Ca’fer-i Tayyar (Radiyallahu anhu)- 3

26 Ekim 2009 Pazartesi

Bore Beşire Mecido (Girnavas mevki-i (Nusaybin)

Ca’fer-i Tayyar (Radiyallahu anhu)- 3

Elçiler Habeşistan’a geldiler, devlet erkanına hediyelerden sonra, her birine;

-“Bizim içimizde bir takım insanlar türedi. Bunlar, bizim dinimizden çıktıkları gibi sizin de dininize girmediler. Bunlar, bizim de sizin de bilmediğimiz yeni bir din uydurdular. Biz bu gelenleri, kendi yurtlarına götürmek istiyoruz. Hükümdarınızla, onlar hakkında görüştüğünüz zaman, gelenlerle görüşülmeden bize teslim edilmelerini temin için çalışınız. Bu kimselerle en çok meşgül olabilecek olanlar, onların, öz ana-babaları ile komşularıdır. Onlar, bunları gayet iyi bilirler.” Dediler.

Patrikler bunu kabul ettiler. Bundan sonra, Mekkeli elçiler Necaşi’nin hediyelerini takdim ettiler. Malik Necaşi hediyeleri kabul etmiş, onları davet ederek görüşmüştü.

Elçiler, Necaşi’ye şöyle söylediler;

-“Ey Melik! İçimizden bir takım kimseler sizin memleketinize iltica etmişlerdir. Bu gelenler, kendi milletlerinin dinini terk ettikleri gibi sizin dininize de girmemişlerdir. Kendi kafalarına uygun uydurma bir dinleri vardır. Ne biz, ne de siz, bu dini tanımazsınız. Bizi, bunların mensup oldukları milletin eşrafı size gönderdiler. Bu eşraf sizin memleketinize iltica eden adamların babaları ve kendi öz akrabalarıdır. İstekleri, gelenlerin tekrar iade edilmeleridir. Çünkü onlar, bunların hallerini daha yakından tanır. Onların kendi öz dinlerinde hoş görmediklerini daha iyi bilirler.” Dediler.

Gerek Amr bin Âs ve gerekse Abdullah bin Rebia’nın en çok arzu ettikleri şey, necaşi’nin bu sözleri dinliyerek, arzularına uygun haraket etmesiydi.

Elçiler, bu sözleri söyledikten sonra Necaşi’nin patrikleri söz almış, Şöyle demişlerdi;

-“Bunlar çok doğru söylediler. Bunların milletleri, onlarla daha iyi meşgul olabilirler, onların neyi beğenip beğenmediklerini daha iyi takdir ederler. O’nun için siz bu adamları teslim ediniz de bunlar onları memleketlerine ve milletlerine götürsünler.”

Melik Necaşi bu sözlere çok kızdı;

-“Vallahi hayır! Ben bu adamları teslim etmem. Bana iltica eden, memleketime gelen adamlara hiyanet edemem. Bunlar, beni başkasına tercih etmiş ve benim civarıma gelmişlerdir. Onun için, gelen muhacirleri Sarayıma davet eder, onlara, bu adamların söyledikleri sözlere karşı ne diyeceklerini dinlerim. Eğer muhacirler, bu adamların dedikleri gibi isler, onları teslim eder ve kendi milletlerine iâde ederim. Öyle değilseler onları korur, ülkemde kaldıkça onlara iyilik ederim.” Dedi.

Daha önceleri necaşi Semavi kitabları incelemişti. Muhammed Aleyhis Selam’ın gelme zamanının yakın olduğunu kavminin ona yalancı deyip inanmayacaklarını ve Mekke’den çıkarılacağını biliyordu.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ca’fer-i Tayyar (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

“Ca’fer-i Tayyar (Radiyallahu anhu)- 3” için 2 Yorum

  1. AYHAN diyor ki:

    EME[‘ GE.ENLERDEN ALLAH RAZI OLSUN/

  2. Ca’fer-i Tayyar (Radiyallahu anhu)- 2 « بسم الله الرحمن الرحيم diyor ki:

    [...] Devam Edecek… [...]

Yorum Yapın