‘Abdullah bin Zübeyr’ olarak etiketlenmiş yazılar

Baverne (Bahçebaşı) Köyü yolu Nusaybin

Zübeyr bin Avvâm (Radiyallah-u Anhu)- 10

Zübeyr bin Avvâm (r.a.), Taif Muhasarasına, Tebük seferine ve Vedâ Haccı’na iştirak etmiştir.

Mısır’ın kalbi olan ‘Fustat’ şehrini zapetmek için Amr İbn’il-As (r.a.) Hazret-i Ömer (r.a.) den dörtbin kişilik kuvvet istediğinde Hazret-i Ömer (r.a.) O’na dörtbin kişi göndermiştir ki,

Bunlar;

Hazret-i Zübeyr bin Avvâm, Hazret-i Mikdad bin Esved, Hazret-i Ubeyde bin Sâmit ve Hazret-i Mesleme bin Muhalled (r.anhüm)

Zübeyr bin Avvâm (r.a.), yedi aylık muhasereden sonra ‘Fustat’ şehrini zapt etmeye muvaffak olmuştur. Sonra iskenderiyeye üzerine yürüyerek burasının da alınmasında büyük rol oynamıştır.

Haszret-i Zübeyr bin Avvâm (r.a.), uzun boylu beyaz tenli zarif (kibar) bir kimse idi. Emanete son derece riayet eder, hasasiyet gösterirdi.

Hazret-i Zübeyr bin Avvâm (r.a.) kendisine emanet edilen şeyleri saklamak için ne yapacağını şaşırırdı.

Nitekim, bir çok Sahabe (r.anhüm), mallarından başka, çocuklarını da Zübeyr bin Avvâm (r.a.) a emanet ederlerdi.

Ticaret ve ziraat ile meşgül olurdu. Medine’nin en zenginlerinden sayılırdı. Medine etrafındaki arsalardan başka Basra, Kufe ve Mısır’da da bir haylı emlakı vardı.

Etrafındaki fakirlerin hepsinin maişetini temin etmek hususunda büyük gayretler sarfetmiştir.

Borç para isteyen borç para verir, cihad’a gitmek isteğenleri Allah rızası için techiz ederdi (donatırdı).

Zekatını zamanında ve muntazaman verirdi. Bütün servetine ve zenginliğine rağmen, O, son derece sade yaşardı. Sade giyinir, sade yemek yer ve zinet eşyasına iltifat etmezdi.

Ancak, silahına hassasiyet gösterirdi. Bu itibarla kılıcnın kabzesini gümüşten yaptırmıştı.

İlk hanımı, Esma binti Ebû Bekir (r.anha) idi. O Salih hanımdan Abdullah, Urve, Münzir, Hatticet’ül Kübra, Ümmül Hasan ve Aişe isimli çocukları doğrumuştur.

Hazret-i Zübeyr bin Avvâm (r.a.) ın çocukları içinde Abdullah (r.a.) ın; (Babası ile Yermük muharebesine katıldığı en büyük oğlu olduğu ve Medine’de Doğan ilk Muhacir çocuğu olduğu için hususi bir yeri vardı. Bu yüzden Hazret-i Zübeyr bin Avvâm (r.a.), servetinin üçte birini o’na vermişti.)

<<< Bak Abdullah bin Zübeyr >>>

Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları;

Resulullah (sallallahu aleyhi ve selem) şöyle buyurmuştur;

-“Birinizin ipi olan odun yüklenerek satması ve Allah’ın onun yüzünü ak etmesi dilencilikten hayırlıdır. İstediği kimseden bir şey alsın veya almasın böyledir.”

Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Selem) buyurmuştur;

-“Bilmediğini hadis olarak söyleyen, Cehennemde azâb görecektir.”

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Zübeyr bin Avvâm (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Tren Garı Nusaybin

Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u Anhu);

Eshab-i Kiram’dan. Aşere-i Mübeşere’den olan Zübeyr bin Avvâm (r.a.) in oğludur.

Nesebi;

Abdullah bin Zübeyr bin Avvâm bin Huveylid bin Esed bin Abdil’uzza bin Kuseyyel Kureşi, el-Esedi’dir.

Annesi Hazret-i Ebû Bekir-i sıddık’ın kızı Esmâ’dır. Teyzesi, müminlerin annesi Aişe-i Sıddık (r.anha) dır.

Medine’de muhacirlerden İlk önce dünyaya gelen çocuk budur. Hicretten yirmi ay sonra (veya birinci senede) 1 (M. 622) Medine yakınlarındaki Kuba’da dünyaya gelince Muhacirler çok sevinip rahatladılar.

Çünkü Yahudiler;

-“Biz Muhacirlere Sihir yaptık, çocukları olmayacak.” Diyorlardı.

Bu mubarek zat’ın doğumu Yahudilerin yalanlarını ortaya çıkararak hayal kırıklığına uğrattı.

Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) duâ edip, ismini “Abdullah”, künyesini de “Ebû Bekir” koydu. Diğer künyesi Ebû Hubeyd” idi. Babası tarafından (ninesi) Hazret-i Safiye (r.anha) Resulullah (s.a.v.) in halası idi.

Yedi yaşında iken babası tarafından Pygamberimiz (s.a.v.) e getirildiğinde O’na biat etme şerefine kavuştu.

Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) devrinden sonra yavaş yavaş çocukluk hayatından çıkarak Hazret-i Ömer (r.a.) zamanında kendini göstermeye başladı. 14 (M. 638) senesinde on iki yaşlarında iken babası ile Yermük savaşına gitti.

Hazret-i Zübeyr bin Avvâm (r.a.) onu sahabeden birine emanet ederek savaşa katıldı. Kendisi de babasını savaşırken at üzerinde seyr etti.

Yine dört sene sonra 18 (M. 639) de babası ile birlikte Hazret-i Amr ibnil-As (r.a.) ın kumandanlığında Mısır’ın fethine katıldı.

Geceleri çok ibdet eden Hazret-i Abdullah bin Zübeyr (r.a.) aynı zamanda çok çesür, kuvvetli ve kahraman idi.

Hicretin 29 (M. 649) senesinde Afrika’da Abdullah bin Sa’d ile Tunus harbine katıldı.

Yüzyirmibin düşman askeri ile yirmibin İslâm mücahidi savaşırken, o birkaç mücahid ile Bizans ordusu kumandanı Roma asilzadesi Gregor’u (cercire) öldürdü. Düşman kuvvetleri bozularak, zaferin kazanılasında büyük rol oynadı.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bore beşire Mecido Girnavas mevki-i Nusaybin

Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u Anhu)- 2

Hazret-i Abdullah bin Zübeyr (r.a.) otuzuncu sene, Hazret-i Said bin As kumandasındaki ordu ile Horasandaki ordu ile Horasan seferinde bulundu.

Aynı sene Hazret-i Osman (r.a.) tarafından Kur’an-i Kerim’in çoğaltılması için toplanan ilmi heyete davet edildi.

Hazret-i Osman (r.a.) şehid edildiği gün O’nu büyük bir gayretle müdafaa etti. Ertesi sene 36 (M. 656) da meydana gelen Cemel vakasında babasının yanında idi.

Hazret-i Muaviye (r.a.) 60 (M. 680) senesinde vefat ettikten sonra yerine geçen oğlu Yezid iktidara geçti.

Hazret-i Abdullah bin Zübeyr (r.a.) O’na biat etmeyip Hazret-i Hüseyin (r.a.) ile beraber Mekke’ye geldi.

Yezid de hemen Abdullah bin Zübeyr (r.a.) üzerine bir ordu gönderdi. Bu ordunun kumandanlığını Hazret-i Abdullah (r.a.) ın baba bir kardeşi Amr bin Zübeyr (r.a.) yapıyordu. Bu orduyu mağlub ederek onu esir aldı.

Bundan sonra Hazret-i Hüseyin (r.a.) in Kufe’ye gitmesini tavsiye edince kabul etti. Ancak Hazret-i Hüseyin (r.a.) K e r b e l â’da şehid olduğunu işittiği zaman Yezid’in adamlarını Hicaz’dan çıkartarark kendi namına hilafet ilân etti.

Bu hadiseler üzerine Mekke ve Medine halkı kendisine biat etti. Böylece 61 (M. 680/681) de Hazret-i Abdullah bin Zübeyr (r.a.) bütün Hicaz’a hakim oldu.

Bu hadiselerden iki yıl sonra Yezid’in gönderdiği Müslim bin Ukbe, ‘Hare savaşı’ sonunda Medine-i Münevvere’yi ele geçirdi.

Bu savaşta Medine halkından ve Eshab-i Kiram (r.anhüm) den pek çok kimse şehid oldu. Bundan sonra Mekke üzerine giderken ölünce, yerine geçen Husayn bin Numeyr es-Sekûni 64 (M. 683) senesi Muharrem ayında Hazret-i İbn-i Zübeyr (r.a.) i Mekke’de Altmışdört gün muhasara etti. Mekke’liler çok sıkıntı çektiler.

Rebiülevvel ayında Yezid’in ölüm haberi gelince muhasarayı kaldırarak Şam şehrine geri döndüler.

Bu sırada Ka’be-i Muazzama yanınca, Hazret-i Abdullah İbn-i Zübeyr (r.a.) yeniden yaptırarak Hacer-i Esvad’i de içeriye aldırdı.

Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.) in türbesini tamir ettirdi. Yezid’in ölümünden sonra Hicaz, Yemen, Irak, İran ve Horasan halkı kendisine biat edip halife olarak tanıdılar.

Dokuz sene Mekke’de halife oldu. Yalnız Mısır ve Şam bölgesi Emevilerin elinde kaldı.

Hazret-i İbn-i Zübeyr (r.a.) elinde bulunan yerlere, kendine sadık kimseleri göndererek hükümeti kuvvetlendirmeye başladı.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bore Beşire Mecido Nusaybin

Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u Anhu)- 4

Abdülmelik bin Mervan Ka’be’nin bir duvarını yıktırarak yeniden yaptırdı. Hacer-i Esvadi eski yerine koydurup son şeklini verdi. Bugünkü Ka’be’nin üç duvarı Abdullah İbn-i Zübeyr (r.a.), bir duvarı Abdülmelik yapısıdır.

Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) den doğrudan hadis-i şerif rivayet etti. Ayrıca babasından, Hazret-i Ebû Bekir, Hazret-i Osman (r.anhüm) den teyzesi Hazrete-i Aişe (r.anha) den, Hazret-i Ali ve Süfyan bin Ebû Züheyr es-Sekafi (r.anhüm) den hadis-i şerifler bildirdi.

Kendisinden de, Kardeşi Urve, Oğulları Âmir ve Ubbad, yeğeni Muhammed bin Urve, Ebû Ziban, Urve bin Amr-i Selmâni, Ata, Tavus, Amr bin Dinar, Veheb bin Keysan, Sabit-i Benâni ve diğer zatlar (r.anhüm) rivayet etti.

Rivayet ettiği hadis-i şeriflerinden bazıları şunlardır;

Abdullah bin Zübeyr (r.a.) rivayetle Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuşlardı ki;

-“Bulut ve meleklerin onun korkusundan kendisni tesbih ettiği Allah-u Teâlâ’yı noksan sıfatlarından tebzih ederim.”

Yine Abdullah bin Zübeyr (r.a.) rivayetle Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdular ki;

-“Herhangi bir memlekette vefat eden Eshabımdan biri, Kıyamette mahşer yerine giderken, o memleketin Müslümanlarına önder olur ve onların önlerini aydınlatır.”

Eshab-i Kiram (r.anhüm) ın tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerinden ve abâdile (dört Abdullah) dan biridir.

Kendisinden Sahihayn’da (Buhari ve Müslim) otuzüç hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Bunlardan altı tanesi Buhari (r.a.) dedir.

Rivayet ettiği otuzüç hadis-i şerif’in tamamı Ahmed bin Hambel (r.a.) in ‘Müsnedadlı hadis kitabında mevcuttur.

İslamiyette ilk olarak yuvarlak gümüş parayı, Mekke-i Mükerreme’de Abdullah bin Zübeyr (r.a.) bastırdı. Paranın bir yüzünde “Muhammedün Resulullah” diğer yüzünde “Allah vefakar ve adaletli olmayı emretti” yazılı idi.

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu