‘Hadis alimleri’ olarak etiketlenmiş yazılar
İmâm-i Buhâri (Radiyallah-u anh)- 12
04 Aralık 2008Çağ-Çağ barajı (Sonbahar nevsimi) Nusaybin
İmâm-i Buhâri (Radiyallah-u anh)- 12
Kütüb-i sitte denilen, altı sahih hadis kitabında en başta geleni Sahihi Buhari’dır. Bu eserde sahih hadisler, sika (güvenilir, sağlam) ravilerin rivayetleri toplanmıştır.
Bu hadis-i şerifler, rivayet hususunda râviler arasında ihtilaf bulunmayan hadis-i şeriflerdir. Böylece Râvi zinciri birbirine bağlanarak, asıl kaynağına gidilmiştir.
Buhâri-i şerif 97 kitaba ve 3450 baba ayrılmıştır. Bu bölümler ibâdât, muamelat, siyer, megazi, mu’cizat ve kur’an-i kerim ayetlerinin tefsirine dairdir.
Fıkhı mes’elelere önem verilmiş olup, metinler arasında fıkıha dair izahlar yer almıştır.
Buhâri-i şerifin, Ali el-Yununi (r.a.) tarafından istinsah edilen metni muteber olmuştur. Dikkat ve titizlikle yazılan bu nüshanın aslı, Kahire’de Akboğa medresesi kütübhanesindedir. Bundan başka, çok yazma nüshaları vardır.
Bir kimse, Buhâr-i şerifi hangi niyetle baştan sona kadar okuyup hatmederse, maksadı, en güzel şekilde hasıl olur. Taun hastalığı zamanlarında bir evde okunsa, Allah-u Teâlâ (c.c.) o evde bulunanları taun’dan muhafaza eder.
Sözleri dinde senet olan çok yüksek âlimlerden bir çoğu, dert ve balalerden, hastalık ve sıkıntılardan kurtulmak ve bir çok şeylere kavuşmak için, Buhari-i şerifi okuyup vesile etmişlerdir.
Böylece maksatlarını da elde etmiş ve onu kendileri için ilaç kabul etmişlerdir.
Hadis âlimlerden bir zat şöyle anlatıyor;
-“Karşılaştığımız müşkül hallerde, kendim ve başkalarının sıkıntıdan kurtulmamıza vesile olması için, yüzyirmi def’a kadar Buhâri-i şerif okudum. Her def’asında hangi niyet ile okumuş isem, maksadım hasıl oldu.”
-“Bu kitab (Buhâri-i şerif) hangi evde bulunursa, evi yanmaktan, hangi gemide bulunursa, o gemiyi batmaktan Allah-u Teâlâ korur.”
2- Tarih-ül-kebir;
Hadis ricaline ait olup, hadis-i şerif ravilerinin inceleyen bir eserdir. Sahasında ilk yazılan eserlerdendir. İmâm-i Buhâri (r.a.) bu eserini, 18 yaşında iken, Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) in Ravdası başında geceleri ay ışığında yazmıştır.
Kendisi (r.a.) bu eseri hakkında şöyle buyurmuştur;
-“Bu eserimi üç def’a gözden geçirdim. Öyle inceledim ki, eğer ondakı isnadlardan (senet) biri çıkarılırsa, ehli olanlar bile onu anlayamaz. Gayet dıkkatli ve sağlam hazırladım.”
İshak bin Râheveyh (r.a.) bu kitabı alıp, Abdullah bin Tahir’e göstererek,
-“Böyle harika bir eser gördün mü?” demiştir.
Abdullah bin Tahir (r.a.) da; inceleyip, kitabın üstünlüğü karşısında hayrete düşütüğünü belirtmiştir.
Bu eser; Haydarabad’da 1941-1954 senelerinde dört cild halınde, 1959-1954 senelerinde de üç cild halında basılmıştır.
3- Tarihu-l evsât; Tarihu’l kebir’in kısaltılmasıdır.
4- Tarih-us-sağir; Trihu’l kebirin bir özetidir.
5- Kitabu zuafais-sağir; Zayif ravilerin hallerinden bahseder.
19 adet eser daha vardır.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara yayan İmâm-i Buhâri radiyallah-u anh veli kulun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
İmâm-i Buhâri (Radiyallah-u anh)- 13
04 Aralık 2008Çğ-Çağ barajı (Sonbahar mevsimi) Nusaybin
İmâm-i Buhâri (Radiyallah-u anh)- 12
İmâm-i Buhâri (r.a.) hazretlerinin rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bir kısmı şunlardır;
-“Allah-u Teâlâ, iyiliklerin ve fenalıların yazılmasını emretti. Sonra bunları açıkladı. Bir kimse bir iyilik yapmaya niyetlenir de yapamazsa, Allah kendi nezdinde o kimse için tam bir iyilik sevabı yazar ve bu sevabı yediyüze ve daha fazlasına kadar çıkarır. Ve eğer fenalık yapmaya niyetlenir de sonra vazgeçerse, Allah onun için tam bir iyilik sevabı yazar. Eğer kötü işe hem niyetlenir, hem de onu yaprasa, Allah o kimse için bir günah yazar”
-“Kulunun tövbesinden dolayı Allah-u Teâlâ’nın sevinci, sizden birinizin ıssız çölde devesini kaybedip de, tekrar bulduğundaki sevincinden daha fazladır.”
-“Allah-u Teâlâ buyurdu; (-“Bir kimse benim velilerimden birine düşmanlık ederse, ona karşı harb ilan ederim.”)”
Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem) devesinin terkesine bindirdiği Muâz (r.a.) a üç def’a;
-“Ya Muâz!” diye hitab etti.
O da her def’asında;
-“Lebeyk (buyur) ya Resulallah.” Dedi.
Bunun üzerine;
-“Bir kimse, Allah’tan başka hak ma’bud olmadığına ve Muhammed (s.a.v.) ın Allah’ın kulu ve Resûlü olduğuna, samimi olarak şehadet ederse, Allah ona Cehennemi haram eder.” Buyurdu.
Muâz (r.a.);
Ya Resulallah! Bu müjdeyi halka haber vereyim de sevinsinler.” Deyince
Peygamber Efendimiz (Sallallahu alayehi ve sellem);
-“Söylersen onlar buna güvenirler.” (faydalı iş yapmaz olurlar) buyurdu.
Muâz (r.a.); (Mes’uliyetinden korktuğu için) vefat ederken bunu söyledi.
-“İçinizde en sevdiğim kimse, huyu en güzel olanıdır.”
-“Haya imandandır. İmanı olan cennettedir. Fuhuş kötülüktür. Kötüler Cehennemdedir.”
-“Kızdığı zaman istediğini yapabilecek bir kimse, kızmazsa, Allah-u Teâlâ kıyamet günü onu herkesin arasında çağırır;-“(Cennette istediğin hurinin yanına git der.”)”
-“İlim üstad’dan öğrenilir.”
-“Kabrimi ziyaret eden kimseye şefaat etmem bana vacip oldu.”
-“Kim rızkının bol olmasını ve ömrünün uzamasını severse, sıla-i rahim yapsın.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara yayan İmâm-i Buhâri radiyallah-u anh veli kulun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
İmâm-ı Müslim (Radiyallah-u anh)- 3
05 Aralık 2008Çağ-çağ Barajı (Sonbahar manzarası) Nusaybin
İmâm-ı Müslim (Radiyallah-u anh)- 3
Zübeyr bin Adiy (r.a.) den bildirilmiştir.
Enes Bin Mâlik (r.a.) nın yanına geldik. Haccac’dan gördüğümüz zulüm ve haksızlıkları ona anlattık.
O zaman Enes Bin Mâlik Bize; Peygamber Efendimiz (s.a.) ın;
-“Rabbinize kavuşuncaya kadar sabrediniz. Çünkü, her gelen zaman geçen zamandan kötüdür.” Buyurduğunu işittim.
-“Ey Müslüman kadınlar! Bir komşu kadın, komşusunun verdiği paça bile olsa, hor görmesin.”
-“Müslüman yahud Mü’min kul, abdest alırken yüzünü yıkadığı sırada, gözüyle işlediği günahlar su ile yahud suyun son damlasiyle yüzünden dökülür. Sonra elini yıkadığı zaman, elleriyle yaptığı her günah tamamiyle temizleninceye kadar su ile yahud suyun son damlasıyla dökülür. Sonra ayaklarını yıkadığında, ayaklarıyla kazandığı bütün günahlar su ile veya suyun son damlasıyla çıkıp gider. Nihayet insan günahlarından tertemiz olur.”
-“Bir Müslüman diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için sadaka olur.”
-“Allah-u Teâlâ, kulunun yemek yedikten sonra, yahut bir şeyi içtikten sonra kendisine Hamd’etmesinden razı olur.”
Ebu Musa (r.a.) rivayet etti
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Her müslümanın sadaka vermesi lazımdır.” Buyurdu.
Sahabe (r.a.);
-“Sadaka verecek bir şey bulamazsa ne yapar?” dediler.
Bunun üzerine Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Eliyle çalışır, kendisi de istifade eder, sadaka da verir.” Buyurdu.
Sahabe (r.a.);
-“(Bunu) yapamazsa,” dediler.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Sıkıntıya düşmüş bir muhtaca yardım eder.”
Sahabe (r.a.);
-“(Bu da) elinden gelmezse,” denildi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Hayrı (iyiliği) emreder.” Buyurdu.
Sahabe (r.a.);
-“Bunu da yapamazsa?” denildi
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Fenalık yapmaktan çekinir, bu da sadakadır.” Buyurdu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara ışık saçar gibi yayan İmâm-i Müslim radiyallah-u anh veli kulun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
İmâm-i Tirmizi (Radiyallah-u anh);
06 Aralık 2008Çağ-Çağ deresi (Bor-e gündük) Nusaybin
Tirmizi (Radiyallah-u anh);
Büyük Hadis âlimlerinden. Kütüb-i sitte denilen meşhur altı hadis kitabından olan “Sünen-i Tirmizi” adiyla meşhur Cami-üs-sahih adlı kıymetli hadis kitabını yazan âlimdir.
İsmi, Muhammed bin İsa Tirmizi, künyesi, Ebu İsa’dır. 209 (M. 824) Tarihinde Buhara’nın güneyinde Ceyhun nehri kıyısında bulunan “Tirmizi” kasabasında doğdu, 279 (M.893) senesinde Boğ şehrinde, Recep ayının onüçüncü günü Pazartesi gecesi vefat etti. Ömrünün son yıllarında gözleri görmez olmuştu.
Hadis ilminde meşhur ve sika (sağlam, güvenilir) bir âlim olduğu ittifakla bildirilmiştir. Hadis ilmini öğrenmek için seyahatlar yapmıştır.
Bu maksatla Hicaz, Irak, Horasan civarlarını dolaşmış, oradaki âlimlerden ilim almış, hadis-i şerif dinlemiştir. Hadis ilminde, en meşhur âlimlerden ders almıştır.
Ders aldığı hocalarının başında;
Kuteybe bin Sa’id (r.a.), Ebu mus’ab (r.a.), Mahmud bin Geylan (r.a.), Muhammed bin Beşşar (r.a.), Süfyan bin Veki’ (r.a.), Muhammed bin İsmail (İmâm-i Buhâri) radiyallah-u anh ve Müslim bin Halid (İmam-i Müslim) Radiayallah-u anh vardır.
Bunlardan pek çok sayıda hadis âliminden Hadis-i şerif işitip, rivayet etmiştir. Hadis-i şerif aldığı âlimler, sayılmayacak kadar çoktur. Ayrıca evliyanın büyüklerinden olan Ebu Turab Nahşebi (r.a.) Ebu Abdullah Celâ (r.a.), ve Ahmed bin Hadraveyh (r.a.) gibi zatların sohbetinde bulunarak, taavvuf ilminde de yükselip, yetişmiştir. Hafizasının üstünlüğü darb-ı mesel halini almıştır.
İmâm-i Tirmizi (r.a.) den hadis-i şerif rivayet eden hadis âlimlerinden bir kısmı şu zatlardır;
Ebu Hamid Ahmed bin Abdullah (r.a.), Heysem bin Küteyb Şami (r.a.), Muhammed bin Mahbub (r.a.), Ahmed bin Yusuf Nesefi (r.a.), Es’ad bin Hamdeveyh (r.a.), Davud bin Nasr bin Süheyh el Bezdevi (r.a.), Abd’übnü Muhammed bin Mahmud nesefi (r.a.), Mahmud bin Nümeyr (r.a.) ve oğlu mekki bin fevel (Nuh) r.a., Eb-u Cafer (r.a.), Muhammed bin süfyan (r.a.), Muhammed bin Münzir (r.a.), ve diğer hadis âlimleri radiyallah-u anhuma
İmâm-i Tirmizi (r.a.), Hadis ilminden başka fıkıh ve tefsir ilminde de üstün bir âlimdir. RİVAYET ETTİĞİ HADİS-İ ŞERİFLER İLE KUR’AN-İ KERİM’İN TEFSİRİ HUSUSUNDA MÜHİM HİZMETLER YAPMIŞTIR. Bilhasa ayeti kerimelerin nüzül sebebleriyle ilgili, “Garib-ül Kur’an” denilen Kur’an-i kerim’in bazı lafızlariyle ve kur’an-i kerimdeki kıssalar ile ilgili en doğru hadis rivayetleriyle meşhurdur.
Bu bakımdan âlimler arasında İmam-i Buhâri (r.a.) ın İmâm-i Tirmizi (r.a.) nin ve Hâkim (r.a.) in tefsirleri “Esahh’üt-Tefasir” en sahih tefsirler kabul edilmiştir.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara ışık saçar gibi yayan İmâm-i Tirmizi Radiyallah-u anh veli kulun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
İmâm-i Tirmizi (Radiyallah-u anh)- 2
06 Aralık 2008Çağ-Çağ deresi (Bar-e Veysike) Nusaybin
İmâm-i Tirmizi (Radiyallah-u anh)- 2
Âlimler, İmâm-i Tirmizi (r.a.) ye “Hakim” payesini vermişlerdir. Bu isme layık olduğınu, daha üstün meziyetlere sahip olduğunu, yine onlar bildirmişlerdir.
Büyük veli’lerden Ebu Turab Nahşebi ile görüştü. Ebu Abdullah Celâ (r.a.) Ahmed bin Hadreveyh (r.a.) ile de sohbette bulundu. Her birinden ayrı ayrı feyz aldı.
Eserlerini, İlâhi bir ilhamla hazırlamıştı. Hepsini Allah-u Teâlâ’nın ihsanı bilir, kendisine mal edilmesini istemezdi.
Buyurdu ki;
-“Yazdığım eserlerin hiç birini, eserim olsun düşüncesi ile yazmadım. Ba’zan daraldığım zamanlar oldu, içten gelen bir duygu ile bunları yazmağa başladım. Yazdıkça gönlüm açıldı. İşte bu hal içinde onlar meydana geldi.
Eserleri;
İmâm-i Tirmizi (r.a.) nin bir çok eserleri vardır. Başlıcaları şunlardır.
Kitab-ül-Ilel, kitab-üş-şemail, kitabus-esma’is sahabe, kitab-ül esma ve’l-küna ve en meşhur kitabı es-Sünen diye anılan el-cami-idir.
Tirmizi (r.a.) nin süneni, hasen hadis mevzunda ana kaynaktır. Bu dört kısımdan ibarettir. Birinici kısımda sahih olduğu kati olan hadisler, ikinci kısımda ebu davud ve nesai nin şartlarına uygun olan hadisler, üçüncü kısımda, illetini açıklayan hadisler, dördüncü kısımda ise “bu kitabı aldığım hadisilerle bazı fakihlerle amel etmemişlerdir.” Diyerek durumunu açıkladığı hadisler vardır.
Diğer bir hususiyeti de hadis çeşitlerinden, sahih, hasen ve garibleri bildirmesi, cerh ve ta’dile ait konulara yer verip, sonuna ilel kitabı, yani bahsini ilave edip, ondan da çok güzel faideler toplaması, diğer hadis kitaplarından farklı yönleridir.
Diğer bir hususiyeti de mezheplerinin, istidlal (delil getirme) şekillerini bildirmesidir.
İmamı Tirmizi (r.a.) buyuruyor ki:
-“Ben bu kitabı yazıp, hicaz alimlerine arz eyledim. Hepsi beğendiler. Irak alimlerine arz eyledim, onlarda beğendiler. Horasan alimelerine arz eyledim. Cok güzel oldu dediler.”
İmamı Tirmizi (r.a.) nin “sünen” adlı hadis kitabının hindistanda, diyobend şehrindeki dar-ül ulüm müderrislerinden Muhammed Enver şah keşmiri tarafından Arabi şehri yapılmış, (mearif-üs-sünnen) adı verilerek 1383 (m.1963) senesinde Muhammed Yusuf benuri tarafından önemli açıklamalar ilave edilerek, Pakistan da basılmıştır.
En önemli kitaplardan biri de, yukarıda adı geçen (şemail-i nebi) kitabıdır. Bu konuda yazılmış kitapların en güzellerindendir. Sayılamayacak, anlatılamayacak kadar bereketli, faideli kitaplardır. Okunması; işlerin görülmesi, muradın nasıl olaması için faidelidir.
İmamı Tirmizi rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
-“Yemeğin bereketi, başında ve sonunda, elleri yıkamaktır.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara ışık saçar gibi yayan İmâm-i Tirmizi radiyallah-u anh veli kulun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
İmâm-i Tirmizi (Radiyallah-u anh)- 3
06 Aralık 2008Aşke keşe yeri -Baverne yolu- (Girnavas) Nusaybin
İmâm-i Tirmizi (Radiyallah-u anh)- 3
İmâm-i Tirmizi (r.a.) rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bir kısmı şunlardır;
-“Bir kimse, insanların kızacakları şeyde Allah ın rızasını ararsa, Allah u Teala onu, insanlardan geleceklerden korur. Bir kimse, Allah u Teala nın kızacağı şeyde, insanların rızasını ararsa, Allah u Teala onun işini insanlara bırakır.”
-“Cennete gidecek olanları haber veriyorum, dinleyiniz! Zaifdirler, güçleri yetmez. Bir şey yapmak için yemin ederlerse, Allah u telala bunların yeminini muhakkak yerine getirir. Cehenneme gidecek olanları da biliyorum. Sertlik gösterirler. Acele ederler. Kendilerini üstün görürler.”
-“Kuranı kerimde kendi arzusuna göre tefsir eden, cehennemdeki yerini hazırlasın.”
-“Kıyamet gününde, Allah katında insanların en kötüsü, iki yüzlü olanıdır.”
-“Haya imandandır. İmanı olan Cennettedir. Fuhuş kötülüktür. Kötüler Cehennemdedir.”
İmâm-i Tirmizi (r.a.) nın GÜZEL SÖZLERİNDEN bir kısmı şunlardır;
Buyurdu ki;
-“Aziz; kendisini günahın zelil kılmadığı kimsedir.”
-“Hür; kendisini tamahın kötüleştirmediği kimsedir.”
-“Hoca; kendisini şeytanın esir olmadığı kimsedir.”
-“Zeki; Allah-u Teâlâ’dan sakınan ve nefsini bizzat hesabe çeken kimsedir.”
-“Hakka giden yola düşen ve hakikati bilen bir kimsenin, günahlara hiç ihtirası kalmaz.”
Bir sohbet toplantısında,;
-“Bize insan’ı ta’rif eder misiniz?” dediler.
Bunun üzerine İmâm-i Tirmizi (r.a.) şöyle buyurdu;
-“İnsanda daimi bir zaaf hali görülür. Bununla beraber, o bir da’vâ peşindedir, hem de büyük iddia. Bu zayıf haliyle, o büyük iddiasını nasıl gerçekleştirebilir ki? İnsan dikkat etmeli. Yaptığı her işe bakmalı. Hayrını, şerrini bilmelidir. Dikkat etmezse, yanılabilir. Belki de, zararına olan bir şeye bilmeden sevinir. Büyüklerin nazarında onun bu işi, zor affedilen bir hatadır.”
-“Namaz bir ziyafettir. Allah-u Teâlâ kendine, inanlara, mü’minlere merhamet ederek, namaza da’vet eder. Namaz içinde, onların önüne rahmet sofrasını yayar. Ni’metlerini onlara bol bol dağıtır. Sevdiği kulların, bu ni’metlere nâil olmasını diler.”
-“Herkesin terbiye ve ıslah şekli başkadır. Çocukların terbiye yeri mekteb, yolkesenlerinki zindan, kadınların terbiye yerleri ise evleridir.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Tâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Hadis ilimlerini etfara ışık saçar gibi yayan İmâm-i Tirmizi radiyallah-u anh veli kulun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)- 2
06 Aralık 2008Girnavas Mevki-i Nusaybin
Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)- 2
Bu sırada kapı çalındı. Açtım, Emir-ül-müminin Ebû Ahmed el-Muveffak idi. İzin isteyip içeri girdi. Ebû Dâvûd (r.a.) onu karşıladı.
Sonra münasip bir yere oturtu. Hoş geldin deyip, hal hatır sorduktan sonra, geliş sebebini öğrenmek istedi.
Emir-ül-Mü’minin üç isteği olduğunu söyledi. Ebû Dâvûd (r.a.), onların neler olduğunu sordu.
Emir-ül-Mü’minin şöyle anlatı;
-“Birincisi, Zat-i aliniz Basraya göçecek, orada yerleşeceksiniz. BUNUNLA BÜTÜN İLİM TALEBELERİNİN BASRA’YA gelmesini temin edeceğiz. Böylece, Basra, Ma’mur bir memleket olacak. Biliyorsunuz. Zenc isyanı oldu. Bu yüzden şehir çok perişan olup, insanlar oaradan soğudu.”
-“İkincisi; Çocuklarıma ‘Sünen’ kitabınızı okutacaksınız.”
-“Üçüncüsü; Çocuklarıma, hususi olarak rivayette bulunacaksınız. Çünkü, bizim çocuklarımızın diğer çocuklarla beraber oturmaları uygun değildir.”
Bunun üzerine Ebû Dâvûd (r.a.);
-“Yok böyle olmaz, ilimde herkes eşittir. Şunun çocuğu, bunun çocuğu diye fark yapılmaz.” Dedi.
Ebû Dâvûd (r.a.) un bu sözü üzerine halifenin çocukları ile diğer çocuklar, beraber ders okumaya başladılar.
Halifenin isteği üzerine Basra’ya gelen Ebû Dâvûd hazreteleri (r.a.), oraya ilim ve irfan ışıklarını saçmış, sünnet-i seniyeye büyük hizmetlerde bulunmuştur.
Ebû Dâvûd (r.a.) ilmiyle amel eden Mübarek bir zattı. Yaptığı işlerde bir hikmet olurdu. ONUN ELBİSESİNİN YENLERİNDEN BİRİSİ GENİŞ, DİĞERİ DAR İDİ.
Birisi kendisine;
-“Allah-u Teâlâ sana merhamet etsin bu böyle nedir? Yenlerinin birisi dar, diğeri geniş.” diye sordu.
Ebû Dâvûd (r.a.) şöyle cevab verdi;
-“Geniş olanını kitablar için yaptım. Diğerini geniş yapmaya lüzüm yoktu. Onu da geniş yaptırırsam, israf olacaktı. Bu yüzden onu normal olarak yaptırdım.” Buyurdu.
Ebû Dâvûd (r.a.) büyük bir hadis alimi olduğu için, devamlı Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) mübarek sözlerini yazar ve okurdu. Bu bakımdan herkesin yanında i’tibarı yüksekti.
Hatta bir gün meşhür evliyadan Sehl bin Abdullah Tüsteri (r.a.) onun yanına gelmişti.
Orada bulunanlardan birisi ona;
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bu veli kullar hürmetine ahrette iman la gitmeyi müyesser eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)- 3
06 Aralık 2008çağ-çağ barajı (Nusaybin)
Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)- 3
Orada bulunanlardan birisi ona;
-“Ey Ebû Dâvûd! Bu zat Sehl bin Abdullah Tüsteri (r.a.) dır, seni ziyarete gelmiş.” Dedi.
Bunun üzerine, Ebû Dâvûd (r.a.) ona;
-“Hoş geldin.” Dedi. Ve yanına oturtu.
Biraz sonra Sehl bin Abdullah Tüsteri (r.a.) şöyle dedi;
-“Benim sizden bir isteğim var.”
Ebû dâvûd (r.a.);
-“Nedir?” diye sordu.
Sehl bin Abdullah Tüsteri (r.a.);
-“Fakat bu isteğimi kabul etmeni çok arzu ediyorum.” Dedi.
Ebû Dâvûd (r.a.);
-“Eğer mümkün ise, isteğini niçin yerine getirmiyeyim.” Dedi.
Bunun üzerine Sehl-i Tüsteri (r.a.);
-“Bana Resulullah Efendimiz (s.a.v.) in o mubarek sözlerini söylediğin dilini çıkar da öpeyim.” Dedi.
Ebû Dâvûd (r.a.), onun isteğini yerine getirdi.
Eserleri;
Sünen-i Ebi Dâvûd; basılmıştır. Kütüb-i site’nin (Altı hadis kitabının) üçüncüsüdür. Tefsir ile alakalı pek çok mâlumat vardır.
Kitab-i Merasil; Hadis-i şerif ile ilgili olup, bu da basılmıştır.
Sünen-i Ebi Dâvûd’un şerhleri çoktur. Bunlardan Muttaki Hindinin yazdığı Avn-ül-Ma’bud dört cilt halında basılmıştır. Bunlardan başka daha çok eserleri vardır.
Hattab der ki;
-“Ebû Dâvûd (r.a.) un sünen kitabı, çok kıymetli ve şerefli bir kitab olup, o tarzda bir kitab yazılmamıştır. Bu kitab herkesin rağbetini kazanmıştır. Irak, Mısır, Mağrıp ve diğer İslam memleketlerinde âlimler bu kitabı ‘kaynak’ olarak ele almışlardır. Tertip ve fıkıh ilmi bakımından çok güzeldir.
Ebü’l-Ala el-Muhsin el-Vedadi (r.a.) şöyle anlatır;
Resulullah (Aleyhis selam) i rü’yamda gördüm.
-“Kim bir sünen ele geçirmek isterse, Ebû Dâvûd’un sünenini okusun.” Buyurmuşlardır.
İmâm-i Nevevi (r.a.)
-“Fıkıh ve başka ilimlerle uğraşan kimselerin Ebû Dâvûd (r.a.) ün sünenine ehemmiyet vermesi, onu çok tanıması gerekir. Çünkü; delil olarak getirilen ahkam (hükümler) ile alakalı hadis-i şeriflerin çoğu bu kitabtadır. Sonra bu kitaptan istifade de kolaydır.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bu veli kullar hürmetine ahrette iman la gitmeyi müyesser eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)- 5
06 Aralık 2008Çağ-çağ barajı (Sonbahar mevsimi) Nusaybin
Ebû Dâvûd (Radiyallah-u anh)- 5
-“Yumuşak olanlar ve kolaylık gösterenler, hayvanın yularını tutan kimse gibidir. Durdurmak isterse, hayvan ona uyar. Taşın üzerine sürmek isterse, hayvan oraya koşar.”
-“Cennet’e gidecek olanları heber veriyorum, dinleyiniz; Zaifdirler, güçleri yetmez. Bir şey yapmak için yemin ederlerse, Allah-u Teâlâ, bunların yeminlerini, muhakkak yerine getirir. Cehenneme gidecek olanları bildiriyorum, dinleyiniz; Sertlik gösterirler. Acele ederler. Kendilerini üstün görürler.”
-“İyiliksever insanların hatalarını bağışlayınız.”
Enes bin Mâlik (r.a.) rivayet etti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu ki;
-“Kim rızkının bol olmasını ve ömrünün uzamasını severse, ‘Sıla-i rahim’ yapsın.”
Ebu Hüreyre (r.a.) rivayet etti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdular ki;
-“Şu üç kimsenin duası makbuldur. Bunda asla şübhe yoktur. Bunlar; Mazlumun dua’sı, Yolcunun dua’sı, Ana-babanın çocuklarına dua’sı.”
Abdullah bin Amir (r.a.) anlattı;
Ana ve babasını terk edip ağlatan ve hicret etme hususunda, Resulullah (s.a.v.) bi’at eden biri, Peygamber efendimiz (a.s.v.) e geldi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) ona buyurdu ki;
-“Ana babana dön, ağlattığın gibi onları güldür ve ferahlandır.”
Ebu Bekr (r.a.) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) ın şöyle buyurduğunu bildirmişti.
-“Kederli olanın yapacağı dua’lar şunlardır;
-“Allahım! Senin rahmetini umuyorum. Beni bir an olsun nefsime bırakma! Benim bütün halimi düzelt. Senden başka İlah yoktur.”
Nu’man bin Beşir (r.a.) bildirdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu ki;
-“Gerçekten ‘dua’ ibadettir.” Sonra şu ayet-i Kerimeyi okudu;
-“Bana dua ediniz. Dua’nızı kabul edeyim.” Mü’minin Suresi Ayet; 60.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bu veli kullar hürmetine ahrette iman la gitmeyi müyesser eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
İmâm-i A’zam (Ebu Hanife)- Radiyallah-u anh- 4
08 Ocak 2009Navala reş (Nusaybin)
İmâm-i A’zam (Ebu Hanife)- Radiyallah-u anh- 4
İmâm-i Â’zam (r.a.), kelam, münazara ve diğer ilimleri öğrenip fıkıh ilmini tahsile başladıktan sonra, i’tikadi mes’elelerde insanları doğru yoldan ayırmakta olan sapık fırkalarla mücadele etmiştir.
Hatta, bu maksatla Hint, İran ve Arap yarımadasının ticaret yollarının birleştiği Basra’ya defalarca gidip, ‘dehri’ denilen inkarcilerle, Şia, Kaderiye ve diğer fırkalarla uzun münazaralar yaparak Ehl-i sünnet i’tikadını yaymıştır.
İmâm-i Â’zam (r.a.) hocası Hammad bin Ebi Süleyman (r.a.) fıkıh ilmini İbrahim Nehai (r.a.) den, bu da Alkama bin Kays (r.a.) dan, Aklama bin kays (r.a.) da Abdullah bin Mes’ud (r.a.) dan, bu da Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) den öğrenmiştir.
Hammad bin Ebi Süleyman (r.a.) nin derslerine yirmisekiz (28) yıl devam edip emsalsız bir dereceye ulaştı. Daha ders aldığı sırada fıkıhda tanınıp meşhür oldu.
Bu hususta İmâm-i Â’zam (r.a.) şöyle demiştir;
-“Ben ilim ve fıkıh ocağında yetiştim. İlim erbabiyle beraber bulundum. Fıkıhda en değerli bir hocaya devam ettim.”
Hocası Hammad (r.a.) in dersine devam ettiği sırada sık sık Hicaz’a gidip Mekke ve medine’de çoğu Tabiin’ (r.a.) den olan âlimler ile görüşür, onlardan hadis rivayeti dinler ve fıkıh müzakereleri yapardı.
İmâm-i Â’zam (r.a.) in hocalarından en meşhuru, fıkıh ilminde hocası olan hammad bin Ebi Süleyman (r.a.) dır.
Küfe’de ders aldığı diğer meşhur hocalarından ba’zıları şu zatlardır;
1-Amir bin Şerahil eş-Şa’bi (r.a.); Zamanın meşhur hadis ve tefsir âlimi
2-Süleyman bin Mihran el-A’maş (r.a.); Başta kıraat ilmi olmak üzere, tefsir, hadis, fıkıh ilimlerinde meşhur âlim.
3-Ebu İshak es-Sebii (r.a.) hadis ilminde zamanın en meşhur hadis âlimi idi. Hadis ilminde hafız “yüzbin hadis-i şerifi senetleri ile bilen” derecesinde âlim idi.
4-Hakim bin Uteybe (r.a.), Hadis ilminde hafız derecesinde âlim olup, Küfe muhaddisi lakabiyle meşhurdur. Ayrıca fıkıh ilminde de meşhur âlimdir.
5-Seleme bin Kühey el-Hadremi (r.a.) Küfe’nin meşhur hadis âlimlerinden.
6-Mansur bin Mu’temir et-Teymi (r.a.) Küfe’de hadis ilminde hafız derecesinde âlim idi.
Devam edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri İmâm-i A’zam Ebû Hanife hazretleri (Radiyallah-u anh) hurmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu









