‘kur’ani kerim’ olarak etiketlenmiş yazılar

Mescd-i Feth’in içten görünüşü

Zeyd bin Sabit (Radiyallah-u anhu)- 3

Zeyd bin Sabit Hazretleri (r.a.) Sahabe devrinde bile Medine’nin BAŞ KADISI İDİ. Feraiz, Kıraat ve Tefsir ilminde de BAŞ İMÂM idi.

İmâm-i Şafi-i (r.a.), feraiz hususunda Zeyd (r.a.) in kavlini tercih ederdi. Zeyd bin Sabit (r.a.) kıraat ilminde Eshab-i Kiram (r.anhüm) in EN YÜKSEKLERİNDENDİ. Kur’an-i Kerim’in tamamını güzelce ezberlemiş, kendisinden İbn-i Abbas (r.a.) Ebû Abdurrahman es-Sülemi (r.a.) gibi Sahabe-i Kiram Kur’an-i Kerim okumuşlardır.

İslâm ilimleri içinde en yüksek olan kıraat ilmiydi. Bu ilim sayesinde, Kur’an-i Kerim bozulmaktan ve değişmekten korıunmuştur. Bu ilmin mütehassıs âlimleri, kelam-i ilahinin kıraat şekillerini ve tevatür halindeki ihtilafları zabt ve kaydetmişlerdir.

Böylece Kur’an-i Kerim’in okunması hususundaki tereddütleri bertaraf etmişlerdir. Hazret-i Zeyd bin Sabit (r.a.) in bu ilmindeki üstünlüğü, Eshab-i Kiram (r.anhüm) ın ve Tabiinin ileri gelenlerinin itirafı ve takdiri ile sabittir.

Eshab-i Kiram (r.anhüm) arasında kıraat ilminde İMÂMLIK DERECESİNE Yükselenler, Hazrte-i Ebû Bekr-i Sıdık (r.a.), Hazret-i Ömer bin Hattab (r.a.), Hazret-i Osman bin Affan (r.a.), Hazret-i Ali bin ebi Tâlib (r.a.), Übeyy bin Ka’b (r.a.), Zeyd bin Sâbit (r.a.), Abdullah bin Mes’ud (r.a.), Ebûdderdâ (r.a.), Ebu Musel-eş’ari (r.a.) dir.

Bu zatlar Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) tan BİZZAT KIRAAT EDEN SİKADIRLAR, Yani SAĞLAM VESİKALARDIR.

Zeyd bin Sabit (r.a.), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) in kâtibi ve VAHİY EMİNİ İDİ. Kendisi, Resulullah (s.a.v.) zamanında Kur’an-i Kerim’i toplayan Medineli Müslümanlardandı ve bunun la iftihar ediyordu.

Küçük yaşından itibaren Kur’an-i Kerim ile meşgül olmuş, henüz ONBİR YAŞINDA iken Kur’an-i Kerim’in 17 ve 18 suresini ezberlemiş bulunuyordu. Daha sonra bütün Kur’an-i Kerim!i ezberlemek şerefine nail olanlardan oldu.

Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) Kur’an-i Kerim’in toplanması vazifesini, işte bu hususiyetlerinden dolayı Hazret-i Zeyd (r.a.) e vermişti.

Hazret-i Ömer (r.a.), Hazret-i Zeyd (r.a.) in kıratı ile Ubeyy bin Ka’b (r.a.) ın kıratını karşılaştırır ve Hazret-i Zeyd (r.a.) in kıratını tercih ederdi. Çünkü O, Kureyş kıratına tam uygundu. Bu itibarla O’nun kıratını diğer kıraatlere tercih etmek icab ederdi.

Hazret-i Ubeyy bin Kâb (r.a.), hayatta bulunduğu müdetçe insanların kıraatda DANIŞMA MERCİİ OLMUŞSA DA, VEFATINDAN SONRA bütün Müslümanlar Medine-i Münevvere’de Hazret-i Zeyd (r.a.) in etrafında toplanmışlar ve kendisi bütün ilim ehlinin odağı olmuştur.

Şimdi O’nun zamanından bu zamana kadar ONDÖRT ASIR’DAN BERİ, HALEN O’NDAN RİVAYET EDİLDİĞİ ŞEKİLDE Kur’an-i Kerim okunmaktadır.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Zeyd bin Sabit (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Kuba Camisi (Medine-i Münevvere)

Mikdâd bin Esved (Radiyallah-u anh)- 5

Hazret-i Mikdâd bin Esved (r.a.), gittiği yerlerde insanlara Kur’an-i Kerim öğretmiş ve hadis-i şerif rivayetinde bulunmuştur.

Mikdâd bin Esved (r.a.) Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem) den rivayet ettiği Hadis-i Şerif’lerden bazıları şunlardır;

-“Kıyamet günü güneş insanlara bir MIZRAK MESAFE kalıncaya kadar yaklaştırır.”

-“İnsanlar kıyamet gününde GÜNAHLARINA GÖRE TERE BATACAKLARDIR. Ter kiminin topuğuna kadar, kiminin dizlerine, kiminin beline kadar, bazılarının da ağzına kadar yükselir.”

-“(…Kur’an-i Kerim’e sarılınız! Çünkü O şefaât eden ve sefaâti kabul edilendir. Kendisine uymayanların YENİLMEYEN HASMIDIR. Kim Kur’an-i Kerim’i REHBER EDİNİRSE (Kur’an-i Kerim’den müctehid olan âlimlerin çıkardığı hükümlere uyarsa) Kur’an onu Cennet’e götürür. Kim de Kur’an’a SIRT ÇEVİRİRSE, Cehenneme gider. Kur’an, EN HAYIRLI YOLU GÖSTERİR, Emirleri açık ve kesindir. BOŞ SÖZLER DEĞİLDİR… Manâları çok derindir. Güzllikleri sayılamaz. Âlimler o’na doymazlar. O hakikate ulaşmak için ALLAH’IN SAĞLAM İPİDİR. Dosdoğru yoldur. Cinlerin Kur’an-ı duydukları zaman hayretten;

(-“Doğrusu bizi, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kur’an dinledik ve HEMEN İNANDIK ve artık Rabimiz’e hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.”) Dedikleri hakikattir…”

Hazret-i Mikdâd bin Esved, çok sade bir hayat yaşar, herkes O’NA İMRENİRDİ. Eshab-i Kiram (r.anhüm) den, Abdullah bin Amr (r.a.) ve Abdullah bin Mes’ud (r.a.) bunlardandı. Kimseyi incitmez, herkese iyiliği, emirleri ve yasakları öğretirdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın sünnetinden ayrılmazdı. En büyük arzusu ve emeli buydu.

Her müşkülünü hemen gelip Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) a sorardı.

Bir gün, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) a gelip;

-“Ya Resulallah! Kafirlerden birine rast gelecek ve onunla döğüşecek olursam, kafir bana hücüm ederek, kılıcı ile bir kolumu kestikten sonra bir ağacın arkasına geçerek Kelime-i Şehadet getirerek; (-“Ben Allah’tan başka İlah olmadığına ve Muhammed (Aleyhis selam) da O’nun kulu ve peygamberi olduğuna inandım” diyecek olursa, O’nu öldürmek benim için caiz midir?” diye sormuştu.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) de cevap vererek;

-“Hayır öldürme!” dediler.

Hazret-i Mikdâd bin Esved (r.a.) tekrar sordu;

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Mikdâd bin Esved (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu