‘Menkıbeler’ olarak etiketlenmiş yazılar
Said Bin Zeyd (Radiyallah-u anhu);
11 Nisan 2009Cahiliye devrinde kızların diri diri gömüldüğü ‘Arabistan çölü’
Said Bin Zeyd (Radiyallah-u anhu);
Aşer-i Mübeşşere’den, yani dünyada iken Cennetle müjdelenen on sahabi’den biri. Künyesi Ebû Aver ve Ebû Sevir idi. Nesebi Said bin Zeyd bin Amr bin Nüfeyl bin Rezah bin Adiyy bin Kâ’b bin Lüeyd idi.
Nesebi Kâ’b bin Lüeyde Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) ile nesebi birleşir. Annesi Fatima binti Ba’ce İbni Halef el-Huzariyyedir. Dedesi Amr hazreti Ömer ibni Hattab (r.a.) amcasıdır.
Hazret-i ömer (r.a.) in hem eniştesi hem de kayınbiraderidir. Kızkardeşi Atika binti Amr, Hazret-i Ömer (r.a.) in, Onun kızkardeşi Fatima binti hattab da kendisinin hanımı idi.
Said bin Zeyd (r.a.) 51 (M. 671) senesinde Medine’ye yakın yeşilliği bol ve güzel bir yer olan ‘Akik’te yetmiş yıllarında vefat etti. Cenazesi Sa’d bin Ebi Vakkas (r.a.) yıkayıp, techiz etti. Abdullah bin Ömer (r.a.) namaz’ını kıldırdı. Medine’de Bâki kabristanlığı’na Eshab-i Kiram (r.anhüm) in omuzları üstünde getirilip, Sa’d bin Ebi Vakkas (r.a.) ile Abdullah bin Ömer (r.a.) kabre indirerek defn edildi.
Said bin Zeyd Hazretleri (r.a.) nin babası Zeyd bin Amr (r.a.), islamiyetten önce Peygamberimiz (s.a.v.) le görüşürdü. Allah-u teâlâ’nın kendine verdiği ilham ile putlara tapan insanların haline şaşar, putperestliğin şirk olduğunu, onlara kesilen kurbanlarını etinin yenemiyeceğini düşünürdü.
Bu sebeple kendine yeni bir din bulmak için Suriye taraflarına gidip Hazret-i İbrahim (a.s.) dinine girerek Haniflerden oldu.
Mekke’ye döndüğünde cahiliye adetlerinden olan kız çocuklarını diri diri toprağa gömenlerle mücadele etti. Kız çocuklarının çoğunun ölümden kurtulmalarına sebep oldu.
Oğlu Sa’id’e de sık sık;
-“Bir Allah’a mı, yoksa bin İlaha (putlara) mı inanayım.” Der.
Onu Allah’a inanamaya teşvik ederdi. Bu sebepledir ki, Said (r.a.) e Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) kendisine Müslüman olmasını söyleyince, Said bin Zeyd (r.a.) hanımı Fatima (r.anha) ile birlikte hemen Müslüman oldu.
Muhammed (s.a.v.) İslam Dinini tebliğe başladığında ilk katılanlardan olup, ilk inanların arasına girdi. Habbab bin Eret (r.a.) evlerine gelip, Fatima Binti Hattab (r.anha) a Kur’an-i Kerim okurdu. Hazret-i Ömer bin Hattab (r.a.) da Said bin Zeyd (r.a.) in evinde okunan kur’an-i Kerim’den kalbı yumuşayıp, tesiri altında kaldı.”Bilgi için Hazret-i Ömer-ül Faruk (Radiyallah-u anhu-3 Kur’an-i Kerim’i okuyup, fesahatı, belegatı, manaları ve üstünlüklerine hayran kalıp, düşmanlığı silindi.
Bunun üzerine Hazret-i Ömer (r.a.) Muhammed (s.a.v.) in yanına gidip iman etmekle şereflendi.
Devam edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Said bin Zeyd (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Said Bin Zeyd (Radiyallah-u anhu)- 2
12 Nisan 2009Aşe Bihike (Baverne köyü) Nusaybin
Said Bin Zeyd (Radiyallah-u anhu)- 2
Said bin Zeyd (r.a.) Müslüman olunca Mekke’de, diğer Eshab-i Kiram gibi müşriklerden çok eziyet çekip, işkence gördüler.
Mekke’de su-i kast, işkence, zulüm ve tazyikleri artınca Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in müsaâdesi ile Habeşistan’a hicret etti. Sonra Medine’ye geldi.
Hicreti Nebevi’den sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) ın emriyle Hazret-i Talha bin Ubeydullah (r.a.) ile baraber Suriye tarafında araştırma ve oralardakilerin hallerini inceleme vazifesiyle gönderildi. Bu vazifedeyken Ebû Süfyan (r.a.) nın başkanlığındaki kervanın durumu araştırdı.
Bedir Gazâ’sında bulunmadıysa da, Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) O’nun oklarını attılar. Ganimetten pay ayrıldı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bütün gazvelerine katıldı.
Cennetle müjdelendiği hadis ve hadis-i şerif;
-“On kişi Cennettedir. Ebû Bekir Cennettedir. Ömer, cennettedir. Osman Cennettedir. Ve Ali, Zübeyr, Talha, Abdurrahman bin Avf, Ubeyde bin Cerrah, Sa’d bin Ebi Vakkas (r.anhüm), Cennettedir.”
Peygamberimiz (s.a.v.) bu dokuz kişiyi zikr edip sustu.
Sahabe-i Kiram (r.anhüm);
-“Ya Resulullah (s.a.v.) onuncusu kimdir)” diye sorunca.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Said bin Zeyd Cennettedir.” Cevabını verdi.
Said bin Habib (r.a.) der ki;
-“Hazret-i Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Sa’d, Said, Talha, Zübeyr ve Abdurrahman bin Avf (r.anhüm) ın Resulullah (s.a.v.) katında yeri bir idi. Muharebede onun önünde, namazda arkasında idiler.”
Hadis kitablarının en kıymetlisi olan Buhari ve Müslüm bunu böylece bildirmektedir.
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) Halife olunca O’na biat etti. Hazret-i ömr (r.a.) hilafeti (13/M. 634- 23/M.644) zamanında 13 (M. 634) de Ecnâdeyn nuharebelerinde süvari kuvvetlerine kumanda etti.
Şam’ın muhasarasına katılıp, şehrin fethinde bulundu. 15 (M. 636) da Yernük muharebesine katıldı. Hazret-i Osman (r.a.) halife seçildiğinde O’na biat etti.
Hazret-i Osman (r.a.) O’na Kûfe’de iktâ olarak bir miktar arazı verdi. Hazret-i Osman (r.a.) in şehadetine çok üzüldü.
Said bin Zeyd (r.a.) zamanını devamlı ibadetle geçirirdi. Dünya ve dünya ni’metlerinden daha çok ahireti düşünürdü. Makam ve mevkiyi hiç düşünmez, ancak kendisine bir vazife verilirse, bunu en iyi şekilde yerine geiridi. Duası kabul olanlardan idi. Bunun için kendisini kırmaktan herkes çekinirdi.
Rivayet ettiği Hadis-i şeriflerden bazıları;
-”Kim başkasına ait olan bir karış yeri haksız olarak, kendi mülküne dahil ederse kıyamet gününde arzın yedi katı halka gibi boynuna geçirilir.”
-”Kırmızı beyaz mantar (Kem’e) kudret helvası nevindendir. Suyu gözlere şifadır.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Said bin Zeyd (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu);
13 Nisan 2009Girnavas köprüsü (İLKBAHAR) Nuasybin
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu);
İlk iman’a gelenlerden ve aşere-i mübeşşere’den. Dedesi, Ebû Bekr-i Sıddıkın dedesinin kardeşidir. Bedir gazâsında, Şam tarafında vazifeli idi. Diğer gazâlarda bulundu.
-“Talha ile Zübeyr, Cennette komşudurlar.” Hadis-i Şerifi ile medh edildi.
Çok zengin olup, bütün malını Allah yolunda dağıttı. Deve harbinde Hazret-i Ali (r.a.) tarafında değildi. Orada ok ile şehid oldu.
Hazret-i Ali (r.a.) buna çok üzüldü. Ağlayarak mübarek eli ile yüzünden toprağı sildi, namazını kendi kıldırdı.
Hazret-i Talha (r.a.); Humne binti Cahş, Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) in kızı Ümmü Gülsüm (r.anha) ve Ümmü Ebban binti Utbe ile evlenmiş ve on’u erkek, dörd’ü kız ondört çocuğu olmuştur.
Hazret-i Talha (r.a.) nın ismi Talha bin Ubeydullah bin Osman bin Amr bin Ka’b olup, künyesi Ebû Muhammed, lakabı Feyyaz ve Hayyir (Çok hayır işleyen) dir.
Hicretten yirmidört yıl önce Mekke’de dünya’ya geldi. Soyu altıncı babada Hazret-i Ebû Bekir (r.a.), Onuncu babada ise Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) ile birleşir.
Babası Ubeydullah, Resulullah (s.a.v.) Peygamberliğini ilan ettiği zaman hayatta idi. Talha (r.a.) babasının vefatınden evvel onbir yaşında iken Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) in tavsiyesine uyarak İslamiyeti kabul etmiş Müslüman olmuştur.
İlk iman edenlerin sekizincidir.Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) vasıtasıyla iman edenlerin beşincisidir. Hazret-i Talha (r.a.), İslam’ı tanımadan önce de ticaretle uğraştığı için sık sık Mekke dışına çıkardı.
Bu seyahatlarinden birinde Şam yakınlarında Busra kasabasında bir panayır’a gelmişti.
Bir rahip;
-“Panayıra gelenlere sorun; içlerinde Mekke’den gelen var mı?” diye seslendi
Bunun üzerine Hazret-i Talha (r.a.);
-“Evet ben Mekkeliyim.” Dedi.
Bunun üzerine rahib;
-“Ahmed (Aleyhis selam) zuhur etti mi? Diye sordu.
Talha (r.a.);
Ahmed Aleyhis selam kimdir?” diye sordu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 2
13 Nisan 2009Çağ-çağ deresi Bore Veysike (Nusaybin)
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 2
Rahip;
-“Abdullah bin Abdülmuttalib’ın oğludur. Orası onun zuhur edeceği şehirdir. O peygamberlerin sonuncusudur. Kendisi harem-i Şerif’ten çıkarılacak, hurmalık, taşlık ve çorak bir yere hicret edecektir.” Dedi. Rahibin sözleri Hazret-i Talha (r.a.) nın kalbine yer etti. Oradan acele ayrılıp Mekke’ye geldi.
Ve;
-“Olan biten bir şey var mı?” diye sordu.
-“Evet var. Abdullah’ın oğlu Muhammed-ül Emin peygamber olduğunu idia etti. Ebû Kuhafe’nın oğlu da (Hazret-i Ebû Bekir) O’na uydu.” Dediler.
Bunun üzerine doğruca Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) in yanına gitti. Ondan Müslüman olduğu cevabı alınca, Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) e Rahibin söylediklerini anlattı. Sonra birlikte Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) a gidip, Müslüman oldu.
Rahibin sözlerini Peygamber Efendimiz (s.a.v.) e de anlattı ve Resulullah (s.a.) tebessüm etiler.
Talha bin Ubeydullah (r.a.) Müslüman olduğu zaman mekke’li müşriklerden pek çok eza ve cefa gördü.
Rivayet olunur ki;
Efvel bin Huveylid bin Adeviyye adamları ile birlikte Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) ile Hazret-i Talha (r.a.) yı yakalıyarak onları iple bağladılar ve işkence yaptılar. Temim oğulları da onlara sahip çıkmadı. Bu hadiseden dolayı Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) ve Talha (r.a.) bitişikler mânasına gelen ‘karinân’ dendi.
Hazret-i Talha (r.a.) en yakın akrabaları dahil olmak üzere Mekke müşriklerinden de işkence gördü.
Evlerine hapsedilmiş, İslam’dan dönmesi için günlerce aç ve susuz bırakılmıştır. Kardeşi Osman (r.a.) da Hazret-i Talha (r.a.) vasıtasıyla iman etmiş, bu işkencelere o da tabi tutulmuştur.
Hele namazlarını edâ edecekleri zaman çektikleri sıkıntı ve kendilerine reva görülen işkence tahammülü mümkün olmayan cinstendi.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 3
13 Nisan 2009Girnavas tepesinden Bir görünüş (Nusaybin)
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 3
Hazret-i Mes’ud bin Hiraş (r.a.), gördüğü bir hadiseyi şöyle nakleder;
-“Safa ve Merve arasında dolaşırken, elleri boynuna bağlı ve kalabalık bir gurup tarafından takib edilen bir delikanlı gördüm. Etrafındakilere bu gencin suçunun ne olduğunu sorduğumda”
Bana;
-“Bu Talha bin Ubeydullah (r.a.) dır. Atalarının yolundan saptı.” Diye cevab verdiler.
Gencin peşi sıra çirkin sözler söyleyerek onu takibeden bir de kadın vardı. O kadının kim olduğunu sordum;
-“Bu gencin annesidir.” Dediler.
Fakat Hazret-i Talha (r.a.) bütün bu akıl almaz işkencelere göğüs geriyor;
-“Beni öldürseniz de dinimden dönmem.” Diye karşılık veriyordu.
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem), Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) le Medine-i Münevvere’ye hicret buyurduğu zaman Hazret-i Talha (r.a.) ticaret için Şam’a gitmişti. Dönerken Medine’ye uğramıştı.
Hazret-i Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in orada olduğunu öğrenince kervandeki mallarından vazgeçip Mekke’ye gitmedi ve Medine-i Münevvere’de kaldı.
Es’ad bin Zürare (r.a.) nin misafiri oldu. Bir müddet sonra Es’ad bin Zürare (r.a.) yi Mekke’ye gönderip ailesini Medine’ye getirtti.
Medine’de Muhacirin ile Ensar (r.anhüm) arasında kardeşlik tesis olunduğundan Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hazret-i Talha (r.a.) yı Hazret-i Übeyy bin Ka’b ile kardeş yapmıştı.
Hazret-i Talha (r.a.) Bedir’den başka bütün gazâlarda Peygamberimiz (s.a.v.) ile baraber bulunmuştur.
Çok cesur idi. Bütün gazalarda Allah-u teâlâ’nın dinine hizmet ve şehidlik mertebesine ulaşmak için kahramanca savaşmış, pek çok defalar Peygamberimiz (s.a.v.) in mehdine kavuşmuş ve Cennet ile müjdelenmiştir.
Kureyş müşrikleri Resulullah ve Müslümanları ortadan kaldırmak için güçlenmek ve para temin etmek maksadiyle Ebû Süfyan (r.a.) başkanlığında Suriye’ye (Şam’a) büyük bir kervan çıkardılar. Yanlarında otuz-kırk kadar muhafızları da vardı.
Hazret-i Peygamber efendimiz (s.a.v.) önce keşif ve araştırma yapmak üzere Talha ve Said bin Zeyd (r.anhüm) i Medine dışına göndermişti. Bu sebeple onlar Medine’den uzak kalıp Bedir Gaâsından haberdar olmayıp, Bedir’e katılmadılar.
Fakat Gazâ ile vazifeli olarak Resulullah (s.a.v.) tarafından gönderildikleri için Bedir ehlinden sayılmışlar. Ganimetlerden de kendilerine hisse verilmiştir. Bedir’de bulunanlar gibi kendilerine sevab verildiği Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından bildirilmiştir.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 4
14 Nisan 2009Girnavas’tan Genel bir görünüş (Nusyabin)
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 4
Hazret-i Talha (r.a.), bedir’den sonra İslamın en büyük gazâsı, ölüm kalım savaşı molan Uhud’da kahramanlık destanları yazmıştır. Canını Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) i korumakl için tehlikeden tehlikeye attı.
Eshab-i Kiram (r.anhüm), resulullah (s.a.v.) ın yanında çarpışmak için dizildikleri zaman, Resulullah (s.a.v.) Mus’ab bin Umeyr (r.a.) ın taşıdığı sancağı altında idi.
Gazâ başlamış müşriklerin sancaktarları öldürülünce müşrik ordusu bozulmuş idi. Hatta Müslümanlar, müşriklerin ordugahına girip ganimet toplamağa başlamışlardı.
Peygamberimiz (s.a.v.) Uhud geçidine koyduğu ve ‘hiçbir surette yerlerinden ayrılmamalarını’emir buyurdukları, Eshab (r.anhüm) ın en iyi okçularından elli kişinin büyük kısmı ‘Müşrikler yenildi’ diyerek bulundukları yeri terk ettiler. Müşrik ordusu bunu fark edince Uhud dağını dolaşarak geçide geldiler. Burada bulunan on kadar Sahabi’yi şehid ettiler ve Müslümanları arkadan vurdular.
O müthiş günde Müslümanlar ne olduğunu anlayamamışlar, hatta bazıları birbirlerine kılıç vurmuşlardı. Hele harp meydanında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) ın ‘Öldürüldü’ haberi Eshab-i Kiram (r.anhüm) ı kalblerinden hançerlemişti. Ne olduğu anlaşılmamış herkes yeise düşmüştü.
Eshab-i Kiram (r.anhüm) ın bazıları geri dönmek icab ettiğini, bazıları Resulullah (s.a.v.) madem ki öldü biz de ölünceye kadar kafirlerle harb edip ona hemen kavuşmayı istiyorlardı.
Bir kısım Eshab (r.anhüm) da Peygamberimiz (s.a.v.) etrafında toplanmışlar canlarını siper edip Resulullah (s.a.v.) ı muhafaza etmeye çalışıyorlardı.
İşte Hazret-i Talha bin Ubeydullah (r.a.) bir an bile geri çekilmemiş, Resulullah (s.a.v.) ın yanından ayrılmamıştı.
Her fazilet ve üstünlükleri kendisinde toplayan her bakımdan Hazret-i Adem Aleyhis Selam’dan kıyametin kopmasına kadar gelmiş geçmiş ve gelecek olan insanların en üstünü, en güzeli, en yumuşak huylusu, en tatlı sözlüsü olan Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) burada şecâat ve kahramanlığın en güzel ve en üstün misalini gösteriyorlardı.
Mikdad (r.a.) Uhud gazâsında bulunmuştu. Peygamber efendimiz (s.a.v.) i görmüş ve O’nun halini şöyle haber vermişti.
-“Hazret-i Mus’ab bin Umeyr şehid olmuş sancak düşüyorken, Hazret-i Mus’ab suretinde bir melek sancağı almış, daha sonra Resulullah (s.a.v.) bu sancağı Hazret-i Ali (r.a.) ye vermişti.”
-“Kendisini, hak din ve hak bir kitabla Peygamber olarak gönderen Allah-u Teâlâ’ya yemin ederim ki, düşmanın en şiddetli saldırıları karşısında Resulullah (s.a.v.) ın bir karış bile gerilediğini görmedim. Resulullah (s.a.v.) tıpkı, askeri bir birlik gibi, sebat etmekte yerinden ayrılmamakta idi.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 5
14 Nisan 2009Girnavas Şelalesi (Uzaktan görünüşü) Nusaybin
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 5
İşte bu şiddetli günde yedisi muhacirlerden, yedisi Ensar’dan olmak üzere on dört sahabi de onunla birlikte sabır ve sebat gösterdiler. Burada bulunan muhacirlerden birisi Talha bin Ubeydullah (r.a.) dır.
Müslümanların şaşkınlık içinde bulunup dağıldıkları zaman Peygamberimiz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Ey Allah’ın kulları, Bana doğru geliniz, Ey Allah’ın kulları bana doğru geliniz.” Diyerek seslene seslene ancak otuz sahabi toplayabilmişti.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) müşrikler tarafından kuşatılmıştı.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Kim Allah yolunda vücudunu bize verir, fedâ eder.” Buyurduğu sırada Ensar’dan beş sahabi sıçrayıp kalktılar.
Peygamberimiz (s.a.v.) önünde çarpışa çarpışa can verdiler, şehid oldular. Bunların son şehid olanı ondört yerinden yaralanmış yere düşünce;
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“O’nu bana yaklaştırınız.” Buyurmuşlardı.
Bu mübarek şehid, Resulullah (s.a.v.) ın ellerinde şehadet şerbetini içdi. Peygamberimiz (s.a.v.) Talha bin Ubeydullah hazretleri (r.a.) nin de içlerinde bulunduğu oniki sahabi ile bir köşeye çekildiler. Müşrikler Peygambrimiz (s.a.v.) ve onüç Sahabi (r.anhüm) yi yok etmek için üzerlerine yürüdüler.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Şunları kim karşılar, kim durdurur.” Buyurdular.
Hazret-i Talha (r.a.);
-“Ben.” Buyurdu.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Senin gibi daha kim var?” diye sordular.
Ensar (r.a.) dan bir zat;
-“Ben.” Dedi.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) ona;
-“Haydı sen karşıla.” Buyurdu.
O zat gitti müşriklerin üzerine bir arslan gibi atıldı. Gözleri yaşartan kahramanlıklar gösterdi. Bir çok kafiri cehenneme gönderdi ise de sayıca çok olan müşrikler nihayet onu şehid ettiler.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 6
14 Nisan 2009Girnavas tepesinin etrafında bir görünüş (Nusaybin)
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 6
Ve Yine müşriklerden bir gurup Peygamberimiz (s.a.v.) e doğru gelmeye başladı.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Şunlara kim karşı koyar.” Buyurdular.
Hazret-i Talha bin Ubeydullah (r.a.) yine atıldı;
-“Ben.” Dedi.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Senin gibi daha kim var?” diye sordu.
Yine Ensar (r.anhüm) dan bir zat;
-“Ben.” Dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem);
-“Haydi onları sen karşıla.” Buyurdular.
O zat da gitti. Aynı şekilde çarpışa çarpışa şehadet şerbetini içti. Müşriklerden başka bir hurup daha geldi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) aynı şekilde sordu;
Yine Talha bin Ubeydullah (r.a.) atıldı ise de
Peygamberimiz (Salllallahu aleyhi ve selem) yine;
-“Senin gibi daha kim var?” diye sordu.
Ensar (r.anhüm) den bir zat;
-“Ben.” Dedi.
Resulullah (s.a.v.) aynı şekilde onu da gönderdi. O da şehid oldu. Peygamberimiz (s.a.v.) yanında bulunan Ensar(r.anhüm) den on iki sahabi bu şekilde şehadet şerbetini içtiler.
İnandıkları, İman ettikleri Allah-u teâlâ’ya ve kendilerine vâd olunan sonsuz Cennet ni’metlerine kavuştular.
Resulullah (s.a.v.) yanında Hazret-i Talha bin Ubeydullah (r.a.) dan başka kimse kalmadı
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 7
15 Nisan 2009Girnavas’tan bir görünüş (Nusaybin)
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 7
Müşrikler Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kastederek yina hucum ettiler.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Gelen şu müşrikleri kim karşı koyar.” Buyurdu.
Hazret-i Talha bin Ubeydullah (r.a.);
-“Ben buyurdu.”
Ve gitti çarpışmaya başladı. Bir kısmını öldürdü. Bu sırada Peygamberimiz (s.a.v.) in yanında bazı sahabiler yetiştiler.
Eshab-i Kiram (r.anhüm) burada akıllara durgunluk verecek, gözlerin bir daha göremiyeceği kahramanlıklar gösteriyorlardı.
Din-i İslâm’da her türlü iyilik ve Fazilette ümmetin en önünde olan Eshab-i kiram (r.anhüm) cihad, şecâat ve kahramanlıkta da en önde olduklarını isbat eden canlı misaller ortaya koyuyorlardı.
Talha bin Ubeydullah (r.a.) buyurdu ki;
-“Gördüm ki, Eshab-i Kiram (r.anhüm) dağıldı. Müşrikler hücum ettiler ve Resulullah (s.a.v.) ı her taraftan kuşattılar.”
-”Resulullah (s.a.v.) önünden mi, arksından mı, sağından mı, solundan mı gelen taaruzları karşı duracağını bilmiyordum. Biri önden gelenlere bir arkadan gelenlere koştum onları uzaklaştırdım. Nihayet dağıldılar.”
Sa’d bin Ebi Vakkas (r.a.) bu hali şöyle anlatır;
-“Biz Resulullah (s.a.v.) yanına döndüğümüz zamanlar Hazret-i Talha (r.a.) hep O’nun etrafında dönerek çarpıştığını ve kendisini Resulullah (s.a.v.) a kalkan yapıp koruduğunu gördüm.” Buyurmuştur.
Müşriklerden çok keskin nişancı, attığını vuran bir okçu vardı. Bu Mâlik bin Zübeyr idi. Bu hain Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.) e nişan alıp bir ok attı.
Resululllah (s.a.v.) ın başına doğru gelen bı oka başka hiçbir şekilde karşı koyamıyacağını anlayan Talha bin Ubeydullah (r.a.) elini açarak oka karşı tuttu.
Ok elini parçaladı. Parmaklarının bütün sinirleri kesildi. Elinin kemikleri kırıldı. Atılan oka elini tutması, candan çok ötelere yükselmiş bir aşkın, kemâle gelmiş bir imanın, muhabbet ile yanan, anlatılmayan hakiki bir sevginin fiili olarak ortaya çıkmasıdır.
Hazret-i Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem;
-“Eğer (Talha oka elini beni korumak için tutarken) ‘Bismillah’ deseydi, insanların gözü önünde Cennette giderdi.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 8
16 Nisan 2009Girnavas tepesinden farklı görüntüler (Nusaybin)
Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu)- 8
Başka bir rivayette ise Talha (r.a.) ya;
-“Eğer ‘Bismillah’ deseydin insanlar sana bakışırken, melekler seni göklere yükseltirdi.” Buyurmuştur.
Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Uhud günü yeryüzünde sağımda Cebrail solunda Talha bin Ubeydullah’dan başka bana yakın bir kimse bulunmadığını gördüm.” Buyurmuşlardır.
Talha bin Ubeydullah (r.a.) her yeri kılıç ve ok darbeleriyle delik deşik olmuş, vucudunda yaralanmayan ve kana bulanmayan bir yer kalmamaış idi. O gün vücudunda ‘ALTMIŞALTI’ büyük yara açılmıştı. Küçükler ise vücudunda sayılamayacak kadar çoktu.
Bu haliyle dahi cihada devam ediyordu. Dirar bin Hattab onun başına şiddetli iki kılıç darbesi indirmiş ve Hazret-i Talha (r.a.) kan kaybı sebebiyle de bayılmıştı.
Bunu gören Peygamberimiz (s.a.v.) yanına gelen Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) e hemen Hazret-i Talha (r.a.) ya yardıma koşmasını emrettiler.
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) onu baygın bir vaziyette buldu. Hemen başını kaldırdı ve yüzüne su serpti. Hazret-i Talha bin Ubeydullah (r.a.) ayıldı.
Hazret-i Talha (r.a.) ayılır ayılmaz ilk sorduğu soru;
-“Resulullah (s.a.v.) ne yapıyor?” olmuştur.
Böylece sevgi ve bağlılığın en güzelini göstermiştir. Eshab-i Kiram (r.anhüm) da bu aşk, bu muhabbet, bu iman olduğu için, Resulullah (s.a.v.) a böyle gönül verdikleri için Peygamberlerden sonra insanların en üstünü olmuşlar, onun için onların verdiği bir avuç arpa sadaka, onlardan olmayanların verdiği Uhud dağı kadar altın sadakadan daha kıymetliolmuştur.
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.);
-“Resulullah (s.a.v.) iyidir. Beni sana O gönderdi.” Deyince
Talha bin Ubeydullah (r.a.);
-“Allah-u Teâlâ’ya sonsuz şükürler olsun. O sağ olduktan sonra her musibet hiçtir.” Buyurdu.
İşte bu sırada âlemlerin efendisi, iki cihanın sultanı Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v.) oraya teşrif ettiler.
Talha (r.a.) bütün vücudunu mübarek elleriyle mesh ettiler;
ve ellerini açıp;
-”Allahım ona şifa ver, Ona kuvvet ver.” diye duâ buyurdular.
Hazret-i Talha bin Ubeydullah (r.a.) biraz sonra sapa sağlam kalktı ve düşmanla yine harbetmeye başladı.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Talha bin Ubeydullah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu









