‘Menkıbeler’ olarak etiketlenmiş yazılar
Abdullah bin Ömer (Radiyallah-u Anhu)- 6
26 Nisan 2009Girnavstan bir görünüş Nusaybin
Abdullah bin Ömer (Radiyallah-u Anhu)- 6
Abdullah bin Ömer (r.a.) in oğlu Halid (r.a.) in azad ettiği Ebu Galib diyor ki;
-“Abdullah bin Ömer (r.a.) Mekke’ye geldiği zaman bize misafir olurdu. Geceleri kalkar, teheccüd namazını kılardı.”
Bir gece Sabah namazı yaklaştığı zaman bana;
-“Kalkıp namaz kılmıyacak mısın? Kur’anın üçte birini okusan da olur!” dedi
Bu sualı üzerine;
-“Sabah yaklaştı, bu kısa zamanda Kur’anın üçte birini okuyup yetiştiremem.” Dedim.
Bunun üzerine bana şu mukabalede bulundu;
-“Ihlas suresi Kur’an’ın üçte birine eşittir.”
Dostlarından birisi ona bir ilaç hediye ederek;
-“Bu önemli bir ilaçtır! Sana Irak’tan getirdim.” Dedi.
Abdullah bin Ömer (r.a.);
-“Bu ilaç neye kullanılır?” diye sorunca,
O kimse;
-“Hazmı kolaylaştırır.” Deyince,
İbn-i Ömer (r.a.) gülümsedi ve dostuna şu mukabelede bulundu.
-“Hazmı kolaylaştırır mı? Ben hiçbir yemekten karnımı doyururcasına yemedim. Benim hazım ilacına ihtiyacım olacağını zanetmiyorum.”
Yanı çok az yerdi. Acıkmayınca da bir şey yemezdi.
Hazret-i İbn-i Ömer (r.a.) kötülüğe karşı iyilikle mukabele ederdi.
Zeyd bin Eslam (r.a.) den rivayet edilmiştir.
-“Bir kimse yolda Abdullah bin Ömer (r.a.) e sövüp saymaya başladı.”
Hazret-i Abdullah (r.a.) evin kapısına varıncaya kadar onu dinledikten sonra adama dönerek;
-“Ben ve kardeşim Âsım kimseye sövmeyiz.” Buyurdu.
Abdullah bin Ömer (r.a.) 2630 (ikibin altıyüz otuz) hadis-i şerif rivayet etti. Hadis okuttu.
Kendisinden; Abdullah bin Abbas, Cabir bin Abdullah, Said bin Müseyyeb, Musabin Sa’d (r.anhüm) ve diğer Eshab-i Kiram ile oğullarından Salim, Abdullah, Hamza, Tabiin dahil pek çok âlim Hadis-i şerif rivayet etti.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Ömer (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Abdullah bin Ömer (Radiyallah-u Anhu)- 7
26 Nisan 2009Girnavas köprüsü Nusaybin
Abdullah bin Ömer (Radiyallah-u Anhu)- 7
Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden ve Peygember efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) den gördüklerinin bazıları şunlardır.
Sa’d bin Ebi Vakkas (r.a.) abdest alırken, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) gördü;
-“Ya Sa’d! Suyu niçin israf ediyorsun?” buyurdu.
Sa’d bin Ebi Vakkas (r.a.);
-“Ya Resulallah Abdest alırken de israf olur mu?” dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Büyük nehirde de olsa, abdestde fazla su kullanmak israf olur.” Buyurdu.
Abdullah ibn-i Ömer (r.a.) Duâ şeklini de şöye anlattı.
-“Resulullah (s.a.v.) duâ ederken, mübarek ellerini kaldırırdı. Yağmur duâ’sında mübarek ellerini, müberek yüzünün karşısına kadar, başka duâ’larda omuzları hizasına kadar kaldırırdı.”
Abdullah İbn-i Ömer (r.a.) anlatıyor;
Bir genç ayağa kalktı ve;
-“İnananların en akıllısı kimdir?” dedi.
Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) şöyle buyurdular;
-“Ölümü en çok hatırlayan ve gelmeden önce ona en iyi hazırlananlar; işte en akıllıları onlardır!..”
Hazreti Peygamber (Sallallahu aleyhi ve selem) Abdullah İbn-i Ömer (r.a.) e bir nasihatında buyuruyorlar ki;
-“Allah için sev, Allah için darıl, Allah için anlaş, Allah için bozul, velilik mertebesini ancak bununla elde edebilirsin. Namazı ve orucu çok olsa bile bu minval üzere olmayan kişi imanın tadını almaz.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) yine İbn-i Ömer (r.a.) e nasihat olarak buyurdu;
-“Abdullah! Sabahladığın zaman akşam için kendini kaygılandırma ve akşamladığın zaman, sabah için kandini kaygılandırma! Sağlığında hastalığın ve hayatında ölümün için (tedbir) al…”
Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem), bir yanımdan tutarak bana şöyle buyurdu;
-“Abdullah! Dünyada bir yabancı veya yolcu gibi ol ve kendini kabir halkından say!”
Hadis-i Şerifte (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurudu ki;
-“Bir kimse tanıdığının kabri yanından geçerken selâm verirse, meyit bunu tanır ve selâmına karşılık verir.”
Abdullah İbn-i Ömer (r.a.) bunun için kabir yanından geçerken durup selam verirdi.
Hazret-i Nâfi (r.a.) diyor ki;
Abdullah bin Ömer (r.a.) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) in kabri yanına gelir;
-“Esselamü alennebiyy, Esselamü alâ Ebi Bekir, Esselamü alâ ebi” derdi. Böyle söylediğini yüzden fazla gördüm.
Abdullah İbn-i Ömer (r.a.) buyurdu ki;
-“Ey Ademoğlu! Bedeninle dünyada ol, Kalbinle ahreti bul.”
Abdullah İbn-i Ömer (r.a.) buyurdu ki;
-“Kambur oluncaya kadar namaz kılsanız ve kıl gibi oluncaya kadar oruç tutsanız, haramdan kaçınmadıkça kabul olunmaz.”
Yine Abdullah İbn-i Ömer (r.a.) buyurdu ki;
-“Hikmet on’dur, Dokuzu sükût, biri de az konuşmaktır.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Ömer (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u Anhu);
27 Nisan 2009Tren Garı Nusaybin
Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u Anhu);
Eshab-i Kiram’dan. Aşere-i Mübeşere’den olan Zübeyr bin Avvâm (r.a.) in oğludur.
Nesebi;
Abdullah bin Zübeyr bin Avvâm bin Huveylid bin Esed bin Abdil’uzza bin Kuseyyel Kureşi, el-Esedi’dir.
Annesi Hazret-i Ebû Bekir-i sıddık’ın kızı Esmâ’dır. Teyzesi, müminlerin annesi Aişe-i Sıddık (r.anha) dır.
Medine’de muhacirlerden İlk önce dünyaya gelen çocuk budur. Hicretten yirmi ay sonra (veya birinci senede) 1 (M. 622) Medine yakınlarındaki Kuba’da dünyaya gelince Muhacirler çok sevinip rahatladılar.
Çünkü Yahudiler;
-“Biz Muhacirlere Sihir yaptık, çocukları olmayacak.” Diyorlardı.
Bu mubarek zat’ın doğumu Yahudilerin yalanlarını ortaya çıkararak hayal kırıklığına uğrattı.
Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) duâ edip, ismini “Abdullah”, künyesini de “Ebû Bekir” koydu. Diğer künyesi “Ebû Hubeyd” idi. Babası tarafından (ninesi) Hazret-i Safiye (r.anha) Resulullah (s.a.v.) in halası idi.
Yedi yaşında iken babası tarafından Pygamberimiz (s.a.v.) e getirildiğinde O’na biat etme şerefine kavuştu.
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) devrinden sonra yavaş yavaş çocukluk hayatından çıkarak Hazret-i Ömer (r.a.) zamanında kendini göstermeye başladı. 14 (M. 638) senesinde on iki yaşlarında iken babası ile Yermük savaşına gitti.
Hazret-i Zübeyr bin Avvâm (r.a.) onu sahabeden birine emanet ederek savaşa katıldı. Kendisi de babasını savaşırken at üzerinde seyr etti.
Yine dört sene sonra 18 (M. 639) de babası ile birlikte Hazret-i Amr ibnil-As (r.a.) ın kumandanlığında Mısır’ın fethine katıldı.
Geceleri çok ibdet eden Hazret-i Abdullah bin Zübeyr (r.a.) aynı zamanda çok çesür, kuvvetli ve kahraman idi.
Hicretin 29 (M. 649) senesinde Afrika’da Abdullah bin Sa’d ile Tunus harbine katıldı.
Yüzyirmibin düşman askeri ile yirmibin İslâm mücahidi savaşırken, o birkaç mücahid ile Bizans ordusu kumandanı Roma asilzadesi Gregor’u (cercire) öldürdü. Düşman kuvvetleri bozularak, zaferin kazanılasında büyük rol oynadı.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u Anhu)- 3
28 Nisan 2009Bore Beşire Mecido Girnavas mevki-i Nusaybin
Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u Anhu)- 3
Emevilerin iktidarı zayıfladı. Ancak 65 (M. 684) yılında Hazret-i Abdullah İbn-i Zübeyr (r.a.) ın en yakın taraftarlarından ve lehine çalışan kumandanlarından Dahhak el-Fihri (r.a.) nin Mecrü ‘Rahit savaşında’ mağlup olup şehid edilmesi Emevileri rahatlattı. Bu arada kendisi haricileri de sıkıştırdı.
Abdulmelik bin Mervan 65’de Emevilerin başına geçince Şam ve Mısır’da hükümeti kuvvetlendirdi. Irak’a asker sevk edip İbn-i Zübeyr (r.a.) in kardeşi Mus’ab bin Zübeyr (r.a.) i öldürdü.
Sonra Haccac bin Yusuf es-Sekati’yı Hicaz’a gönderdi. Bu mendebur İnsan olan Haccac 72 (M. 691) de Mekke-i Mükerreme’yi kuşattı. Bu mendebur insanın bir başka adı da Haccac-ı Zalım diye anılır.
Bu munafık ve mendebur adam Kabe’yı harap etmek için Ebu Kubeys dağı üzerine mancınık kurup oradan Mescid-i Haram üzerine taşlar atarak şehri tahrib etti. (Zaten Bir zamanlar Resulullah (s.a.v.) doğduğu günde de Şeytan aleyhil’lanet de bu munafık gibi, Ebu Kubeys dağına çıkıp etrafını velveleye vererek Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve selem) ın doğduğunu ve artık işinin çok zor olduğunu kendi teb’asına bildirmişti.)
Haccac-i Zalım munafıkının muhasarası altıbuçuk ay sürdü. Bu esnada Hazret-i Abdullah İbni Zübeyr (r.a.) ın gösterdiği kahramanlık ve yiğitlik her türlü tarifin üstündedir.
Hazret-i Abdullah İbn-i Zübeyr (r.a.) bu savaş esnasında bir gün annesini ziyarete gitti. A’ma ve hasta bulunan, fakat çok yüksek kuvvetli bir iman’a sahib olan o büyük sahabiyyeye (teselli etmek için);
-“Ölümde rahatlık vardır..” deyince
O mubarek Saliha annesi (r.anha) de;
-“Sen galiba benim ölümümü temenni ediyorsun. Hayır ben senin galip veya mağlup olduğunu öğrenmedikçe ölmeyi arzu etmiyorum. Sen ya Allah yolunda şehid olursun, bende bu acıya sabrederek mükafatını Allah-u Teâlâ’dan baklerim veya zafer kazanırsın ben de bununla sevinirim.” Diye karşılık verdi.
Hazret-i Abdullah İbn-i Zübeyr (r.a.) şehid olmadan bir gün önce taraftarları dağıldı. Aralarında oğulları Hamza ve Hubeyd (r.anhüm) in de bulunduğu onbin kadarı haccac’a teslim oldu.
Yalnız Zübeyr (r.a.) ismindeki oğlu yanında kaldı. Bu halde annesini tekrar ziyaret etti.
Annesi Esma (r.anha) savaşa devam etmesini söyleyerek nasihat ve duâ etti.
Tekrar savaş meydanına atılan Hazret-i Abdullah İbn-i Zübeyr (r.a.) hucüm ettiği duşman kuvvetlerini darmadağın ediyordu.
Bir aralık “Makam” denilen mubarek yerde iki rek’at namaz kıldı. Yeniden harbe girdi. Bu esnada alınına gelen bir mancınık taşı ile ağır şeklinde yaralandı. Yüzünden kan akmaya başladı. Her tarafını saran Haccac’ın askerlerinin yardımıyla Zalım Haccac onu şehid etti.
73 (M. 692) senesinde şehid olduğu zaman yetmişüç yaşında idi. Annesi Mubarek sahabiyye (r.anha) Zalım haccac’ın karşısına çıkıp acı ve doğru sözler söyledi. Birkaç ay sonra da vefat etti.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u Anhu)- 4
29 Nisan 2009Bore Beşire Mecido Nusaybin
Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u Anhu)- 4
Abdülmelik bin Mervan Ka’be’nin bir duvarını yıktırarak yeniden yaptırdı. Hacer-i Esvadi eski yerine koydurup son şeklini verdi. Bugünkü Ka’be’nin üç duvarı Abdullah İbn-i Zübeyr (r.a.), bir duvarı Abdülmelik yapısıdır.
Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) den doğrudan hadis-i şerif rivayet etti. Ayrıca babasından, Hazret-i Ebû Bekir, Hazret-i Osman (r.anhüm) den teyzesi Hazrete-i Aişe (r.anha) den, Hazret-i Ali ve Süfyan bin Ebû Züheyr es-Sekafi (r.anhüm) den hadis-i şerifler bildirdi.
Kendisinden de, Kardeşi Urve, Oğulları Âmir ve Ubbad, yeğeni Muhammed bin Urve, Ebû Ziban, Urve bin Amr-i Selmâni, Ata, Tavus, Amr bin Dinar, Veheb bin Keysan, Sabit-i Benâni ve diğer zatlar (r.anhüm) rivayet etti.
Rivayet ettiği hadis-i şeriflerinden bazıları şunlardır;
Abdullah bin Zübeyr (r.a.) rivayetle Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuşlardı ki;
-“Bulut ve meleklerin onun korkusundan kendisni tesbih ettiği Allah-u Teâlâ’yı noksan sıfatlarından tebzih ederim.”
Yine Abdullah bin Zübeyr (r.a.) rivayetle Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdular ki;
-“Herhangi bir memlekette vefat eden Eshabımdan biri, Kıyamette mahşer yerine giderken, o memleketin Müslümanlarına önder olur ve onların önlerini aydınlatır.”
Eshab-i Kiram (r.anhüm) ın tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerinden ve abâdile (dört Abdullah) dan biridir.
Kendisinden Sahihayn’da (Buhari ve Müslim) otuzüç hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Bunlardan altı tanesi Buhari (r.a.) dedir.
Rivayet ettiği otuzüç hadis-i şerif’in tamamı Ahmed bin Hambel (r.a.) in ‘Müsned‘ adlı hadis kitabında mevcuttur.
İslamiyette ilk olarak yuvarlak gümüş parayı, Mekke-i Mükerreme’de Abdullah bin Zübeyr (r.a.) bastırdı. Paranın bir yüzünde “Muhammedün Resulullah” diğer yüzünde “Allah vefakar ve adaletli olmayı emretti” yazılı idi.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Zübeyr (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu);
29 Nisan 2009Bore Beşire Mecido Girnavas mevki-i Nuasaybin
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu);
Eshab-i Kiramın büyüklerinden Amr bin Âs (r.a.) ın oğlu babasından önce iman etmekle şereflendi.
Adı Abdullah bin Amr bin Âs bin Vail bin Haşim bin Said bin Sehm bin Amr bin Haris bin Ka’b bin Lüey el-Kureyşidir.
Müslüman olmadan önce adı Âs idi. Peygamberimiz (s.a.v.) Abdullah olarak değiştirdi. Künyesi, Ebû Muhammed ve Ebû Abdurrahman’dır.
Annesi, Râite binti Münebbih bin Haccac bin Âmir bin Huzeyfe bin Sa’d bin Zehm’dir. Hanımı Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in amcası oğlu, Abdullah bin Abbas (r.a.) kızı Umre (r.anha) idi. O Salih hanımdan oğlu Muhammed dünyaya geldi.
Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) babası Amr bin Âs (r.a.) dan 12 (oniki) yaş küçüktü. Yaklaşık 100 yaşında iken 65 (M. 684) yılında Şam’da vefat etmiştir.
Vefat tarihi ve yeri hakkında değişik rivayetler bulunup, Mekke, Tâif, Filistin ve Mısır’da da denilmiştir.
Eshab-i Kiram (r.anhüm) arasında büyük âlim, ibadet ve zühdü çok olan bir zatdı. Kur’an-i Kerim’in tamamını ezberleyen hafızlardandı.
Resulullah Efendimiz (s.a.v.) den çok hadis-i rivayet etmiştir. Ömrünün tamamını ibadet yapmakla geçitmiştir.
Gece sabahlara kadar namaz kılar, gündüzleri de oruç tutardı. Kur’an-i Kerim’i, çok okurdu. Hatta o kadar ki, geceleri lambayı söndürür, daima ağlardı. Ağlamaktan gözleri hastalanmış, ömrünün sonuna doğru görmez olmuştu.
Annesi, Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) için göz ilacı ve sürme yapar, o’na verirdi.
Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.), Bedir ve Uhud harbinden başka bütün harplerde Hazret-i Peygamberimiz (s.a.v.) in yanında bulunmuştur.
İlk iki harbe, yaşının küçük olması sebebiyle katılmadı. Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında bir çok gazâlara ve seriyyelere süvari olarak katıldı.
Son derece cömert olduğundan eline geçen her şeyi, hemen dağıtır ve herkesi memnun ederdi.
Katıldığı harplar hakkında, açıklayıcı geniş bilgi bulunmamakla beraber, bir çok Hadis-i Şerif’te, onun harbe katılacak askerleri ta’lim ile harbe hazırlamak gibi mühim vazifeleri ifâ ettiği anlaşılmaktadır.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu)- 2
30 Nisan 2009Alaman köprüsü (Nusaybin)
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu)- 2
Bunlardan birisi hakkında, Amr bin Haris ez-Zebidi (r.a.) şöyle bildiriyor;
-“Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ile karşılaştığımda,”
O’na şöyle sordum;
-“Ey Ebû Muhammed! Biz öyle bir yerdeyiz ki, burada nakit para olarak hiçbir şey yoktur. Bütün malımız, davarlarımızdan ibarettir. Bunları birbirleriyle değiştirerek alış veriş ediyoruz. Bir ineği bir müddet için, bir koyun karşılığında alıyoruz. Yahut bir deveyi, birkaç inek karşılığında veriyoruz. Deve karşılığında da at ve kısrak alıyoruz. Fakat bunların hepsi müddetle mukayettir, bağlıdır. Bunlarda dini mahzur var mıdır?”
Hazret-i Abdullah bin amr (r.a.) bana şu cevabı verdi.
-“İyi ki bana sordun. Resul-i Ekrem Efendimiz (Sallallahu aleyhi vesellem), yanımda bulunan develere askerleri bindirerek bir tarafa i’zâm etmemi (yollamamı- göndermemi) emir buyurmuştu. Develerin askerlere kâfi gelmeyeceğini gördüm. Peygember Efendimiz (s.a.v.) e müracaat ederek, bazı askerlerin bineksiz, yaya kaldıklarını söyledim.”
Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) bana şöyle buyurdu;
-“Zekat olarak gelen erkek develer karşılığında, dişi develer satın al ve askerlere binek temin et.”
-“Bende bir erkek deve karşılığında üç dişi deve satın alarak askerlerin gideceği yere gitmelerini temin ettim.”
Buna benzer birçok harplere iştirak edip, idare mevkiinde vazife aldığı anlaşılmaktadır.
Hazret-i Abdullah bin Amr (r.a.) ın katıldığı en mühim muharebelerden biri Yermük harbidir. Şam Fatihi olan babası Amr bin As (r.a.) bu muharebede Ordu kumandanı idi. 240.000 kişilik Bizans ordusuna karşı, 46.000 kişilik bir İslâm Ordusu kısa zamanda zafer kazanmıştı.
Abdullah bin Amr bin As (r.a.) bu muharebeye iştirak ederek, büyük kahramanlıklar göstermiştir. Babası ile birlikte, istemediği halde Sıffın harbinde de bulunmuştur.
Hazret-i Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.), bizzat Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in mübarek ağızlarından işiterek çok ilim almıştır.
Peygamber efendimiz (s.a.v.) den birçok ilimleri öğrenmeye aşırı derecede meraklı idi. O’ndan işittiği her şeyi yazmak için izin istemiş ve aldığı musaade üzerine pek çok Hadis-i Şerif yazmıştır.
Eshab-i Kiram (r.anhüm) dan ençok hadis-i şerif rivayet eden Ebû Hüreyre (r.a.), O’nun ilminin çokluğunu itiraf buyurarak;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) ın hadis-i şeriflerini, benden çok ezberleyen ve rivayet eden olmamıştır. Fakat Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.), benden daha çok ezberlemiştir. Çünkü o, yazıyordu. Ben yazmamıştım.” Dedi.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu)- 3
30 Nisan 2009Gül
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu)- 3
Resulullah Efendimiz (s.a.v.) den her işittiğini yazdığını gören Eshab-i Kiram (r.anhüm) in ileri gelenleri, O’na;
-“Sen Resulullah (s.a.v.) tan her şeyi yazıyorsun. Halbuki Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve selem) bazen gazab, kızgınlık halinde, bazen da sevinçlik halinde bulunup söz söylemektedir.” Dediler.
Bunun üzerine Hazret-i Abdullah bin Amr (r.a.), işittiklerini yazı ile kaydetmek hususunda tereddütte kalmış ve meseleyi Resul-i Ekram (s.a.v.) e arzetmişti.
Resul-i Ekrem Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) O’nu dinledikten sonra, buyurdular ki;
-“Yazmaya devam et! Çünkü, Allah-u Teâlâ’ya yemin ederim ki, ağzımdan hak (yani doğru, gerçek) Olandan başka bir şey çıkmamıştır.”
Resulullah (s.a.v.) tan işittiği bütün hadis-i şerifleri, “Sahife-i Sâdıka” adı verilen bir mecmuada (kitabta) toplamıştır.
Bu eserinde, bizzat Resulullah Efendimiz (Sallalllahu aleyhi ve selem) den işiterek aldığı hadis-i şerifler mevcuttur. Kendisine bir saul sorulduğunda, yazdığı bu mecmuayı çıkararak bakıp cevab verirdi.
Hadis-i Şerif ravilerinden (rivayet edenler); Ebû Kubeyl (r.a.) bu hususta şu rivayeti nakletmektedir.
Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın yanında bulunuyorduk. Kendisine, Kostantiniyye (İstanbul) ve Roma şehirlerinden hangisinin daha evvel fethedileceğini soruldu.
Hazret-i Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) sual’ı dinledikten sonra bir sandık getirmiş ve şu cevabı vermişti;
-“Bir gün Resulullah (s.a.v.) ın etrafında oturmuş, hadis-i şerif yazıyorduk.”
Derken;
Resul-i Ekrem (s.a.v.) e şöyle soruldu;
-”Kostantiniyye veya Roma şehirlerinden hangisi daha evvel feth edilecek?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) Buyurdu ki;
-“En önce Herakliyus’ün şehri olan Kostantiniyye (İstanbul) feth olunacaktır.”
Hazret-i Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın ilminden en çok istifade eden muhitten biri de, Basra’dır.
Orada herkesten evvel şehre Vali olarak tayin edilenler O’nun derslerine koşuyorlardı. Bütün Müslümanlar, O’nun naklettiği ilimlerden istifade etmiştir.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu)- 4
01 Mayıs 2009Asırlık Bir ağaç Navala Bünüsre (Nusaybin)
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu)- 4
Hazret-i Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.), bizzat Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) den işiterek Hadis-i Şerif rivayet ettiği gibi, bundan başka Hazret-i Ömer (r.a.) den, Abdurrahman bin Avf (r.a.) dan, Muaz bin Cebel (r.a.) den, Ebû Derda (r.a.) den, Suraka bin Mâlik bin Ca’şem (r.a.) den ve daha bir çok Eshab-i Kiramlardan Hadis-i şerif rivayet etmiştir.
Kendisinde de, Enes bin Malik, Ebû Umâme, Sehl İbn-i Hanif, Abdullah bin Haris bin Nevfel, Mesruk bin Ecda, Said bin Müseyyeb, Cübeyr bin Nüfeyr, Sabit bin İyâd el-Ahnef, Hayseme bin Abdurrahman el Ca’fi, Humeyd bin Abdurrahman bin Avf, Zir bin Hubeyş, Salim bin Ebi’l Cad, Ebûl Abbas es-Saib bin Funuh, Oğlu Muhammed bin Abdullah bin Amr bin Âs,Tavus Keysan, Amir bin Şerahil Şa’bi, Abdullah bin Rebah el-Ensari İbni Ebi Müleyka, Urve bin Zübeyr, Ebû Abdurrahman el-Habli, Abdurrahman bin Cübeyr, Ata bin Yaser, İkrime, Amr bin Üveys es-Sekafi, Mücahid binCebr, Ebû’l Hayr Mürsed bin Abdullah el-Yezeni, Ebû Kebeşe es-Selûli, Yakub İbn-i Asım bin Urve bin Msud es-Sekafi, Ebû Zur’a bin Amr bin Cerir, Ebû Seleme bin Abdurrahman, Ebû’s-Zübeyr el Mekki, Amr bin Dinar (R.anhüm) ve daha birçok âlim hadis-i şerif rivayetinde bulunmuştur.
Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet ettiği Hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır;
Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet’le Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuşlardır ki;
-“İlmin azalması, âlimlerin azalması ile olur. cahil din adamları, kendi görüşleri ile fetva vererek fitne çıkarırlar. İnsanları doğru yoldan saptırırlar.”
Yine Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet’le Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuşlardır ki;
-“Dünyada adaleti gözetenler, kıyamette, böyle davranmalarının mükafatı olarak inciden minber üzrinde oturturlar.”
Yine Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet’le Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu ki;
-“İnsanlara merhamet edene, Allah-u Teâlâ merhamet eder.”
Yine Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet’le Resul-i Ekrem Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) buyumuşlardır ki;
-“Cebrail bana komşu haklarından o kadar çok bahsetti ki, komşunun komşuya mirasçı olacağını zanettim.”
Yine Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet’le Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuşlardır ki;
-“Kalbinde kibrin zerresi bulunan, Cennete giremez.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) a;
-“Amellerin en efdali hangisidir?” diye soruldu
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu ki;
-“Fakirlere yemek yedirmek, tanıdığına ve tanımadığına selâm vermektir.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu)- 5
01 Mayıs 2009Çağ-Çağ Barajı (İlkbahar mevsimi) Nusaybin
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu)- 5
Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet’le Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuşlardır ki;
-“Cemâatle namaz kılmak için yola çıkan kimsenin, attığı her adımda bir günah silinir ve amel defterine bir sevab yazılır.”
Yine Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet’le Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuşlardır ki;
-“Allah’a ve ahret gününe imân eden, misfairine ikram etsin. Allah’a ve ahret gününe inanan, komşusuna hürmet etsin. Allah’a ve ahret gününe imân eden, hayrı söylesin, yahut sussun.”
Yine Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet’le Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem buyurmuşlardır ki;
-“Sadakanın en faziletlisi, iki dargın kimsenin arasını bulmaktır.”
Yine Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet’le Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuşlardır ki;
-“Dört sıfata sahip olduktan sonra dünyadan başka bir şey kazanmadığına ehemmiyet verme! Bunlar; Emaneti muhafaza etmek, sözün doğrusunu söylemek, güzel huylu olmak, afif olmak.”
Yine Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) ın rivayet’le Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuşlardır ki;
-“Küçüğümüze acımayan, büyüğümüze hürmet etmeyen bizden değildir.”
Birisi Resul-i Ekrem (s.a.v.) e geldi ve;
-“Sana bi’at için geldim. Geride ana ve babamı ağlar bıraktım.”
Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem) ona;
-“Geri dön, onları ağlattığın gibi güldür.” Buyurmuş ve bi’atını kabul etmemişti.
Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) çok ibadet yapardı. Bütün hayatını ibadet etmeye vakfetmişti. Zühd ve takvası çoktu. Hatta bu hali sebebiyle evlendiği zaman, günlerce hanımının yanına varmadı. Babası Amr bin Âs (r.a.) bu durumu Resulullah (s.a.v.) a arz ederek, evlilikten de nasibini almasını istemişti.
O kadar ibadet yapma arzusu vardı ki, hayatta bulundukça her gün oruç tutmak ve her gece namaz kılmak üzere Allah’a yemin ederek nezirde (adakta) bulundu. O’nun bu halini Resulullah Efrendimiz (s.a.v.) e haber verdiklerinde;
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) O’na;
-“Ey Abdullah! Her gün Oruç tuttuğunu, bütün gece namaz kıldığın bana haber verilmedi mi sanırsın!” buyurdu.
O’da;
-“Evet Ya Resulullah! Öyledir.” Dedi.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu









