacaksınız. Çünkü, bizim çocuklarımızın diğer çocuklarla beraber oturmaları uygun değildir.”

Bunun üzerine Ebû Dâvûd (r.a.);

-“Yok böyle olmaz, ilimde herkes eşittir. Şunun çocuğu, bunun çocuğu diye fark yapılmaz.” Dedi.

Ebû Dâvûd (r.a.) un bu sözü üzerine halifenin çocukları ile diğer çocuklar, beraber ders okumaya başladılar.

Halifenin isteği üzerine Basra’ya gelen Ebû Dâvûd hazreteleri (r.a.), oraya ilim ve irfan ışıklarını saçmış, sünnet-i seniyeye büyük hizmetlerde bulunmuştur.

Ebû Dâvûd (r.a.) ilmiyle amel eden Mübarek bir zattı. Yaptığı işlerde bir hikmet olurdu. ONUN ELBİSESİNİN YENLERİNDEN BİRİSİ GENİŞ, DİĞERİ DAR İDİ.

Birisi kendisine;

-“Allah-u Teâlâ sana merhamet etsin bu böyle nedir? Yenlerinin birisi dar, diğeri geniş.” diye sordu.

Ebû Dâvûd (r.a.) şöyle cevab verdi;

-“Geniş olanını kitablar için yaptım. Diğerini geniş yapmaya lüzüm yoktu. Onu da geniş yaptırırsam, israf olacaktı. Bu yüzden onu normal olarak yaptırdım.” Buyurdu.

Ebû Dâvûd (r.a.) büyük bir hadis alimi olduğu için, devamlı Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) mübarek sözlerini yazar ve okurdu. Bu bakımdan herkesin yanında i’tibarı yüksekti.

Hatta bir gün meşhür evliyadan Sehl bin Abdullah Tüsteri (r.a.) onun yanına gelmişti.

Orada bulunanlardan birisi ona;

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bu veli kullar hürmetine ahrette iman la gitmeyi müyesser eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

çağ-çağ barajı (Nusaybin)

Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)- 3

Orada bulunanlardan birisi ona;

-“Ey Ebû Dâvûd! Bu zat Sehl bin Abdullah Tüsteri (r.a.) dır, seni ziyarete gelmiş.” Dedi.

Bunun üzerine, Ebû Dâvûd (r.a.) ona;

-“Hoş geldin.” Dedi. Ve yanına oturtu.

Biraz sonra Sehl bin Abdullah Tüsteri (r.a.) şöyle dedi;

-“Benim sizden bir isteğim var.”

Ebû dâvûd (r.a.);

-“Nedir?” diye sordu.

Sehl bin Abdullah Tüsteri (r.a.);

-“Fakat bu isteğimi kabul etmeni çok arzu ediyorum.” Dedi.

Ebû Dâvûd (r.a.);

-“Eğer mümkün ise, isteğini niçin yerine getirmiyeyim.” Dedi.

Bunun üzerine Sehl-i Tüsteri (r.a.);

-“Bana Resulullah Efendimiz (s.a.v.) in o mubarek sözlerini söylediğin dilini çıkar da öpeyim.” Dedi.

Ebû Dâvûd (r.a.), onun isteğini yerine getirdi.

Eserleri;

Sünen-i Ebi Dâvûd; basılmıştır. Kütüb-i site’nin (Altı hadis kitabının) üçüncüsüdür. Tefsir ile alakalı pek çok mâlumat vardır.

Kitab-i Merasil; Hadis-i şerif ile ilgili olup, bu da basılmıştır.

Sünen-i Ebi Dâvûd’un şerhleri çoktur. Bunlardan Muttaki Hindinin yazdığı Avn-ül-Ma’bud dört cilt halında basılmıştır. Bunlardan başka daha çok eserleri vardır.

Hattab der ki;

-“Ebû Dâvûd (r.a.) un sünen kitabı, çok kıymetli ve şerefli bir kitab olup, o tarzda bir kitab yazılmamıştır. Bu kitab herkesin rağbetini kazanmıştır. Irak, Mısır, Mağrıp ve diğer İslam memleketlerinde âlimler bu kitabı ‘kaynak’ olarak ele almışlardır. Tertip ve fıkıh ilmi bakımından çok güzeldir.

Ebü’l-Ala el-Muhsin el-Vedadi (r.a.) şöyle anlatır;

Resulullah (Aleyhis selam) i rü’yamda gördüm.

-“Kim bir sünen ele geçirmek isterse, Ebû Dâvûd’un sünenini okusun.” Buyurmuşlardır.

İmâm-i Nevevi (r.a.)

-“Fıkıh ve başka ilimlerle uğraşan kimselerin Ebû Dâvûd (r.a.) ün sünenine ehemmiyet vermesi, onu çok tanıması gerekir. Çünkü; delil olarak getirilen ahkam (hükümler) ile alakalı hadis-i şeriflerin çoğu bu kitabtadır. Sonra bu kitaptan istifade de kolaydır.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bu veli kullar hürmetine ahrette iman la gitmeyi müyesser eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Çağ-çağ barajı (Sonbahar mevsimi) Nusaybin

Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)- 4

Sünen-i Ebi Davud, Tirmizi (r.a.) nin Cami’i Nesai (r.a.) nin Mücteba’sı, Sahih-i Buhari (r.a.) Sahih-i Müslim (r.a.) ve İmâmi Mâlik (r.a.) in Muvatta’ından sonra ikinci derece de gelmektedir.

Bu kitabların müellifleri (yazanlar), hadis ilminde güvenilir, adil, yüksek ezber kabiliyeti ve derin bir ilmesahip olmakla tanınmaktadırlar. Bu âlimler (rahmetullahi aleyhim) hadisi şerifin sahih olması hususunda kabul ettikleri şartlarda asla müsamaha göstermemişlerdir.

Kütüb-i sitte şunlardır;

Sahih-i Buhari
Sahih-i Müslim,
Sünen-i Ebi Dâvûd,
Sünen-i Tirmizi,
Sünen-i Nesai,
Sünen-i İbn-i Mace’dir.

Âlimlerin hakkında buyurdukları;

Musa bin İbrahim;

-“Ebû Dâvûd, sanki dünyada hadisi-i şerif için, ahrette cennet için yaratılmıştır. Onun gibisi az bulunur.”

Ebu Bekir el-Hallal;

-“O, Zamanın en büyük âlimlerindendir. Hadis-i şerifle ilgili bilgileri pek derin idi.”

Bildirdiği hadis-i şerif’lerden bir kaçı;

-“İnsanın dini, arkadaşının dini gibidir. Herkes, kiminle arkadaşlık ettiğne baksın.”

-“Bilmediklerinizi sorunuz. Cehaletin ilacı sormaktır.”

Ümm-i Ferve (r.a.) haber veriyor, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) a hengi amelin efdal olduğu soruldu;

-“Amellerin efadli, vaktinin evvelinde kılınan namazdır.” Buyurdu.

-“Cum’a günleri bana çok slavat okuyunuz. Bunlar bana bildirilir.” Buyurdu.

-“Öldükten sonra da bildirilir mi?” denildiğinde,

Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem);

-“Toprak, Peygamberlerin vucudunu çürütmez. Bir mü’min bana salavat okuyunca, bir melek bana haber vererek, ümmetinden falan oğlu filan, sana ‘selam’ söyledi ve dua etti. Der.”

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bu veli kullar hürmetine ahrette iman la gitmeyi müyesser eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Çağ-çağ barajı (Sonbahar mevsimi) Nusaybin

Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)- 5

-“Yumuşak olanlar ve kolaylık gösterenler, hayvanın yularını tutan kimse gibidir. Durdurmak isterse, hayvan ona uyar. Taşın üzerine sürmek isterse, hayvan oraya koşar.”

-“Cennet’e gidecek olanları heber veriyorum, dinleyiniz; Zaifdirler, güçleri yetmez. Bir şey yapmak için yemin ederlerse, Allah-u Teâlâ, bunların yeminlerini, muhakkak yerine getirir. Cehenneme gidecek olanları bildiriyorum, dinleyiniz; Sertlik gösterirler. Acele ederler. Kendilerini üstün görürler.”

-“İyiliksever insanların hatalarını bağışlayınız.”

Enes bin Mâlik (r.a.) rivayet etti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu ki;

-“Kim rızkının bol olmasını ve ömrünün uzamasını severse, ‘Sıla-i rahim’ yapsın.”

Ebu Hüreyre (r.a.) rivayet etti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdular ki;

-“Şu üç kimsenin duası makbuldur. Bunda asla şübhe yoktur. Bunlar; Mazlumun dua’sı, Yolcunun dua’sı, Ana-babanın çocuklarına dua’sı.”

Abdullah bin Amir (r.a.) anlattı;

Ana ve babasını terk edip ağlatan ve hicret etme hususunda, Resulullah (s.a.v.) bi’at eden biri, Peygamber efendimiz (a.s.v.) e geldi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) ona buyurdu ki;

-“Ana babana dön, ağlattığın gibi onları güldür ve ferahlandır.”

Ebu Bekr (r.a.) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) ın şöyle buyurduğunu bildirmişti.

-“Kederli olanın yapacağı dua’lar şunlardır;

-“Allahım! Senin rahmetini umuyorum. Beni bir an olsun nefsime bırakma! Benim bütün halimi düzelt. Senden başka İlah yoktur.”

Nu’man bin Beşir (r.a.) bildirdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu ki;

-“Gerçekten ‘dua’ ibadettir.” Sonra şu ayet-i Kerimeyi okudu;

-“Bana dua ediniz. Dua’nızı kabul edeyim.” Mü’minin Suresi Ayet; 60.

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bu veli kullar hürmetine ahrette iman la gitmeyi müyesser eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bor-e Beşire Mecido (Girnavas) Nusaybin

İbn-i Mâceh (Radiyallah-u anh);

Hadis âlim ve hafızlarının büyüklerinden. Meşhür altı hadis kitabı (Kütüb-i sitte) nin müelliflerinden birisidir.

İsmi Muhammed bin Yezid el-Kazvini, Künyesi Ebû Abdullah’dır. 209 (M. 824) tarihinde Kazvin’de doğup, 273 (M.886) senesinde vefat etmiştir.

Özllikle Hadis-i şerif ve onun ile alakalı ilimleri elde etmek için, Basra, Bağdad, Küfe, Mekke-i Mükerreme, Şam, Mısır, Horasan ve Rey gibi zamanın tanınmış ilim merkezlerine gitmiştir.

İbn-i Maceh hazretleri (r.a.), gitmiş olduğu bu yerlerde, büyük hadis âlimleriyle karşılaşmış, onlardan çok istifade etmiştir.

Leys, İbrahim bin el- Münzir, Muhammed bin Abdullah bin Numeyr ve daha başka âlimlerden Hadis-i Şerif öğrenmiştir.

Kendisinden de, Ebul Haan el- Kattan, Ahmed bin Rahv el- Bağdad’i, Muhammed bin isa el- Ebheri gibi âlimler rivayette bulunmuşlardır.

İBN-İ Maceh (r.a.) nin büyük bir hadis âlimi olduğu hususunda ittifak vardır.

Meşhûr Hadis âlimi Ebû âlimi Ebû Ya’la el- Halil (r.a.) der ki;

-“İbni Mace (r.a.) sika (güvenilir), ilmi âlimlerin ittifak ettiği, delil ve sened kabul edilen, büyük bir âlimdir.”

İbn-i Mace (r.a.) nın Süneni İbn-i Mace ismiyle meşhür pek kıymetli bir hadis kitabı vardır. İçerisinde DÖRT BİN HADİS-İ ŞERİF bulunmakta, Kütüb-i sitte’nin altıncısı sayılmaktadır.

Bu altı kıymetli kitabe “Sahih-i Sitte” de denir. Bu altı kitabta, Sahih-i Buhari ile Sahih-i Müslim’e “sahiheyn” denir. Kalan dört tanesine “Sünen-i Erbaa” denir.

Hadis âlimleri, bir hadis-i şerif için bunu cemaat rivayet etmiştir dedikleri zaman, Kütüb-i sitte sahibi âlimlerin bu hadis-i şerifi, altı hadis kitabında rivayet ettikleri anlaşılır.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara yayan bu veli kulların yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu