‘kerametler’ olarak etiketlenmiş yazılar

Osman-i Zınnureyn (Radiyallah-u anhu) nun kılıçları

 

Osman-i Zınnureyn (Radiyallah-u anhu)- 4

Hazenü’l-Kuşeyri diyor ki: Abdullah bin Selâm, Hz. Osman’ın evinden ayrıldıktan sonra Osman (r.a.) evini saran adamların karşısına çıktı ve onlara “Sizi benim üzerime teşvik ve tahrik eden o iki kişiyi getirin göreyim” dedi. Kızıl deve veya eşek gibi iki adam Osman’ın (r.a.) karşısına çıktı. Hz. Osman: “Size Allah ve Resûlüne yemin verdirerek soruyorum. Resûl-i Ekrem Medine’ye geldiği vakit, Rûme kuyusundan başka içilecek tatlı su bulunmadığı için “Rûme kuyusunu kim satın alır, kendi kovasını müslümanların kovası ile beraber tutarsa, Cennetteki kovası bundan hayırlı olur.” buyurduğu vakit, bol para verip onu satın alan ve millete vakf eden ben değil miyim? Şimdi siz ondan, hatta bir bardak acı sudan olsun beni men’ ediyorsunuz” dedi. Onlar “Evet doğrudur” dediler. Sonra yine Hz. Osman: “Allah ve İslâmiyet hakkı için size soruyorum: Darda olan İslâm ordusunu tamamiyle kendi servetimden techiz etmedim mi?” diye sordu. Onlar: “Evet doğrudur.” dediler. Hz. Osman: “Allah ve İslâmiyet adına size yemin verdiriyorum; mescid müslümanlara dar geldiği vakit, Resûl-i Ekrem: “Cennette daha hayırlısını almak üzere falancanın arsasını kim alıp mescide ilâve eder?” buyurduğu vakit onu satın alıp mescide katan ben değil miyim? Böyle iken, şimdi siz benim mescidde namaz kılmama mâni oluyorsunuz” dedi. Onlar: “Evet, doğrudur” dediler. Hz. Osman: “Allah ve İslâmiyet adına yemin verdirerek soruyorum: Resûl-i Ekrem, Ebû Bekir, Ömer ve benimle Şebir dağında otururken, dağ sallanıp taşı yuvarlandığı ve Resûl-i Ekrem taşı ayağıyla itip: “Ey Şebirdağı dur. Zira senin üzerinde bir peygamber, bir sıddîk ve iki şehîdden başka kimse yoktur.” buyurmadı mı? dedi. Onlar: “Vallahi doğru söylüyorsun” dediler. Bunun üzerine Hz. Osman “Allahü Ekber” diye tekbir aldıktan sonra: “Kâ’be’nin Rabbi hakkı için şahid olun ki, ben şehîdim” dedi. Daha sonra âsiler, komşu duvarından aşarak içeriye girdiler. Osman (r.a.) oruçlu olup, Kur’ân-ı kerîm okuyordu. Âsiler Hz. Osman’ın üzerine saldırıp şehîd ettiler. Bu arada, hanımı Naile (r.anha)’nın da parmakları kesildi. Abdullah bin Selâm, Hz. Osman’ın şehîd edildiği esnada yanında bulunanlara “Hz. Osman son olarak o esnada ne dedi?” diye sordu. Dediler ki: Hz. Osman “Yâ Rabbi Ümmet-i Muhammed arasındaki tefrikayı kaldır ve kendilerini birleştir” diye üç kere duâ etti. Abdullah bin Selâm diyor ki: “Hz. Osman o şekilde duâ etmeseydi, kıyâmete kadar müslümanlar bir araya gelemezdi.” Asiler, Osman’ın (r.a.) evini soydular. Devlet hazînesi olan beyt-ül-mâlı da yağma ettiler. Medine-i Münevvereyi kana buladılar. Halifenin cenazesi üç gün defn edilmedi Nihayet Zübeyr bin Avvâm (r.a.) ve onyedi kişi cenaze namazını kıldıktan sonra, Baki mezarlığına defn ettiler. Hz. Osman şehîd olduğu zaman 82 yaşında bulunuyorlardı.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Osman-ı Zınnureyn (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Cöke Bekiro (Nusaybin)

Osman-i Zınnureyn (Radiyallah-u anhu)- 5

Hazret-i Osman (r.a.);

Hz. Osman’ın şehîd edilme haberi, İslâm ülkesinde geniş üzüntüler uyandırdı. Her tarafta büyük bir huzursuzluk ve hüzün başladı. İslâm düşmanları fitneyi çıkarmışlar, kinlerini kusmuşlardı. Hz. Osman’ın şehîd edildiği zamana kadar tam bir birlik içinde olan müslümanlar arasında bazı kimseler ayrılarak harici ve sebeiyye gibi fırkalara bölündüler. Peygamberimizin (s.a.v.) bildirdiği ve Eshâb-ı kirâmın tabi olduğu doğru yoldan ayrılmayan müslümanlar ise, fitneyi yok etmek için büyük gayretler gösterdiler. Doğru yoldan asla sapmadılar.

Hz. Osman daima adaletli davrandı. Müslümanların rahatı için büyük titizlik gösterdi. Fitne hareketine birtakım ithamlarla başlayan âsilerin her türlü bozuk iddialarına, ikna edici cevaplar verip, delillerini gösterdi. Fakat âsilerin maksadı karışıklık çıkarmak ve fitne yaymak olduğundan Hicret’in 35’nti yılında Hz. Osman’ı şehîd ettiler. Osman (r.a.) şehîd olunca, bütün müslümanlar Hz. Ali’yi halife seçtiler. Hadîs-i şerîflerde Hz. Osman hakkında buyuruldu ki “Her peygamberin Cennetde bir arkadaşı vardır. Benim arkadaşım da Osman’dır.”

Resûlullah kızı Rukıyye’yi Osman’a verdikten bir zaman sonra kızına “Osman bin Affanı nasıl buldun” dedi. Hayırlı, iyi gördüm, dedi. “Ey canım kızım, Osman’a çok saygı göster. Çünkü, Eshâbım arasında, ahlakı bana en çok benzeyen o’dur.” buyurdu.

Hz. Âişe buyuruyor ki: Resûlullah (s.a.v.) evinde mübârek baldırları, yani topuğu ile dizi arası açık yatıyordu. Hz. Ebû Bekir kapıya gelip izin istedi. Habîb-i ekrem izin verdiler. Hallerini değiştirmediler. Sonra Hz. Ömer gelip izin istedi. Ona da izin verdiler ve mübârek baldırları açık olarak yattıkları vaziyette sohbet ediyorlardı. Hz. Osman gelip izin isteyince, Resûl-i Ekrem oturdu ve örtündü. Hepsi gittikten sonra Server-i âleme sordum: Babam Ebû Bekir (r.a.) İçeri girdi, hiç hareket etmediniz. Hz. Ömer içeri girince yine aynı vaziyette durdunuz. Hz. Osman içeri girince doğrulup oturdunuz ve elbisenizi düzelttiniz. Bunun hikmeti nedir? Cevabında: “Meleklerin haya ettiği bir kimseden ben haya etmez meyim?” buyurdular. Bir rivâyette ise Resûlullah (s.a.v.) “Osman çok haya sahibi bir kimsedir. Eğer o halde izin verseydim içeri girip söyleyeceğini anlatmazdı.” buyurmuştur.

Birgün Resûlullah (s.a.v.) yakında meydana gelecek fitneleri zikir ediyordu. O sırada kendini örtmüş bir kişi geçiyordu. Server-i âlem: “O fitne günü bu şahıs hidâyet üzere olacaktır.” buyurdular: Kalkıp o şahsa baktım. Osman bin Affan (r.a.) idi. Rivâyet eden diyor ki: “O şahta Resûl-i Ekrem’e göstererek “Yâ Resûlallah. Bu mudur?” dedim. “Evet” buyurdular. Yine aynı hususta hasen hadîs olarak Âişe-i Sıddîka’dan (r.anha) rivâyet edilen hadîs-i şerifte “Yâ Osman! Allah sana (hilâfet denen) bir gömlek giydirecek. Eğer münafıklar onu soymak isterlerse, bana kavuşasıya kadar sakın onu çıkarma” buyurulmuştur. Bu hadîs-i şerîf sebebiyle Hz. Osman muhasara edildiği zaman kendisi halifelikten çekilmemiştir.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Osman-ı Zınnureyn (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bore Beşire Mecido (İlk bahar mevsimi) Nusaybin

Osman-i Zınnureyn (Radiyallah-u anhu)- 6

Yine hasen hadîs olarak İbni Ömer (r.a.) rivâyeti ile Resûl-i Ekrem: Hz. Osman yamanında çıkacak fitneyi zikr ettikten sonra Hz. Osman’ı işaret ederek “O fitnede bu, mazlum olarak katl edilir.” buyurmuştur.

 Resûlullah (s.a.v.) hadîs-i şerîfde: “Bütün peygamberler, hayatlarında bir kimse ile iftihar etmiştir. Ben de Osman bin Affan ile iftihar ederim.” Yine buyurdu: “Bütün melekler benim ile iftihar ederler. Ben de Osman bin Affan ile öğünürüm.” Resûlullah, Hz. Osman’a buğz eden bir kimsenin cenaze namazını kılmamıştır.

 Eshâb-ı kirâmdan Cabir (r.a.) anlatır. Biz Muhacirlerden bir cemaat Resûlullahın huzurunda idik. Aramızda Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Talha, Zübeyr, Abdurrahman bin Avf, Sa’d bin Ebî Vakkas (r.a.) da vardı. Habîb-i Ekrem: “Herkes dostunun yanına varsın.” buyurdu. Herkes sevdiğinin yanına gitti. Resûl-i Ekrem de Hz. Osman’ı yanına aldı. “Sen dünyâda ve âhırette benim sevdiğimsin” buyurdu. Resûlullah (s.a.v.) bir hadîs-i şerîfte: “Ben Allahü teâlânın kusurunda, Hz. Osman’ın düşmanlarının hasmıyım, onlara karşıyım.” buyurdu. Yine buyurdu ki: “Biz Osman bin Affan, Allahü teâlânın halîli ve kerîm olan babamız İbrâhim aleyhisselâma benzetiyoruz.” Abdullah bin Ömer’in bildirdiği hadîs-i şerîfte “Osman ümmetimin en hayırlısı ve en çok ikram edenidir.” buyuruldu.

 İbni Mes’ûd (r.a.) rivâyet ediyor. Bir gazâda Resûlullah (s.a.v.) ile beraberdim. Yiyecek bitti Askeri üzüntü, sıkıntı kapladı. Resûl-i Ekrem bu hâle vakıf oldu. “Allahü teâlâ size, güneş batmadan rızk gönderecektir.” buyurdu. Hz. Osman bu sözünü işitince: “Resûl-i Ekrem’in her sözünün muhakkak; doğru olması lazımdır.” diye düşünüp yiyecek bulmağa çalıştı. Bir yerde ondört deve yükü yiyecek buldu. Fazla fiat ile alıp dokuz yükünü güneş batmadan Habîb-i Ekrem’in huzuruna getirdi: “Yâ Osman! Bunlar nedir?” diye sordular. “Osman’dan Allah’ın Resûlüne hediyyedir” dedi.

 Seyyid-i Kâinatın (s.a.v.) buyurdukları, gecikmeden yerine gelince mü’minler sevindiler, münafıklar mahzun oldular. Server-i âlem hazretleri mübârek ellerini açıp: “Yâ Rabbi! Osman’a çok ecir ver” diyerek hayır duâ buyurdular.

 Abdullah bin Abbas, Resûlullahın: “Ya Rabbi! Osman’ı kıyâmet gününün sıkıntılarından kurtar, ona rahatlık ver. O bizim birçok sıkıntımızı gidermiştir.” buyurduğunu bildirmiştir. Bir hadîs-i şerîfde de, “Osman’ın şefaati sayesinde, Cehenemi hak etmiş yetmiş bin kişi, hesabsız Cennete girecektir.” Hz. Osman’ın menkıbelerinden bazıları şöyledir:

Birgün Osman bin Affan (r.a.) Resûlullah’ı (s.a.v.) evine davet etti. Resûlullah: “Yalnız beni mi davet ediyorsun? buyurdular. Hz. Osman: “Eshâb-ı kirâm da gelsinler Yâ Resûlallah” dedi. Bilâl-i Habeşî’yi (r.a.) bütün Eshâb-ı kirâma, Hz. Osman’ın davetine gelmeleri için haber vermekle vazifelendirdi. Kendileri Hz. Ali ile Hz. Osman’ın evine doğru yola çıktılar. Hz. Osman, Peygamberimizin mübârek adımlarını sayıyordu.

Peygamberimiz farkına varıp, sebebini sordu. “Yâ Resûlallah! Her adımınıza bir köle azâd olsun” dedi. Davetten sonra bütün kölelerini azâd etti.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Osman-ı Zınnureyn (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bore Beşire Mecido (İlk bahar) Nusaybin

Osman-i Zınnureyn (Radiyallah-u anhu)- 7

Halifeliği sırasında adalet ile davranmaya çok dikkat ederdi. Birgün bir gencin kulağını çekti. Gencin kulağı acıyıp şöyle dedi: “Efendim, herkesin birbirinden hakkını alacağı kıyâmet gününü düşününüz.” Bu söz Hz. Osman’a çok tesir etti. “Ey genç sen de, benim kulağımı çek ödeşelim.” buyurdu. Genç, Hz. Osman’ın kulağını çekti. Hz. Osman: “Biraz daha çek” deyince genç: “Siz kıyâmet gününü düşünerek korktunuz. Bende o günkü hesaptan korkuyorum.” dedi.

 Osman (r.a.) cömert, haya sahibi idi. Gecenin bir kısmında uyur, sonra ibadete kalkardı. Gündüzleri de orucla geçirirdi. Hak teâlâ Zümer sûresinin dokuzuncu âyet-i kerîmesini Hz. Osman veya Ebû Bekir veya Ömer veya devamlı ita’at eden her mü’min için indirmiştir. Bu âyet-i kerîmede:

 “Yoksa, o, ahiret(azabın)’dan korkarak, Rabbinin rahmetini umarak gecenin saatlerinde secdeye kapanır, kıyamda durur bir halde taat ve ibadet eden kimse (gibi) midir? De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olurr mu? Ancak temiz akıl sahibleridir ki (bunlar) hakkıyla düşünür.” Buyurulmuştur. Müfessirlerin çoğu bu âyet-i kerîmenin Hz. Osman hakkında indirildiğini bildirmişlerdir.

 Muhtac olanlara bol bol yemek yedirir, kendisi de evde sirke ile zeytinyağı yerdi. Halîfe iken, deveye binince kölesini de arkaya alır, böyle yaptığı için çekinmez sıkılmazdı. Kabristana uğradığı zaman oturur, ağlardı. Öyle ki sakalı ıslanırdı.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Osman-ı Zınnureyn (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bore Beşire Mecido (İlk bahar) Nusaybin

Osman-i Zınnureyn (Radiyallah-u anhu)- 8

Hz. Osman bir defasında Resûlullahın evinde hiç yiyecek kalmadığını işitmişti. Hemen bir semiz koyun, bir miktar bal ve bir çuval un alıp, Hz. Âişe’nin evine götürdü. Hz. Âişe’ye şöyle dedi: “Ey mü’minlerin annesi, Resûl-i Ekrem’in bunu, diğer hanımları arasında paylaştıracağını zannediyorum. Hiç paylaştırmasın çünkü ben onlara da bunların aynısını gönderdim.” dedi. Peygamberimiz (s.a.v.) eve gelip durumu öğrenince “Yâ Rabbi! Osman’ın gecikiş gelecek, gizli, aşikâr bütün günahlarını affet” diyerek duâ etti.

 Allahü teâlâ, Peygamberlere (aleyhimüsselâm) verdiği faziletler ve güzel menakıbdan bazılarını Hz. Osman’a da vermiştir.

Birincisi: Şehid olmaktır. Allahü teâlâ, peygamberlerinden Zekeriyya ve Yahya’ya (a.s.) vermiştir.

İkincisi: Zühd ve Hicrettir. Hak teâlâ, peygamberi İsâ bin Meryem’e (a.s.) vermiştir.

Üçüncüsü: Cömertliktir. Hak teâlâ bu fazileti peygamberi İbrâhim’e (a.s.) vermiştir.

Dördüncüsü: İhtiyarlıktır. Hak teâlâ ihtiyarlığı peygamberi Nuh (a.s.)’a vermiştir.

Beşincisi: Haslet, haya etmek üstünlüğüdür.

Hak teâlâ hayayı Hz. Âdem ve Muhammed (a.s.)’a vermiştir. Hak teâlâ bu altı üstünlüğü Hz. Osman’da toplamıştır.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Osman-ı Zınnureyn (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu